--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halklar uzun vadeli düşünemezlermiş!

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bize kalan aziz borç, asırlık zamanlardan;

Tarihi temizlemek, sahte kahramanlardan”… Necip Fazıl.

¥

TBMM çatısı altında bulunan CHP adlı örgütün başındaki kişi, dün Ankara’da bir grup gazeteciyle buluşup konuşmuş.

Haberlerden işittiğimize göre referandumla ilgili olarak şöyle demiş:

“Halklar uzun vadeli düşünemezler, aydınlar düşünür”.

Bir kere bu örgütün başındaki şahıs, sadece bizim halkımızı aşağılamamış, bütün dünya halklarını aşağılamıştır.

Bir de örgütlerinin adında “halk” ibaresi var. Demek ki, önce bu “halk” ibaresini derneklerinden silmeleri gerekiyor.

Madem aydınlar düşünür ve onlar halkların önünü açarmış, öyleyse seçimlerde halktan değil, “aydın” diye kimleri kastediyorlarsa onlardan oy istemeliler.

Bir de ayrıca halkın diğer adı “millet” olduğuna göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında da yuvalanmamalılar.

Uzun vadeli düşünemeyen halkın evinde ne işleri var?

¥

Eğer halkımız uzun vadeli düşünmeseydi, her şeyden önce 65 yıldır bir kere olsun tek başlarına iktidara gelirlerdi.

Milletimizin çok büyük ekseriyeti, ilgili zihniyeti reddetmektedir. Bu hakikate rağmen onları iktidar ortağı yapanların sonları hüsranla bitmiştir.

Yani halkımız öylesine uzun vadeli düşünmektedir ki, CHP adlı örgütü devlet-millet yönetimine dâhil edenleri, perişan ve pişman etmiştir.

Denilebilir ki, “CHP daha önce tek başına iktidar oldu ama”. Nasıl ve hangi şartlarda iktidar olduklarını; harfler, fikirler, düşünceler, kalemler, defterler, kitaplar, matbaalar ve hatta kâğıt olan ağaçlar pekâlâ bilmektedir.

Halkımız öyle uzun vadeli düşünmekte ki; “dipçik ve darağaç” başta olmak üzere, milletimizi her türlü yokluk ve yoksulluğa gark etmelerine rağmen, insanımız dişini tırnağına takarak bu günlerin geçeceğine inanmış ve sonuçta siyasi mevta haline getirmiştir.

¥

Malum örgütçüler de bal gibi farkındalar ki, bu milleti komple yerüstünden kaldırmadan, iktidara gelmeleri ve ülkemizi yönetmeleri mümkün değildir.

Canlı yaşayanlardan ziyade esas bunların tökezleten, topraklarımız altında bulunan ve ruhaniyetleri devam eden, Anadolu irfanını mayalayan büyüklerimizin himmetleridir.

Şimdi bu gerçeği de inkâr ederler fakat milletimiz de bu değerlerle yaşamaktadır.

“Halklar uzun vadeli düşünemez, toplumun önünü aydınlar açarmış”.

Hangi aydın? Her şeyden önce bizim kültürümüzde “aydın” diye bir kavram yoktur.

Bizim toplumumuzda “bilge ve önder” kabul edilen insanlara “münevver” denilir. “Aydın” tabiri, “münevver” tabirini asla karşılamaz.

Türkiye’de “aydın” denilince akla ilk gelen; “milletin dini ve milli değerlerine küfreden, aşağılayan, teröre destek veren, içinde yaşadığı toplumdan kopmuş, kılcal damarlarına kadar batıya sırtını yaslamış, kendisiyle kavgalı zavallılar güruhudur”.

Necip Fazıl’ın deyimiyle; “Bizde Batı savunucuları, Batıyı bir köylümüzden daha az bilenlerdir”.

“Münevver” ise bütün insanlığa “eşref-i mahlûkat” yani “kâinatın en şerefli yaratılanı” olarak bakar.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle