Gürcistan ile ekonomik ve kültürel işbirliği
Dünkü yazımızda “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” demiştik.
Bu çerçevede yakın tarih itibariyle 2008 yılında Rus müdahalesiyle büyük kayıplara uğrayan Gürcistan’ın imdadına devlet olarak biz yetişmiştik.
Bir millet ile tarihi bağımız varsa, elbette kültürel bağlarımız olduğu içindir. Kültürel bağların güçlenmesi için de; “ekmek, aş, tuz, söz ve göz” haklarımız vardır.
Bu anlamda İTO yönetimi sadece para merkezli değil, “önce insan sonra ekonomi” felsefesiyle hareket ederek, tüm dünya ile ticari bağlar kurmaktadır.
Bu çerçeveden Gürcistan’ı tanımaya çalışalım:
•
Rusça’da “Gruzya”, Gürcüce’de “Sakartvelo” ve Batı dillerinde “Georgia/Géorgie” olarak bilinen ülkenin resmi adı “Gürcistan Cumhuriyeti’dir”.
Büyük Kafkas sıradağlarının güney tarafında yer alan ve yüzölçümü 69.700 km2 olan Gürcistan’ın başkenti Tiflis’tir. Ülkenin toplam nüfusu ise 3.5 milyonu aşmış durumdadır.
Bu nüfusun 1,5 milyonu Tiflis’te yaşamaktadır. Nüfus cüzdanı ile gidip-gelebildiğimiz Gürcistan’ın güneyinde Türkiye ile Ermenistan vardır.
Doğusunda Azerbaycan ve Karadeniz, Kuzeyinde Rusya yer almaktadır. 12 idari bölgeden oluşan Gürcistan’da iki de özerk bölge vardır.
“Abhazya” ve “Acara” bölgesiyle “Güney Osetya” özerk bölgesi bulunmaktadır.
Gürcistan nüfusunun % 70’e yakınını Gürcüler, % 11’ini Ermeniler, % 10’unu Ruslar, geri kalanını da Acarlar, Abhazlar, Osetler ile bazı küçük gruplar oluşturmaktadır.
Kafkas halklarının güney koluna mensup olan Gürcüler, kendilerini efsanevî ataları Kartlos’tan dolayı “Kartveli” şeklinde adlandırmaktadırlar.
Gürcüler kendi aralarında birçok soya ayrılırlar; Batum ve Acara’da Acarlar, Kolhit ovasında Gūrî ve İmeretiler, Batı Gürcistan’ın dağlık yöresinde Svanlar ve Hevsurlar, güneyde Meshiler, Gürcüce konuşan topluluklardır.
•
Acarlar Bölgesi üç asır Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır. Gürcistan’a bağlı özerk bir cumhuriyet şeklinde teşkilatlanmışlardır. Merkezleri Karadeniz kıyısındaki Batum şehridir.
Acarlar ve Gūrîler genellikle çay ve turunçgil tarımı ile uğraşırken, dağlık bir bölge olan Svaneti’de yaşayan Svanlarla Hevsurlar hayvancılık yapmaktadırlar.
Ülkenin en eski halkı güneydeki Meshilerdir. Güney Osetya özerk bölgesinde yaşayan ve etnik bakımdan Gürcülerle akrabalıkları bulunmayan Osetler, Farsça’ya yakın bir dil konuşan tipik Kafkasya halkı olup Müslümandırlar.
Ülkenin XIX. yüzyılın başlarından itibaren Rusya’nın hâkimiyetine girmesi ve İslam’ın yayılmasının engellenmesiyle Müslüman nüfusun büyük kısmının Türkiye ve İran’a göç etmesine sebep olmuştur.
Özellikle Stalin döneminde dinî yapıların yıktırılması, dini eğitim ve Müslüman isimlerin yasaklanması gibi sebeplerle, Acara bölgesi hariç, Müslümanlık Gürcistan’ın her tarafında ciddi şekilde zayıflamıştır.
1878 yılına kadar Osmanlı yönetiminde kalan Acara’da ise halkın çoğu Müslümandır ve Abhazlarla Osetler gibi Hanefî mezhebine bağlıdır.
•
Ezcümle:
Türkiye olarak her açıdan Gürcistan ile komşuluk ilişkilerimizin güçlendirilmesi şarttır. İstikrarlı bir Türkiye sadece komşu ülkeler için değil, bütün dünya için güven kapısıdır.







