--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Her Meclis Edep ve Ahlak Yuvasıdır

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
5

Dünyanın hangi ülkesinde, toplumunda, dininde, dilinde olursa olsun, içinde insan olan her meclis; edep ve ahlak yuvasıdır.

Eğer insanlar, birbirleriyle ideolojik, siyaset veya farklı konularda bir araya geliyorlar ise bir “aile meclisidirler” ve kişiler birbirlerine karşı saygılı olmak mecburiyetindedirler.

İnsan olmak başka, insan suretinde görünmek başkadır. İnsan olanlar anlaşır-konuşur-tartışır-kavga eder ama sonunda millet-devlet menfaatinde birleşmeleri beklenir.

Bu anlayış, kişilerin üzerinde yaşadıkları devlete ve içinde yaşadıkları millete karşı insan olmalarının gereğidir.

Din-dil-ırk-ideolojik ve siyasi farklılıklar, şahısları insani sorumluluklarından dışlatıyorsa, bunun adı kargaşa ve kaosa hizmetten başka bir şey değildir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın TBMM’de genel kurul salonuna girerken yaşananları görmeyen kalmamıştır.

Burası milletin meclisi ise oradakiler de milletin temsilcisi ise milletin seçtiği Cumhurbaşkanına insan olan herkesin saygı duyması örfümüzün gereğidir.

Dini-milli değer yargılarımızın “insan tarifi” böyledir. Başka din ve dillerde farklı bir tarifi varsa onu bilemeyiz. Bildiğimiz atalarımızdan öğrendiğimiz böyledir. Geçelim.

Cumhuriyet tarihi boyunca milli birliğimizi sağlayarak, Haçlı Batılılar ile içimizdeki yamalıkları böylesine kâbusa sokan bir Cumhurbaşkanına ilk defa sahip olduk.

TBMM bünyesinde ve dışındaki siyasetten medyaya ve sanat adı altında terörizme destek veren kesimlerin dışında, Cumhurbaşkanımız Erdoğan sadece ülkemizin değil, bütün Türk Cumhuriyetleriyle, İslâm âleminin bağrına bastığı bir liderdir.

Tabi bir kimsenin bu hali kabullenmesi için; topraklarımıza-vatanımıza-devletimize-dinimize-dilimize aidiyet beslemesi, sadakatle sahiplenmesi lazımdır.

Peki, böyle bir aidiyetten yoksun olanlardan beklenir mi? Hayır! Beklenemez, beklenmemeli de. Zaten onlar da neye nasıl inanıyorlarsa gereğini yapmaktadırlar.

Cumhurbaşkanımızın TBMM’deki konuşması, Haçlı Batılılarla onlardan imdat bekleyen siyasetçileri bir hayli rahatsız edip umutlarını söndürmüştür.

Hele ki, meclisin açılacağı gün terör örgütünün yaptığı eylemin başarısız kılınması, malum siyasi kesimleri ve ittifak ettikleri çevreleri tamamen hayal kırıklığına uğratmıştır.

Yine Cumhurbaşkanımızın, milletimize sunularak hazırlanacak “Yeni Anayasadan” söz etmesi ve Türkiye Yüzyılıyla taçlandırılmak istenmesi, bu mazlum milletin yüz yıldır özlemini çektiği bir durumdur.

Yeri gelmişken küçük ama önemli bir anekdot hatırlatalım.

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra CHP zihniyetli yönetimin baskılarıyla Anayasa hazırlatılmak üzere İstanbul’dan, Ankara’dan ünlü Anayasa hukukçularını çağırırlar.

İstanbul’dan gelen heyet Ankara Gar’ında trenden indikten sonra Başbakanlık binasına gelir ve toplantı salonuna girer girmez, ilk ne istemiş olabilirler?

-“Yemek yok mu” der ve ne yiyeceklerini sorarlar. Tabi bunları bekleyenler büyük bir şok yaşarlar.

Rahmetli Dündar Taşer, “Büyük Türkiye” kitabında detaylarıyla anlatır. Darbe yasalarının nasıl hazırlandığına yeterli bir örnektir.

Ezcümle:

Bir dünya devleti olan ülkemiz; milletimiz ve devletimizle ilk defa böylesine kucaklaşmışken, elbet yeni bir anayasayı hak etmiştir. 

 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Berk Okay

4 Ekim 2023 00:49

bir de “Cumhuriyet tarihinin ilk gibi” ünvanlar ...

YILMAZ DURMUŞ

3 Ekim 2023 22:59

Onun için dergâhların girişine EDEP YA HU diye yazar

rafet

3 Ekim 2023 14:12

Anayasa ,siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu mutlaka değişmelidir.Darbe bir daha bu ülkede hiç bir zaman konuşulmamalıdır.Maneviyata,ahlaka da önem verilmeli,örf adet unutulmamalı.İnsan olma vasıflarımız önde tutulmalıdır.Rüşvet alan ve veren ,vergi kaçıran,tecavüz edenler,zina yapanlar,vatan hainleri v.s. için idam cezası gelmelidir.

Sinan Yilmaz

3 Ekim 2023 08:57

keske 60 anayasasi gibi ozgurlukcu bir anayasa gelse, ama iktidarin isine gelmez. Gerci ne hukuk kaldi ne adalet anayasa olsa ne olur olmasa ne olur. Istediklerini iceri atip istemediklerini birakiyorlar. Katili uyusturucu baronlarini birakip sadece muhalif diye sucsuz insalari bos yere hapiste tutuyorlar. Su anda olmayan adalet yarin birgun onlara da lazim olacak, sonra bagirirsiniz adalet yasa davl diye. Ama sizin akillanacaginiz yok.

Şeref

3 Ekim 2023 08:21

Ne anayasası,sırasımı şimdi..

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle