Gönül insanlarına dair
Eskiler “hayırlı ve iyi insanlar” için “gönül evladı” derler.
Geçtiğimiz hafta hem gönül evladı hem gönüllerin babası, eşref-i mahlûkat ‘yaratılmışların en şereflisi’ sınıfının birincilerinden Saadettin Ökten hocayı ziyaret etmiştik.
Hakiki âlemin hakikatlerini tülle örtüp, yalan dünyanın yalanlarını, güçlü ışıklarla sahiplendiğimiz için, kalbimizle aklımız arasında bocaladığımız vakitler, bir gönül insanının dizinin dibine oturmak gerekir.
Benim böyle olduğum bir zaman, yanıma yoldaş olarak gelen Necati Sancaktutan, Yasin Yıldız ve Mert Tepekıran dostlarla, Saadettin hocamızın Valide Atik Külliyesi, Celaleddin Ökten Hikmetevi’ndeki mütevazı çalışma odasında buluştuk.
Sözü söylemek başka, söylediği sözü sahiplenmek başkadır. Saadettin hocamız, söylediği her sözü sahiplenerek muhataplarına irad etmektedir.
………….
Bu hususta bir ifadesine yer verelim:
-“Başkasına söylediklerini yapmayan insanlar, hem kendilerine hem karşısındakilere karşı edepsizlik etmiş olurlar”.
Saadettin Ökten, babası merhum Celaleddin Ökten hocamız gibi inanma noktasını çoktan aşıp, iman etme sınırının çok içlerine, hatta sonuna varmış bir gönül ve iman insanıdır.
Allah’ın kendisini daima izlediğine inandığı için, tüm yaptıkları ve söylediklerini, Allah’ın şahit olduğunu bilerek yapmakta ve söylemektedir.
Saadettin Ökten’in dünyaya meyli, gözü arkada kalmayacak ve kendisi göçtükten sonra da miras yüzünden geride kalanların, kırılıp darılmayacağı kadardır.
“İnsanın huzurlu ve mutlu olabilmesi için, kendisine dayatılan moderniteye karşı dirençli olması gerekir ki, ahiretle dünya dengesini tutturabilsin” dedikten sonra şunu söyledi:
-“Modernite, bütün kutsal bildiğimiz değerlerin canına okudu. Modernite kalbe ve yüreğe seslenmez, nefse seslenir ve o ses, insanın değerlerini alır götürür”.
……………..
Ve sözü erine bırakalım.
-Hem kapitalizme hizmet edeyim hem de gönlüm mutmain olsun derseniz olmaz.
-İşinize başlarken besmele ve dua ile başlayın. İşinizin başına abdestli geçin. Bereket artar, bereket kanaati artırır. Kanaat sahibi olmak, israf ve müsrifliğin önündeki settir.
-Eğer insanlarla iletişiminiz varsa dikkat edin! Menfaatsiz insan yetiştiremiyoruz, sizler menfaatsiz insanlar yetiştirmeye bakın.
-Maddeye talibiz, maddeye talip olmak, merhametsizliği getirir, dünyanın merhametli insanlara ihtiyacı var.
-Allah’a inanmadan, Peygambere ittiba etmeden merhamet insanı olunmaz ve merhamet toplumu haline gelinmez. ‘Benim kalbim temiz, ben iyi niyetliyim’ demekle, merhamet insanı olunmaz.
……………
-Zekâtı inandığımız için değil, varlığımızı artırmak için, gösteriş için veriyoruz. İbadet gösteriş için yapılmaz.
-Nefis gösterilmesini ister! Kıyafet, hal, hareket ve tavırlarıyla dindar olduklarını gösterenler, aynı mesaiyi ibadetlerine verebilmeliler.
-Her an imtihandayız, her an kaybedebiliriz, kıyamet ümmetiyiz. İman, kor ateşi elinde tutmak gibidir. Dikkatli olmalı. Lafla Müslüman olunmaz, amel ister amel de devamlılık ister.
-İmtihanımız her an bitebilir, ‘verin bakalım ruhunuzu’ denilebilir, Allah ile irtibatı kaybetmemeliyiz.







