--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Good boy-uslu çocuk dönemi bitmiştir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yazının başlığına bir katkıda bulunarak şunu söyleyelim. “Yıllarca bizi batının eteğine yapıştıran yöneticilere yazıklar olsun”!

1945’te savaş görmemiş bir memleket olarak, yıllar boyu aldığı milyarlarca doları çarçur eden, yine milyarlarca dolar dış borç altında ezilen bir Türkiye vardı.

Yirmi bin köyünde içme suyu bulunmayan, bir milyondan fazla çocuğun sınıf, sıra, öğretmen bulamadığı, Batı’nın eteğine yapışmış, dış yardımlara adeta uyuşturucu gibi bağımlı olan, üretmekten tüketen İnönülü, Demirelli, Ecevitli, darbe yönetimli bir Türkiye vardı.

Şimdi ise IMF denilen cehennem başta olmak üzere Avrupa’nın tüm tasallutundan kurtulmaya azmetmiş güçlü bir Türkiye var.

¥

Japonya “Batı’ya” bulaşmadan yaşıyor. Batı Japonya’yı kendi medeniyetinden saymıyor, yabancı görüyor. Aynı düşünce bizim için de geçerlidir.

Burada sözü Dışişleri Eski Bakanlarından Kamran İnan’a bırakayım. Merhum İnan, Batı’nın bizi neden istemediğini ve istemeyeceğini şöyle anlatıyor:

“Batı, bizi Attila, Cengiz Han’ın akrabaları, torunları olarak görüyor. Kıbrıs Rumlarının, Türklerle aralarındaki ‘Yeşil Hat’a’ ‘Attila Hattı’ demeleri bundandır.

Hıristiyan dünyası bize Haçlı seferleri açısından bakıyor.

Osmanlı Devleti’nin, Doğu Bizans İmparatorluğuna son vermesi, İstanbul’un fethi, Venedik ve Viyana kapılarına dayanması gibi tarihi gerçekler ışığı altından bakıyor.   

Batı bize şüpheyle bakmakta, güçlenmemizi istememektedir. Kamuoyunun kısmen gördüğü bu gerçeği, Türkiye’yi idare edenler görmemek ve anlamamakta ısrar ediyor. Uzun seneler ben de göremeyenler arasındaydım.

Bu acı gerçeği görmeye çalışmanın dışarıdan ziyade, içerde rahatsızlık oluşturması düşündürücü olmaktadır”.

¥

Merhum İnan bu tespitlerini vefatından 20 yıl önce dile getiriyor.

Batı ve AB gerçeği bugün artık tüm açıklığıyla ortadadır. Şükürler olsun devletimiz de milletimiz de Haçlı zihniyetinin kirliliğini ve kini görmekte ve bilmektedir.

Avrupa Birliği’nin kafasındaki “Good boy-uslu çocuk” imajı bitmiştir. Artık lideriyle, milletiyle güçlü bir Türkiye vardır.

“Uslu Çocuk” imajı hususuna yine Kamran İnan’dan birkaç cümle ile katkıda bulunalım. Eski Türkiye’den yani 15 yıl önceki Türkiye’den bir manzara.

“Beş sene boyu evinden çıkmayan daimi delege, 4 yıl ikametgâhının eşiğini aşmayan büyükelçi, nezdinde bulunduğu milletlerarası kuruluş toplantılarında senelerce ağızını açmayan büyükelçi ve daha niceleri.

Yabancı dil bilmeyen bakanların, dışarıda sergiledikleri tavırlar neticesinde, Türkiye’ye yapılan ağır muameleler karşısında dahi bakanları yalnız bırakan diplomatlar.

Dil ve müzakere tekniğini bilmeden milyar dolarlık projeleri müzakere eden, nezdinde bulundukları milletlerarası kuruluşlara, Türkçe yazı yazan, hangi toplantıya ne için gittiğini bilmeyen, NATO ödemeler komitesi Türk sandalyesine, Amerikan şirketi mühendisini oturtan heyetler. Ve daha neler neler”.

¥

Evet, artık Avrupa’nın karşısında böyle bir Türkiye yok. Onları bilemeyiz ama biz kendimiz olmak mecburiyetindeyiz. Vesselam.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle