Gönül Mimarlarının Şehri Göynük
“Ey sonsuz kudretinin yanında, bütün âlemin bir nefes ve ey büyüklüğünün denizinde, dünyanın sadece bir çerçöp olduğu yüce Allah’ım”! Akşemseddin Hz.leri
Akşemseddin Hz.leri, hocası Hacı Bayram Veli Hz.leri gibi başta müridleri olmak üzere, uzaktan yakından bilinen ve bilinmeyen hiç kimsenin malına, servetine, alın terine tenezzül etmemiş, kendi el emeği, göz nuruyla geçimini sağlamıştır.
Nitekim İstanbul’un fethinden sonra kendisine teklif edilen bütün imkânları reddetmiş, Göynük’teki değirmenin başına dönüp, halen ayakta duran mescidinde ibadeti ve ahalinin irşadıyla meşgul olmuştur.
¥
Göynük’te Akşemseddin Hz.lerinden önce de bir gönül mimarı daha vardır ve Akşemseddin Hz.lerinin yol arkadaşıdır. Her ikisi de Hacı Bayram Veli’nin talebesidir.
Akşemseddin Hz.lerinden önce Göynük’e Ömer Sıkkîni Hz.leri yerleşmiştir. Diğer adı “Emir Sıkkîni’dir”. En çok bilinen ismi de “Bıçakçı Dede’dir”.
Göynük’e yolu düşenler, önce Akşemseddin Hz.lerini sonra da Ömer Sıkkîni Hz.lerini ziyaret ederler.
Göynük’ün üçüncü evliyası olarak bir de “Debbağ Dede” anılır. O muhterem zatın hakkında kaynaklarda pek bilgi bulunmamaktadır.
Ömer Sıkkîni Hz.leri hakkındaki bilgiler de oldukça sınırlıdır. En geniş malumat İslam Ansiklopedisinde bulunmaktadır ve özetle şöyle denilmektedir.
¥
“Hayatına dair bilgi veren en eski kaynak olan Abdurrahman el-Askerî’nin, “Mir’âtü’l-ışk’ında” ismi “Sultan Emir Dede” şeklinde kaydedilmektedir.
Askerî onun halk arasında “Bıçakçı Emir Dede” olarak tanındığını belirtir. Kendisinden Ömer ismiyle ilk defa bahseden Taşköprizâde’dir. Onunla ilgili verdiği bilgi, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin halifesi olmasından ibarettir.
Taşköprizâde’nin eserine yazılan zeyillerde ve diğer kaynaklarda da Ömer ismi kullanılmıştır. Ancak eski kaynaklarda Ömer isminin yer almaması, asıl adının Ömer olduğu konusunda şüphe uyandırmaktadır.
Bu isim, muhtemelen asıl adının bilinmemesi, Hz. Hüseyin soyundan geldiğini vurgulayan “Emîr” (Seyyid) unvanının, Ömer şeklinde telaffuz edilmesinden kaynaklanmış olmalıdır”.
¥
Hacı Bayram Hz.leriyle ilgili bir menkıbe vardır. Müridlerinin sayısını II. Murad’ın bilmek istemesi üzerine Ankara’da Etnografya müzesinin olduğu meydanda bir toy tertipler.
Yine aynı kaynaktan o menkıbenin anlatımına yol verelim.
“Hacı Bayrâm-ı Velî’nin kaç müridi bulunduğunu II. Murad’a bildirmek üzere müridlerini kurban etmek için topladığına ve bu toplantı esnasında sadece bir erkekle bir kadının, Hacı Bayram’a tam teslimiyetle bıçağın altına boynunu uzattığına dair menkıbede sözü edilen şahsın Ömer Dede olduğu belirtilir.
Ömer Dede’nin ilk tasavvuf terbiyesini, Bursa’da iken Somuncu Baba’dan aldığı rivayet edilmektedir.
Şeyhinin ölümünden sonra halifesi Hacı Bayrâm-ı Velî’ye intisap etmiş, seyrü sülûkünü onun yanında tamamlamıştır”.
¥
Sözü Hacı Bayram Hz.lerinin iki mısraı ile bitirelim.
“Can içinde ara canı,/ Sen seni bil, sen seni”.







