--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Her Şeye Sahip Olma Hırsının Kaybettirdikleri

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

Esasında hepimizin farkında olduğu ama fark edilmediğini zannettiğimiz hakikat şu:

Her şeye sahip olma hırsının ayyuka çıktığı garip bir zamanda savrulmaktayız.

Kendi gerçeğimizi bir kenara bırakıp, başkalarına özenmeye başladığımız andan itibaren kayıplarımıza yol vermiş durumdayız.

İlk kayıplarımızdan birisi, sayılı nefes sayımızı ne kadar haklı ve anlamlı şekilde değerlendirebildiğimiz meselesidir.

Lafa gelince; “Yalan dünya, bugün var yarın yok” deriz ama “Benim de olsun, bizim de olsun” hırsına nefeslerimizi kurban ettiğimizi görmezden gelmekteyiz.

Bir başka kaybımız ise bütün dünyada olup biten her şeyin anında ellerimizdeki telefonlara düştüğü gibi 24 saat açık duran televizyonlarda arzı endam etmesidir.

Bu büyük sanal saldırıdan kurtulmak gerçekten zor. Çünkü öyle bir saldırı ki; gözümüzü-zihnimizi-vicdanımızı-cüzdanımızı kirletmekte ve dur diyememekteyiz.

Yeri geldi sözü ehline bırakalım.

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kemal Sayar, kayıplarımıza dair şunları söylemekte:

- “Daha büyük evlerimiz ama daha küçük ailelerimiz var! Daha çok alet edevat ama daha az zamanımız var! Daha çok diplomamız ama daha az sağduyumuz var! Daha çok bilgimiz ama daha az muhakememiz var! Daha çok uzmanımız ama daha çok sorunumuz var! Daha çok ilacımız ama daha az sağlığımız var!

Aya kadar gidip geldik ama yeni komşumuzla tanışmak için karşıdan karşıya geçmekte zorlanıyoruz. Her zamankinden daha fazla kopya saklamak için daha fazla bilgisayar yaptık ancak çok daha az gerçek iletişimimiz var.

Nicelikte çoğuz ama nitelikte azız. Bu zamanlar; hızlı yiyecek ama yavaş sindirim, uzun boylar ama kısa karakterler, yüksek kârlar ama sığ ilişkiler zamanı.

Pencerenin önünde çok şey var ama odanın içinde hiçbir şey yok”.

Kemal hocaya teşekkürler.

Batılı toplumlar, “kaybedecek bir şeyimiz yok” diye insanlık dair hiçbir konuda sınır tanımamakta ve yine insani değerlerle birlikte tüm kâinata karşı tüketim savaşı vermektedir.

Doğal olarak kendi insanlıklarını heba ederken, hastalıklarını da her yolla diğer dünya toplumlarına bilerek, isteyerek ve destekleyerek zerk etmektedirler.

Amerika başta olmak üzere Batılı ülkelerin, diğer dünya ülke ve toplumlarına; ekonomik-sosyal-siyasal ve kültürel olarak insani değerlerle yüklü zerre faydaları yoktur.

Biz Batılı bir toplum değiliz ve olamayız. İstesek de olamayız. Devlet ve millet olarak içimizdeki olmak isteyip de olamayanların musibetleriyle uğraşmak ise başka bir kayıptır.

Ezcümle:

Esas telafisi mümkün olmayan en büyük yitiğimiz şudur. Bu yitik, bir toplumu helake sürükleyecek kayıptır ve kapıdadır.

“Her şeyimiz olsun” derken, bir müddet sonra her şeyin çöpe dönmesiyle bir daha elde edemeyeceğimiz kaybımız; “edep ve hayâdır”!

Edep ve hayâ, insandaki disiplin mayasıdır. Her şeye müsaade etmez.

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ömer

23 Ağustos 2023 23:22

Geçenlerde bir belgesel izledim herkese tavsiye ederim . İnsanlıktan sonra 50 100 150 yıl sonra dünya ne olacak diye yarı kurgu ama çoğu gerçek şeyler ortaya çıkarmışlar . Binaların köprülerin devasa eserlerin blr gün tuz buz olup yok olacağını söylüyor . Aslında kur anı Kerim’i teyid ediyor farketmeden doğruluyor . En gelişmiş cihazların arabaların bile yok olacağını söylüyor . İşte bu insanlar iki günlük dünya için hem dünyalarını hem ahiretlerini mahvediyorlar son pişmanlıklar da bir şey ifade etmeyecek eyvahlar havada uçuşacak. Ama ellerine bir şey geçmeyecek .

Toprak doyursun...

23 Ağustos 2023 12:47

Doymak bilmek hırsıyla bir parti yirmibir yılda umutlarımızı tüketti, paralarımızı , yeraltı ve üstü zenginliklerinizi, birikmiş neyimiz varsa buharlaştırdı.Halka sabır telkin ederken kendileri israf rekorları kırıyorlar.Peygamber efendimiz "İnsanoğlunun bir vâdi dolusu altını olsa, bir vâdi daha ister. Onun gözünü topraktan başka bir şey doyurmaz…” buyurmuştur.

Ali

23 Ağustos 2023 12:01

MEB demiş ki kılık kıyafet değişikliği yapmayın. Yeni sene iki takım okul kıyafeti alsanız yaklaşık 2000 lira. Boş yapan bir gazeteci de yazmış geçen senenin kıyafetini giysin hem obezite ile de mücadele etmiş oluruz. Allah akıl fikir versin. Atalarımız çok verirsen arsız az verirsen hırsız olur demiş. Millet de iktidardan yetecek kadar istiyor zaten. Örneğin sayın yazar malum emekliliği gelmiş. 7500 liraya geçinen altı milyon emekli var diyerek aldığınız fazla ücreti bağış mı yapıyorsunuz. Yoksa anca mı yetiyor.

Hoca

23 Ağustos 2023 10:47

Adam gelmiş yolun sonuna. Rabbim bir sürüde hastalık vermiş lakin vazgeçmiyor dünya malından. Hırs okadar kuvvetli ve nefsi o kadar keskin ki. Ne dünyayı görüyor 3 kuruşluk olduğunu nede ahiret var gözünde. Bunu ideal olarak yutturmak gibi de bir meziyeti var insanoğlu nun. Keza insan Rabbimin rahmetinden cok insanın şakşakcilgina teslim olmuş.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle