Hindlilerin İngilizlerden Çektiği
Bir memleketin insanları, sahiplendikleri ve üzerinde yaşadıkları devletinin geleceğinde söz sahibi olmak istiyorlarsa, topraklarında yaşanan tarihi bilmek zorundadırlar.
Tarihi daha iyi anlamak için de “güvenilir” hatıratları okumak şarttır. Tarihin esası ve anlaşılır kısmı, hatıratlarda yer alır.
Yüz yıldır, Batılılaşma boyunduruğundan kurtulmaya çalıştığımız ve kendi medeniyetimize özgü yeni bir yola girdiğimiz şu günlerde, iki hususu hatırlatmalı.
Birincisi; Hindistan’ın bağımsızlığını kazandıran Mahatma Gandhi’nin hayatını ve mücadelesini okumayı.
İkincisi; sekiz yüz yılı aşkın bir huzur ülkesi olarak ayakta kalan Endülüs İslam Devleti’nin nasıl yıkıldığını.
Yeni Türkiye’nin kuruluşunda bu iki hatırat önemlidir. Şimdi bizden bir hatırat.
Merhum Mehmet Akif 1919 yılında, İngiltere ve diğer Avrupa devletlerinin ülkemizi işgallerine karşı halkımızı sürekli irşad etmektedir.
Bu hitabelerinden birinde de İngilizlerin Hindistan’da halka ne büyük işkenceler yaptığını anlatır. Merhum Akif söze şöyle başlar:
…………………
“Ah siz o düşmanın elinden zavallı Asya’nın neler çektiğini biliyor musunuz?
Hindistan’ı ele alalım. Hangi şehrine gitseniz, iki mahalle görürsünüz, biri İngilizlere diğeri Hindlilere aittir.
Hiçbir Hindli için İngilizlerin cemiyetine girebilmek kabil değildir. Bir Hindli temiz giyinmek isterse vergi vermeye mecbur tutulur.
Şimendiferlere binseniz görürsünüz ki, Hindliler için ayrı vagonlar vardır. Hastanelere gidiniz ayrı koğuşlar vardır.
Biçareler o vagonlara binmeye, o vagonlarda yatmaya mecburdur. İngilizlere;
-“Niçin bu biçarelere insan muamelesi etmiyorsunuz” diye soranlara;
-“Maymunlar adam olur, Hindliler adam olmaz!” cevabını verirler.
Bir İngiliz, Hindliyi istediği gibi döver; ceza lazım gelmez. Şayet öldürürse pek hafif bir para cezasıyla kurtulur.
Hindlinin kazancının yüzde altmışı, hükümet tarafından alınarak İngiltere’nin ihtiyacına sarf olunur.
Yetmiş sene evvel bir Hindli, günde bizim para ile kırk para kazanırken, bugün bu kazanç onbeş paraya inmiştir.
Bununla beraber zavallı Hindli, İngiliz’den üç kat fazla vergi verir. Peki, bu vergiler ne olur bilir misiniz?
İngiliz hazinelerinde toplanıp, müstemleke ahalisi arasında nifak çıkarmaya, fesat çıkarmaya sarf edilir. Son yüz sene zarfında bu iş için yüz milyon İngiliz lirası harcanmıştır.
İngilizler Hindistan’daki kumaş tezgâhlarını yok etmek için ustaların başparmaklarını kesmekten bile çekinmemişlerdir.
Seksen milyon Müslüman Hindli (1919) için tek bir Sultaniye mektebi vardır. İngilizler bu mektebe son derece düşmandırlar.
Bir Hindli en ufak silah dahi taşıyamaz. Büyücek çakı taşıyanlar, şiddetli cezaya çarpılır. Mütarekeden beri kasapların bıçakları, berberlerin usturaları, akşamları polis karakoluna teslim ediliyor.
Hindistan’da dört nevi insan var. İngilizlerin memurları, İngilizlerin Hindistan’da uzun müddet oturup kalanları, Melezler, Hindliler”.
………………..
Ezcümle: Bir milletin devletini ve istiklalini, o milletin kendisi kurup muhafaza eder.







