Gazi TBMM
Ferdiyetçiliğin temelinde kayıtsız şartsız çıkar ilişkisi yatar. Milletlerin milli birliklerini ise çıkar amaçlı ferdiyetçilerin kurdukları örgütler bozar.
Kendi milletinin iradesiyle kurulmuş dünya devletlerindeki millet meclisleri, o ülkelerin yegâne temsil kurumudur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşu ise millet olarak istiklalimize sahip çıkılan bir mücadeleden sonra millet mutabakatı ile gerçekleşmiştir.
“Gazi Meclis” unvanı bu yüzden verilmiştir. TBMM şimdi ikinci kez “Gazi Meclis” olmuştur. İnşaallah bir üçüncüsü yaşanmaz.
¥
Önceki gün Gazi Meclis’teydik. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın 26. Dönem Birinci Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısını izledik.
Meclis Başkanı, “menhus, melun, menfur FETÖ terör örgütünün” darbe girişimi sebebiyle, değerlendirme toplantısının biraz geciktiğini ifade edip; sözlerine 15 Temmuz gecesi TBMM’yi nasıl açtıklarını anlatarak başladı ve şunları söyledi:
“15 Temmuz gecesi çalışma günü olmamasına rağmen, darbenin öğrenildiği ilk saatlerde başkanlık olarak, herhangi bir teklif veya telkin olmadan Meclisimizi açtık ve 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 14.00’de milletvekillerini toplantıya çağırdık.
Milletin Meclisi, bombalar ve mermiler altında bütün gece çalışmalarına devam etti. Dört partinin ortak deklarasyonu ile “Demokrasiye Evet, Darbelere Hayır” dedik. Ve 26’ncı yasama döneminde Meclisimiz ikinci defa Gazi unvanını aldı”.
¥
TBMM faaliyetlerinin bir yılını anlatan İsmail Kahraman’ın üzerinde durduğu ikinci konu ise yeni anayasa hususuydu.
“Ufkumuzu karartan bulutların dağıldığı bu dönemde, başta darbeci zihniyetin bütün izlerini taşıyan 12 Eylül Anayasasını değiştirmek temel gayemiz olmalıdır” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mevcut 1982 Anayasası’nda 18 ayrı tarihte değişiklikler yapılmıştır. Toplam 196 maddeden oluşan Anayasa, 114 ayrı değişikliğe uğramış ve yüzde 43’ü değişmiştir.
İnsicamını ve bütünlüğünü böylesine kaybetmiş bir anayasa, Türkiye’yi taşıyacak durumda değildir”.
¥
En az yeni anayasa kadar önemli bir başka husus da toplumumuzun temeli olan “aile” meselesiydi. Bu konuda da TBMM Başkanı Kahraman şunları söyledi.
“Dünü unutmadan, düne takılıp kalmadan, bugün yapacağımız çalışmalarla yarına yürüyeceğiz. Yarının planlamasını bugünden yapacağız. Milli bekamızın tehdit altına girmemesi için yoğun bir çalışma yapacağız.
Aile bütünlüğünü olumsuz etkileyen unsurlar ile boşanma olaylarının araştırılması ve ailenin güçlendirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi gayesiyle kurulan Meclis araştırması komisyonumuz aralıksız çalışacaktır”.
TBMM Başkanı, sözlerinin sonunu gazi ve şehitlerimize ayırdı:
“Cumhurbaşkanımız Muhterem Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine meydanlara çıkarak, “asker elbisesi giymiş silahlı teröristlere” karşı duran, tuttuğu demokrasi nöbetiyle darbeye karşı duran milletimize teşekkür ediyor, şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarken, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum”.
¥
Ezcümle: Osmanlı medeniyetinde “teb’a-halk-millet”, devleti yönetenlere Allah’ın bir emaneti olarak bilinmiş ve öyle tatbik edilmiştir.







