--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hafıza Kirliliği Kişinin Kendisine İhanetidir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

 

Bir kimse bilerek ve isteyerek kendisine ihanet edebilir mi?

Akli melekelerini; hırs-tamah-bencillik-öfke-haram ve helal demeden kazanma, tüketme, yeme içme girdabında yaşamıyorsa hainlik etmez.

Şimdi denilebilir ki; “Toplumumuzda böyle kimselerin ve kendi kendisine ihanet edenlerin haddi hesabı yok”.

Böyle söylense de kimse kabul etmeyeceği için sözünüz havada kalabilir. Hatta bir de suçlanırsınız. “Ben ne yaptığımı gayet iyi biliyorum” diye çıkışabilirler.

Oysa hepimizin her şey için bir gerekçe üreten eşsiz bir mantık becerimiz vardır. Zihinsel, bedensel ve duygusal olarak hepimiz, kendimizin sağlıklı olduğunu iddia ederiz.

İyi güzel de sosyal medya başta olmak üzere, iletişim araçlarının bütününde ve televizyonlarda, niye sürekli insanlık dışı tartışmalarla, hadiselerle, bir ton gayri insani kirliliklerle yaşıyoruz?

Çünkü hafızamız kirli, kirletiyoruz, kirlettiriyoruz. Bu hakikate bir inanabilsek ve kendimizi kantara çekip; kilomuza, gramımıza, ardımıza, önümüze bakıp, halimize bir çeki düzen verebilsek, yüzleşebilsek, kendimizden kaçmak yerine özümüze dönebiliriz.

İnsanız ve elimizde olarak veya olmayarak çeşitli tuhaflıklarımız vardır. Fakat bu tuhaflıklar yine dıştan gelen tesirlerle o hale gelmekte ki, kendimize bir sürü putlar icat edip, sonra da bu putlarımıza tapmaktayız.

Put örneği pek anlaşılamayabilir, neyi kastettiğimiz farklı yönlere çekilebilir. Vazgeçmeye korktuğumuz veya vazgeçemeyeceğimiz her şey putlarımızdır aslında.

Biz putlarımızı bırakmasak da vakti, saati geldiğinde putlarımız bizi bırakıp, başkalarının putu olmaya devam edecektir hâlbuki.

Büyükler ısrarla şöyle buyururlar:

- “İnsanoğlu geldiği gibi gidecektir. Gelirken bir şey getirmediği gibi giderken de bir şey götüremeyecektir”.

Hafıza kirliliğimizin ekseri olarak insanımıza unutturduğu başka bir gerçeği daha hatırlayalım. Bu hakikati unuttuğumuz sürece kendimizi de unutacağımızı bilelim.

Bize kimliğimizi, kişiliğimizi, nerede ve nasıl yaşadığımızı öğreten iki bağımız var:

- Birisi; bizim mayamızı karan, ayaklarımızdan bağlayan, görünmez bağ olan yaşadığımız topraklarımızdır.

- İkincisi; içinden çıktığımız, seçme iradesine ve isteğine sahip olamadan içinde büyüdüğümüz ve yaşadığımız halkımızdır.

Günümüzde yine sosyal medya başta olmak üzere, belli televizyon dizileri ve benzeri programlarla toplumsal birlik ve beraberlik zedelenmekte ve tahrip edilmektedir.

Bunun sebebi açıktır. Yukarıda saydığımız iki önemli hususun reddinden başka bir şey değildir. İnsani melekeler hızla eritilirken, hafızalarımız da kirletilmektedir.

Ezcümle:

Teknoloji bizi mutlu etmiyor, sadece mutlu ettiğini sanıyoruz. İtiraz edecekleri saha dışı bırakarak, “acaba” diyenlere soralım.

- “Evlerimizle birlikte, çalıştığımız iş yerlerinde teknolojiyi ne kadar işimizde, özel zevk ve eğlencelerimiz uğruna kullanıyoruz”? İsteyen çevresine bir göz atabilir.

Hafızamız kirlenince dilimiz de kirlenir, neye nasıl inanıyorsak, inandığımız değerlerimiz de kirlenir. Ve bu kirlilikle yaşarız. Temizlenmeye de fırsat bulamadan tükeniriz. 

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Cumhuriyet tarihi boyunca

13 Ekim 2022 07:14

Milletin adamı diye pazarlanan Zübükler kendi menfaatinin adamı oldular Dincisi,din-dışı çağdaşı laikcisi bir yığın berduş? Bu barışların kendi ve çevresi köşeyi döndü mü dönmesini,halkın yasam standartlarının üzerinde yaşadıkları yasamadilarmi, kapikopeklerini zengin ettiler mi etmediler mi, çağdaşı Ataturku, din-dışı Dini sömürdüğü somurmedimu, hangisin çocuğu güneydoğuda şehit oldu? Sayın yazara soruyorum 2. Abdulhamitin iktidarı boyunca Anadoluya yaptığı bir seyahatini Hatırlıyor musun yada bir bir yerde okudun mu

Kir

12 Ekim 2022 12:28

Kirli dilden beslenen ve bundan haz duyan var hocam . Kir nedir ki lağım kokan ağızlar var. Koltuk için menfaat için yapılamayacak şey yok . Tv seyretmeye korkuyorum. Leş gibi sabah programları, lağım kokan bir siyaset vede sonsuz bir adaletsizlik . Bu kadar karanlık bir ortamda dil nasıl kirlenmez.

*******

12 Ekim 2022 09:33

Eee bu çağ hırs, haz ve hız çağı. Ama bir de denmektedir ki; "Üç şeyden sakın: Âdem'i cennetten çıkaran hırstan, şeytanı imândan çıkaran kibirden, Kâbil'i kardeş kâtili yapan hasetten."

çamlı

12 Ekim 2022 05:02

Rahmetli Erbakan hocam teknik , ucunda fırca bulunan iki kollu bir makina, kolun biri yemek veriyor, fırçalı kol ağızı sliyor, yemek veren kol bozulmuş, fırçalı kol devamlı ağızı silmeye devam ediyor, diye yerinde kullanılamayan tekniğe örnek verirdi.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle