--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hangi Kıbrıs? (1)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
8

 

“Türk sabırlı ve her şeye tahammül etmesini bilir. Yalnız millî gurur ve şerefine ve büyüklerine dil uzatıldığı zaman artık ondan nezaket ve okşayıcı bir cevap beklemek abestir. Her şeyi affeder, fakat milliyet ve millî benliğine dil uzatanları hiçbir zaman affetmez ve unutamaz”. Dr. Fazıl Küçük, KKTC’nin bağımsızlığının birinci lideri!

“Kıbrıs Türk halkının meşru ve önüne geçilmesi imkânsız istek ve iradesine tercüman olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak kurulduğunu dünya ve tarih önünde ilan ediyoruz”. Rauf Raif Denktaş, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı! 

“KKTC Devleti, bizlerin bağımsızlığının, özgürlüğünün, hürriyetinin hiç sönmeyecek bir meşalesi olarak nesilden nesle, kuşaktan kuşağa, geleceğe taşınacaktır”. Ersin Tatar, KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı!

“Kıbrıs’ta, 1963’te silah zoruyla bozulan, 1974’te ise Yunan cuntasının düzenlediği darbeyle tamamen ortadan kalkan ortaklığı, Rumlarla birlikte yeniden tesis etmek mümkün değildir. Eskilerin dediği gibi, ‘Dünün güneşiyle, bugünün çamaşırı kurutulmaz’.

Bugün Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokratik düzen ve iki ayrı devlet vardır. Çözüm çabaları da bu gerçeklere dayanmalıdır”. R. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı!

Gelelim yazının başlığındaki soruya. “Hangi Kıbrıs” veya elbet doğru olanı “Hangi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”?

Yukarıdaki sözlerin sahipleri, KKTC’nin bağımsızlığı için mücadele etmiş ve mücadele etmekte olan Cumhurbaşkanlarıdır.

Düşünceleri-niyetleri-fikirleri-söylemleri-mücadeleleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin istiklali başta olmak üzere; tarihine-kültürüne-medeniyetine sahip çıkarak ve çıkılmasını sağlayarak; KKTC’de ve Türkiye’de kadim bir milletin kardeşçe, milli birlik içerisinde yaşamalarının temini içindir.

“Hangi Kıbrıs” sorusuna tekrar dönelim:

Ülkemizde ve yavru vatanda yaşayan Müslümanlar için -esasında adanın bütünü ama- şimdilik Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırlarıyla belirlenen coğrafya, Hicri 649 yılından bu yana bir İslam toprağıdır.

Bu tarihten itibaren çeşitli uygarlıklar, milletler hüküm sürmüşse de 14 asırdan bu yana ev sahibi Müslümanlardır.

Hicri 649 yılında başlayan ezan, halen okunmakta ve neredeyse her metre karesinde bu topraklar için toprağa düşmüş Hak ve hakikatin şahit ve şehitleri vardır.

Hemen şu sorunun geleceğini biliyorum.

“Siz hangi Kıbrıs’tan söz ediyorsunuz. Hayalinizdeki Kıbrıs’ı mı anlatıyorsunuz. Böyle bir Kıbrıs varsa nerede?

El-cevap:

Bugünkü KKTC’nin kamuoyunda bilinen hali nasıldır? Kumar, alkol ve bunların olmazsa olmazı olan malum yan unsurların işlendiği ve işgale uğradığı bir Kıbrıs!

Medya, sesli-görüntülü-basılı her türlü aracıyla ve turizmle ilgili bütün sahalarda maalesef KKTC böyle bilinmekte ve anılmaktadır.

Oysa meselenin ve KKTC’nin gerçek hali asla böyle değildir.

Kumar, alkol ve eğlence turizminin reklam, algı ve manipülasyonuyla bir “kumar adası” olarak gösterilen KKTC’nin esas yönünü gördük, izledik, bildik.

Gerçek KKTC’den izlenimler sürecek.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

M. Zübeyir Çetin

16 Ocak 2024 13:43

5 yıl yaşadığım Kıbrıs’ı yepyeni bir bakış açısıyla düşüneceğim bir yazı dizisi olacak gibi. Tatil amacıyla gidildiğinde bile, geri kalanların hakkımızda şüphe duyduğu bir adadan bahsediyoruz

Furkan

15 Ocak 2024 16:12

Rahmetli Denktaş'ı düşürmek için AB Türkiye temsilcisi Karen Fogg önderliğinde medyadan bir yığın kişi işbirliği yapmıştı. Maalesef hükümetimizde var gücüyle destek olmuştu. Denktaş'a karşı komünist Talat desteklenip başa getirildi, Annan planı için onlarca milletvekili gidip kulis yaptı. Allah büyük Rumlar kabul etmedi Annan planını o zamanlar. Denktaş'a büyük yanlış yapıldı. O zamanın ruhu başkaydı. Patrikhaneye verilen tavizler, Ermenistan ile yaşanan bahar ve Azerbaycan'ın nerdeyse küstürülmesi, daha sonraları açılım rezaleti... Neyse ki bunların çoğundan dönülmüş gibi gözüküyor. Askeri yatırımlar olumlu gözüküyor, ordumuzun her zaman güçlü olması gerek. İnşallah askeri hastanelerin kapatılması hatasından da dönülür. Kıbrıs için güçlü ordu çok önemli.

Remzi arik

15 Ocak 2024 15:57

KKTC SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR ????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

İbrahim çetin

15 Ocak 2024 10:28

Güzel bir yazı dizisi olacak gibi dört gözle bekliyoruz Kıbrıs bizim için neden önemli niye gidilmiyor Neden hrp alkol fuhuş ve kumar ile anılıyor Merak ediyorum

Tehlike çok büyük

15 Ocak 2024 09:04

Kıbrıs'ta neler oluyor? İsrail neden toprak alıyor? 25 bin dönüm arazi niçin alındı? 2 bin şirket neden kuruldu? Son 5 yılda KKTC'de Yahudilerin inşaat sektöründeki faaliyetleri oldukça dikkat çekiyor. İran, İngiltere, Rusya, Ukrayna, Polonya ve İsrail’den on binlerce Yahudi’nin, KKTC’de dev araziler aldığı ortaya çıkmıştı. Peki Kıbrıs'ta neler oluyor? İsrail neden toprak alıyor? 25 bin dönüm arazi niçin alındı? 2 bin şirket neden kuruldu? Gözlemciler, KKTC'deki 380 binlik nüfusun 35 bininin Yahudilerden oluştuğunu vurgularken, İsrail'le ilişkili aracılar tarafından ülkenin kuzeyinde on binlerce dönüm arazinin gizli sözleşmelerle adeta Filistin modeli uygulanarak KKTC'nin yavaş yavaş ele geçirildiğini ileri sürüyor. (Takvim)

Köylü.

15 Ocak 2024 04:02

Hüseyin bey,İzlenimlerinizi hepsini okudukdan sonra;şunu soracaĝim Camiler niçin boş?

Şekip Keleş

15 Ocak 2024 15:36

Camiler niçin boş evet Türkiye de neden boşsa ordada aynı sebeblerden boş yönetim hala sekuler laik bir düzen var halkı da İngiliz adetlerini benimsemisler en küçük Türk ün milli kimliginden örf ve ananelerinden bir şey kalmamış eğitim sekuler eğitim vs vs yıllardır ülkemizde aynı degilmi baticiyiz İslam dedinmi öcü haşa ulkemizdede kibristada aynı hastalık ve tehlike var vesselam..

İmam O...sa cemaat

15 Ocak 2024 23:22

22 senedir muhafazakar (laik, seküler olmayan) bir iktidar, bütün siyasi ve yargı gücünü elinde bulundurmasına rağmen toplumdaki yozlaşmanın önüne geçemediği gibi deist ve ateistliğin yaygınlaşmasına katkıda bulundu. Var mı bunun bir açıklaması? Acaba baskı ve dayatma ters mi tepiyor, yoksa söylemleri ile icraatları 180 derece ters mi ?

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle