Hüsn-ü zan ve Raşit Küçük Hoca
“Değerli ilim adamı, sözü hikmet, sükûtu ahlak olan, duruşuyla, vakarıyla, samimiyetiyle, şahsiyetiyle herkese numune-i imtisal olan, ömrünü dinine, Hadis ve Sünnete hizmetle geçirmiş pek muhterem Raşit Küçük Hocamız ahirete irtihal etmiştir. Mekânı cennet, makamı âlî olsun”.
Prof. Dr. Mehmet Görmez İslâm Düşünce Enstitüsü Başkanı/Uluslararası İslâm Düşünce Vakfı Başkanı.
Ömrünü hüsn-ü zan ile mayalayarak tamamlayan Raşit hocamızı Rabbim rahmetiyle kuşatsın.
Raşit hocamızın adını duyalı kaç yıl oldu, tanıyalı ne kadar oldu bilmiyorum ama nerede ve ne vakit adı geçse, herkesin hüsn-ü zan ettiği bir ilim insanıydı.
Kalbi kelebek kanadı hafifliğinde, dili kalbine, kalbi diline denkti. Onu dinleyenler, gözlerindeki ve gönlündeki teslimiyeti görebilirlerdi.
•
Sözün en güzelini söylemeye gayret eder, gayret ettirirdi. Bu hususta Yüzakı dergisiyle yaptığı mülakatta şunları söylemiştir:
“Sözün en güzeli Allah’ın kelâmı, kılavuzluğun en güzeli Hazret-i Peygamber’in rehberliğidir.”
İşte hakiki bir müminin yol haritası budur. Sözlerine devam edelim:
“Her kılavuzun, her rehberin girdiği ve insanları götürdüğü yolun bir bilgi kaynağı olur. İşte burada dikkatimizi çekmesi gereken gerçek, bir rehber olarak, kılavuz olarak Hazreti Peygamber’in yegâne bilgi kaynağının ve dayanağının Allah’ın kelâmı Kur’an oluşudur.
Peygamberler, hak ve hakikatin bilgisine sahip en üstün nitelikli insanlardır. Allah, insanları içine düştükleri karanlıktan aydınlığa çıkarmak için yüce ve üstün hikmetinin gereği olarak insanlık tarihi boyunca peygamberler göndermeye devam etmiştir.
Cenab-ı Hak bu nimetini, ihsanını ve lütfunu her zaman insanlara bildirmiş, gönderdiği peygambere uymayı onlara emretmiştir.
Çünkü bütün insanlar hak ve hakikat bilgisini doğrudan Allah katından alma kabiliyetini haiz değildirler.
Dolayısıyla Peygambere itaatin, uymanın ve O’nu örnek almanın farz kılınmasının sebebi budur. Cenab-ı Hak insanlığa son Peygamber olarak Rasûl-i Ekrem Efendimizi göndermiştir. Bunun anlamı şudur:
Efendimiz, kendisinden önce gelip geçmiş, hak ve hakikat bilgisine sahip olan bütün peygamberlerin topyekûn meziyetlerini kendisinde toplamış, böylece hem risaleti tam olarak gerçekleşmiş hem ümmetine kıyamete kadar örnek olma şerefine nail olmuştur.
Benim bu söylediklerim Kur’an’ın bize apaçık bildirdiği gerçeklerdir. Kur’an’ı okuyup anlayan her insan, söylenilenlerin onlarca delilini onda bulabilir”.
•
Evet, Raşit hocamız imanla güven aşılamanın, sünnet ve farza dayalı samimiyetin, sadakatin, hak ve hakikatin, ahlak ile bütünleşmesini tavsiye ederdi.
Müslüman bir kimse, önce Allah’a sonra kullara karşı sorumlu olduğunu aklında tutmalı, amelinde uygulamalı derdi.
Bu hususta yazdığı kitaplardan birisi “Sevgi Medeniyeti” idi. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 1991 yılında “fikir” dalında ödül almıştı.
Ayrıca 2016 yılında da “Üstün Hizmet Ödülüne” layık görülmüştü.
Ruhu için el-Fatiha.







