--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gelin birlik olalım

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yeryüzünde, riya, inkâr, hıyanet

Altın devrini yaşıyor.. 

Diller, sayfalar, satırlar 

“Ebu Leheb öldü” diyorlar: 

Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED; 

Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor! 

Arif Nihat Asya/Naat.

*

Yazının başlığı, Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamın, “Kutlu Doğum Haftası” programlarının bu yıl ki davetinin duyurusudur.

“İnsanlığı yüceltmek için gelin birlik olalım” çağrısı, Arif Nihat Asya’nın, Naat şiirindeki mısraları hatırlattı.

Evet, işte İslam’ın ve İslam insanının, İslam toplumunun gücü bu olmalı.

Yeryüzünün her yerinde ve Türkiye’de; riyanın, inkârın, hıyanetin altın devrini yaşadığı bir dönemde, esas olan bu çağrıyı yapabilmektir.

Neden altın devrini yaşamaktadır?

Eğer Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın dün İslam İşbirliği Teşkilatı’nın açılışındaki konuşmasını dinlediyseniz veya okuduysanız; riyanın, inkârın, hıyanetin hem de ne akıl almaz ittifaklarla yüzdüğü, Cumhurbaşkanımız tarafından pek güzel izah edildi.

Kıtalar dolaşan Ebu Cehillerin, Ebu Leheblerin, Lawrenslerin, İslam âlemini her fırsatta nasıl boğmaya kalktığı açıkça dile geldi.

*

Evet, kıtalar dolaşan Ebu Cehiller pek âlâ bilmektedir ki, İslam dünyasının en zinde, en güçlü ve en genç ülkesi Türkiye’dir.

Bu yüzden içimizdeki riyakâr, inkâr ve hıyanet şebekeleri, İslam’ın ve insanlığın; “ar, namus, iffet, hayâ” gibi kutsallarını çiğniyor, çiğnetiyor, alkışlıyor, alkışlatıyor.

Kısacası küfürde birleşiyorlar, küfürlerini tescilliyorlar. Bu tescillerin, sadece kendilerini değil, kıyamete kadar nesillerini takip edecek birer belge olduğunu göremiyorlar.

İşte asıl olan, böyle bir dönemde, İslam’ın yüceliği adına, Peygamberimiz (s.a.v)’in doğumu adına tüm insanlara; “gelin birlik olalım” diyebilen yüreklerin olmasıdır.

Elbet bu davetin ana ilkesi, “Sözlerin en güzeli Allah’ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed (s.a.v.)’in yoludur” damarından tezahür etmektedir.

*

Yukarıda da değindiğim gibi yazının başına geçmeden önce Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın İslam İşbirliği Teşkilatı’nın açılışındaki konuşmasını dinleyip öyle oturdum.

Kendimce, kendi halet-i ruhiyem içerisinde, Allah’a hamd edip, Cumhurbaşkanı da Diyanet İşleri Başkanı da memleketimiz ve milletimiz için Rabbimin bir lütfu diye dua ettim.

İnkâr, riya ve hıyanetin; Müslüman milletimizin üzerine açık, gizli, sözlü, yazılı ve görüntülü olarak, bardaktan boşanırcasına ve lağımları utandırarak şekilde aktığı bir vakitte, böyle güzide yöneticilerin olması, Allah’ın bize merhametinin bir tecellisidir.

*

Kutlu Doğum Haftası’nın ilk kutlandığı yıllarda hasbelkader emeğim vardır. O ilk senelerde; korkularla, endişelerle ve kısık seslerle kutlarken, elhamdülillah şimdi Kutlu Doğum Programlarının açılışını; cumhurbaşkanımız, başbakanımız yapmakta. Az şey midir?

İstanbul’daki büyük merasim ise, Pazar günü Sinan Erdem Spor Salonu’nda saat 20.00’de Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez’in katılımıyla gerçekleşecektir.

Duymayanlar için duyurarak, karınca misali katkı eylemiş olalım.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle