Gürcistan’a kültürel İTO seferi
İstanbul Ticaret Odası heyeti, Kafkasların yalnız ve yaralı kartalı Gürcistan’a; tarihi ve kültürel bağlar çerçevesinde onur konuğu ülke olarak misafir oldu.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in son anda değişen programı nedeniyle katılamadığı “Uluslararası Tiflis Kitap ve Kültür Fuarına”, İTO Başkan Yardımcısı Dr. İsrafil Kuralay, İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Nihat Alayoğlu ile fuarın mimarlarından İTO Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün katıldı.
Kültür Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’ın da bakanlığı temsil ettiği fuarda binlerce kitap, okuyucularla buluştu.
Gürcistan’da tarihi ve kültürel bağların yeniden neşvünema bulması için zaten ekonomik işbirliğinden önce kültürel bağların güçlenmesi elzemdir.
İTO bu anlamda milletimiz ve devletimiz adına son derece hayati faaliyetler icra etmektedir. Bağlantı kurduğu bütün ülkelerde, ekonomi ile kültürel birliğini aynı kapta yoğurarak, fikir ile emeği-ekmeği mayalamaktadır.
Tiflis Uluslararası Kitap ve Kültür Fuarı bu anlamda iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve ekonomik dengeleri birbirine kenetlemektedir.
•
Örneğin kısa adı TEDA olan “Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Türkçe Dışındaki Dillerde Yayımlanmasına Destek Projesi” kapsamında, 2007 yılından bu yana Gürcistan’dan TEDA’ya başvuran 16 farklı yayınevine, 45 yazarın 70 eserinin Gürcü diline çeviri yaptırılmış.
İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay’ın; “Ekonomi denilince, akla sadece geleneksel sektörler olan gıda, inşaat, makine gibi konular gelmemeli, kültür sektörde son derece hayati bir önem taşımaktadır” ifadesi önemlidir.
Çünkü ticari her faaliyet, beraberinde mutlaka tacirin ve yaptığı işin kültürel değerlerini de birlikte pazarlar ve kabul ettirir diyerek Gürcistan üzerine söze yol verelim.
•
Gürcistan da diğer halklar gibi Kafkasların en yaralı halkını bağrında taşıyan hüzünlü topraklardandır. Ahıska Türkleri başta olmak üzere Gürcüler ve diğer milletler; savaşların, kavgaların, kaosların kurbanı olmuşlardır.
Bugün geçmişten ders çıkararak bir huzur ve güven beldesi olma yolunda ilerleyen Gürcistan, bölgenin istikrarlı ülkesi olma çabasını sürdürmektedir.
Osmanlı döneminde Kafkasların önemli kilit taşlarından biri olan Gürcistan, Türkiye için önemli komşulardan olma özelliğini muhafaza etmek için büyük çaba göstermektedir.
Başkent Tiflis, insanlık tarihinin ilk işaretlerini taşıması bakımından yine coğrafyanın önemli kentlerindendir.
Gürcistan, Osmanlı’nın en bariz özelliklerinden olan, “sırtın ormana, ayağın suya, elin toprağa değsin” ilkesine uygun ülkelerdendir.
Dağları, ormanları, ovası, denizi, nehir ve gölleriyle, insanoğluna sunulabilecek tüm nimetlere sahip bir coğrafyadır.
•
Ezcümle:
Gözyaşların dinmediği bu bölgede acımasız göçlerin, savaşların, açlıkların, yoksullukların hâlâ izleri görülmektedir.
Bu yüzden başkent Tiflis, hüzünlü bir şehir olarak hüznünü kendisine misafir olanlara hissettirmektedir.
“Komşu komşunun külüne muhtaçtır” denilir ya. Sanki Türkiye ve Gürcistan için söylenmiştir. Yarına devam.







