--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hakikat Çiçekleri

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

 

Bu hafta tanıtacağımız eser, Beyan Yayınlarından çıkan ve Ali Emiri’nin kaleme aldığı Hakikat Çiçekleri isimli kitap.

Eserin güzel bir yazılış hikâyesi var ama önce Ali Emiri kimdir sorusunun cevabını vermeli. Şimdi söyleyeceğim bir yakınma değil fakat bir vakıa olarak şu hususa değinmeli.

İstanbul Fatih’te Ali Emiri Kütüphanesi vardır. Kütüphanenin adından başka, Ali Emiri ne kadar biliniyor diye sorsak eminim sınıfta kalırız.

Yıllardır takip eder ve üzerinde dururum ki, kendi ilim adamlarımızı-âlimlerimizi-bilgelerimizi-münevverlerimizi-mütefekkirlerimizi-ariflerimiz pek az tanımaktayızdır.

Yabancıları kaynak gösterdiğimiz kadar kendi insanlarımızı kaynak göstermeyiz. Sanırım bu yıllardır süre gelen gizli bir sömürge kültürünün neticesi olsa gerektir. Geçelim.

Önce Ali Emiri hakkında bilgi verelim, sonra kitabın içeriğine döneriz.

Ali Emiri, 1857 yılında Diyarbakır’da doğar. Küçük yaşlarından itibaren okumaya ve öğrenmeye büyük bir ilgi duyan Ali Emiri, bütün ömrünü ilim ve irfan yoluna armağan eder.

Henüz çocuk denilecek yaşlarda devrinin şairleriyle şiirle atışacak denli kültürlü, birikimli, edebiyat ve özellikle de şiire meraklıdır.

Geçimini devletin çeşitli kademelerinde çalışarak sağlayan Emiri, telgrafçılık müsevvidlik (el-yazması) sancak âşâr müdürlüğü, başkâtiplik, sancak muhasebeciliği, defterdarlık, maliye müfettişliği gibi görevlerde bulunur.

Memuriyeti boyunca Osmanlı Devleti’nin birçok vilayetini gezme imkânı bulur. İşinden arta kalan vaktini; okumaya, araştırmaya ve yazmaya ayırır.

Özellikle tarihe ve edebiyata düşkün olan Emiri, Osmanlının son dönem kültür birikimine ciddi katkılar sunar.

Bu konuyla ilgili hizmetlerinin bir kısmını “Osmanlı Tarih ve Edebiyat Mecmuası” adını verdiği 32 sayı çıkarttığı dergide bir araya getirir.

Çok önemli hizmetlerinden birisi de Türkçenin ilk sözlüğü olan “Divanu Lügat’ı-Türk” onun gayret ve çabaları sayesinde ortaya çıkmıştır.

Ali Emiri, hayatı boyunca binlerce cilt kitap biriktirir, onaltı bin cilt kadar tutan Arapça, Farsça, Türkçe yazma ve matbu eserlerini, Fatih’te Feyzullah Efendi Medresesinde kendi kurduğu Millet Kütüphanesine bağışlar.

Merhum Ali Emiri, ömrünün sonuna kadar bu kütüphanenin müdürlüğünü yapar. 1924 yılında vefat eder ve kabri şerifi, Fatih Türbesinin haziresindedir. Ruhu için el-Fatiha.

Evet, Ali Emiri’nin hayatının özeti böyle. Merhum bu kitabı, 1900 yılında bir tahkikat için 435 yıl Osmanlı idaresinde kalan Arnavutluk’un Berat şehri/sancağının Luşne isimli kasabasında yazar.

Kitabın özelliklerinden birisi, sözlerin İslam harfleri sırasına göre yazılması, ayrıca tercümesinin birebir yapılması ve günümüz Türkçesine göre düzenlenmiş olmasıdır.

Osmanlıcasını ilerletmek, o devirde kullanılan Türkçe kelimeleri öğrenmek ve bugüne aktarılan halini öğrenmek/görmek isteyenler için bir öğretmen mesabesindedir.

Bu kadar bilgiden sonra sözlerine de yer vermek vazife oldu. Yarına İnşaallah.

Kitap hakkında: Beyan Yayınları: 

0212 526 51 61 [email protected].

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

müslüm

4 Eylül 2023 12:54

--Kitabın sözcüklerinin islam harfleri sırasına göre yazılması--ne demek anlayamadık.İslam harfleri sırası ne demek.Eğer arap yazı harflerini kast ediyorsa bu islam harfleri değil arap yazı harfleridir.İslamdan öncede aynı harfler kullanılmaktadır.Ne kadar arap özentisi içindesiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle