Haç Kafalı Medyanın Memlekete İhaneti
Bu topraklarda yaşayacaksınız, bu milletin emeği ile besleneceksiniz, bu devletin türlü imkânlarından yararlanacaksınız, sonra da kalkıp millete ve devlete ihanet edeceksiniz.
Bir de kalkıp bunun adına, haç zihniyetli politikacılar “siyaset” diyecek, medyadaki haç zihniyetliler de “düşünce, fikir ve basın özgürlüğü” diyecekler.
Bu ihanetin tek kelimelik tarifi vardır, “Ahlaksızlık ve Allahsızlıktır”. En vahşi hayvanlar bile beslendikleri yuvalarına ihanet etmezler.
Basın özgürlüğü; millete ve devlete karşı hınç besleyen ezeli haçlı zihniyetlilere destek çıkmak ve onların sözcülüğünü yapmaksa, bunun adı “basın” veya “siyasi özgürlük” değil, direk ihanettir.
¥
Milletin bağrından çıkan hiçbir kuvvet, millete-devlete karşı olamaz.
İçinde yaşadığı milletini ve devletini, dış devlet ve milletler nezdinde zor durumda bırakacak haber yapmanın, yorum yazmanın, konuşmanın, istihbarat aktarmanın, “kiralanmışlıktan” başka adı yoktur.
Terörizme destek veren, iş birliği yapan, sözcülüğünü üstlenen, bu vazifeleri gereği, millete ve devlete kafa tutan medya patron ve çalışanları, acaba millet mefhumu içerisinde kendilerini nerede görmektedirler?
Başka milletleri bilemeyiz ama bizim halkımızın çok büyük ekseriyetinin ruhi mayası, “Hilalli inanç değerlerimizle” yoğrulmuştur.
Haçlı zihniyetler, yüzyıldır bu ruh yapımızdan bizi koparmak için sıcak ve soğuk savaştan hiç vazgeçmemişlerdir.
Dışarıdan güçleri yetmeyince, içimizdeki ruhlarını kirletmiş “aydın veya akademik” yamalı, kimlik ve kişilik zaafına uğramışların cüzdanlarını doldurarak, hizmetlerinde kullanmaktadırlar.
Bu aldatılmış, kandırılmış, dünyaya taptırılmış, ahiretleri unutturulmuş; dilleri, elleri, kalemleri, vicdanları gasp edilmiş “özgür görünümlü esirlerin”, kendi ve içinde yaşadıkları toplum adına elbet tek kutsalları olamaz.
Parayla her şeye sahip olunacağına inananlar, çok kolay satın alınabilen kimselerdir. İşte bu akıl ve zihin yoksulları, şu hakikati bilmek ve duymak istemezler.
Haksız kazanç veya ihanet adına elde edilen para, insandaki fazilet hissinin çökmesinde büyük bir kuvvettir. Bu çöküşün telafisi ise imkânsız gibidir.
İşte bugün ülkemizin başına musibet kesilen; devletimizi, milletimizi dış dünyaya şikâyet eden ve onların yanında yer alan kimselerin durumu böyledir.
¥
Haçlı zihniyetinde ittifak etmiş medyanın ahlaki sefaleti, şimdiye kadar böylesine net görülmemişti. Demek ki, iflasın eşiğindeler ve sonlarını görmekteler.
Aslında bu durum iyiye işarettir.
Belki bazıları henüz yolun sonuna gelinmemişken, tekrar milletin değerlerine döner ve daha fazla ihanet ateşini harlamamış olurlar.
Buna inanmayanlar da günü geldiğinde, ağa babaları tarafından terk edileceklerini; çaresiz ve kimsesiz olarak yine bu milletin merhametine sığınacaklarını bilmeliler.
Ve malum kesimler, şu fotoğrafı isteseler de istemeseler de göreceklerdir. Fotoğraf şudur:
Bu millet ve devlet; gövdesi, dalları ve yapraklarıyla, maziden gelip, halden geçerek istikbale akan bir nehirdir.







