Hacı Bayram’ı anlamak bu toprakları anlamak demektir
Hacı Bayram Hz.leri, Ulus’taki cami ve türbesinden ibaret değildir elbet.
Hacı Bayram Hz.lerini anlamak, Türklerin Anadolu’yu nasıl bir inanç ve silsile yoluyla vatan edindiklerini anlamak ve idrak etmek demektir.
Hacı Bayram Hz.leri; Selçuklulardan, Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyete kadar bu ülkenin İstiklal ve istikbaline maddi-manevi katkıda bulunmuş ulu bir önderdir.
Hacı Bayram Hz.leri hakkında en kapsamlı çalışmayı, Hacı Bayram Üniversitesi eski rektörü, şimdi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in danışmanlığını yapan, halen de bakan yardımcısı olan Ömer Faruk Yelkenci’nin hazırlattığı ve Prof. Dr. Fatma Ahsen Turan’ın; yazdığı “Ankara’nın Manevi Hamisi Hacı Bayram-ı Veli” isimli iki ciltlik bir eser vardır.
Hacı Bayram Hz.lerinin hayatını, hizmetlerini, fikirlerini anlatan bu eser; Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin; siyasi, sosyal, ekonomik ve dini-milli kültür tarihini kapsamaktadır. Eserin sunuş bölümünden bazı ifadelere yer verelim:
•
“Osmanlı hanedanı, Hacı Bektaş Hz.lerini ordunun, Hacı Bayram Hz.lerini de devletin manevi koruyucusu bilmiş, bu inancı sonuna kadar muhafaza etmiştir.
Onlar toplumun zor ve kahırlı zamanlarında ortaya çıkıp sükûneti, dengeyi sağlamışlar. Onlar karanlığın içinde ışıktırlar. Halkı mayalayıp, Hakk’a ulaştırmışlardır.
Bu gönül mimarları yaşadıkları çağın gerçeklerinden de kopmamışlardır. Bir toplum mühendisi vasfı ile vazifelerini icra etmişlerdir. Onların varlıkları bir tesadüf değil, kâinatın sahibinin ve mimarının bir tasarrufu, planının bir parçasıdırlar.
Anadolu’dan Balkanlar’a, Türklerin mesken edindikleri mekânlar, bu manevi güçlerin himayesi altındadır. Bu mana ışıkları, Türkistan’da Ahmet Yesevi tarafından tutuşturulan ‘aşk’ın Anadolu’daki akisleridir.
Ahmet Yesevi’den itibaren Türklerin yaşadıkları coğrafyada İslam’ın anlaşılmasını kolaylaştırarak, bunun için çaba sarf eden mutasavvıf şahsiyetler, İslami aydınlanmanın neferleri olmuşlardır.
Anadolu Türklüğünün manevi ve ruhani muhafızı payesiyle anılan Hacı Bayram Hz.lerinin de Osmanlı Devlet adamları ve Anadolu halkı üzerinde büyük tesiri olmuştur.
Hacı Bayram; mizacıyla, tarzıyla, tavrıyla, ilkeleriyle, sohbetiyle, Anadolu’nun gözbebeği Ankara’nın kandili olmuş, ışık saçmış, maddi, manevi aydınlanmayı sağlamıştır”.
•
Ahmet Hamdi Tanpınar da, Hacı Bayram-ı Veli hakkında şunları kaydetmektedir:
“Hacı Bayram sadece ‘Hakk ile Hak olan’ bir veli değildir. Türk cemiyetinin bünyesinde gerekten yapıcı bir rol de oynar. Hacı Bayram, Devlet-i Aliye’nin iç nizamını kurmuştur”.
D. Mehmet Doğan da şunları söyler:
“Hacı Bayram, Fetret devrinden sonra Osmanlı devletinin sosyal ve kültürel bünyesinin oturması için ciddi faaliyetler yürütmüştür, adeta imparatorluk öncesinde sağlam bir zemin meydana getirmeye çalışmıştır.
Bütün müritlerinin üretici olmasını, bir meslek sahibi olmasını şart koşmuştur. Göçebeleri yerleşmeye teşvik etmiştir. Türkçenin telif ve tercümelerle güçlenmesine ortam hazırlaması, onun zamanı için önemini daha da artırmaktadır”.
•
Yarın: Hacı Bayram’dan Devlet Adamlarına Nasihatler var.







