--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Galata’da Kültür ve Sanat Yolu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

İstanbul Beyoğlu, Sur İstanbul’u dışında kalan ve “Bilad-i Selase”, “Üç Belde” adıyla anılan Üsküdar ve Eyüp’ten sonraki ilçedir.

“Beyoğlu’na benzer bir şehir tarihi daha var mıdır” desek, belki vardır ama Beyoğlu kadar tüm dünyanın ilgilenebileceği bir tarihe sahip şehir sanırım yoktur.

İstanbul’a yolu düşüp de Beyoğlu’nu görmeyen-yazmayan seyyah, İstanbul’a gelmemiş demektir. Zaten köklü bir elçilik ve konsolosluk şehridir.

Siyasetin, sinemanın, tiyatronun, eğlencenin, ticaretin, turizmin merkezi olma özelliğini yüz yıllardır korumaktadır.

Galata’da şimdi çehre değişim zamanı.

……………….

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, “Galata Kulesi ve Karaköy” arası mahalde, yeni bir “kültür ve sanat yolu” düzenlemek üzere kolları sıvamış.

Karaköy rıhtımından Galata Kulesine kadar olan kısım, ticari ve konut olarak ilk yerleşim yerlerinden birisi olmasına rağmen, burası kötü bir nam ile anılmakta idi.

Şimdi artık buralar, Beyoğlu Belediyesinin yaptığı plan ve proje kapsamında farklı bir çehreye kavuşacak. Geçtiğimiz gün Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız basına bilgi vermişti.

Galata bölgesinde Cenevizlilerden bu tarafa hemen her medeniyetin izine rastlanabilir. Burada olmayan tek medeniyet Selçuklulardır.

“Peki, Selçuklularla Beyoğlu’nun ilgisi var mı ki Selçukluların izi olsun” denilmeden söyleyeyim. Unutmayalım, Selçuklular olmasaydı, Osmanlı olmazdı.

Tarihi boyunca Osmanlıların ve yerli-milli düşünce sahiplerinin “Galata” dediği, “Frenklerin” ise “karşı” veya “öte taraf” dedikleri “Pera’da” ilk mahalleyi Müslümanlar kurmuştur.

Fetihten önce İstanbul’da inşa edilen ilk cami Galata’dadır ve ilk ezan sesi buradan duyulmuştur.

Bugün Perşembe Pazarı olarak bilinen mahaldeki “Arap Camii”, Hicretin 98. yılında İstanbul’u fethetmek için gelen İslam orduları komutanı Hz. Mesleme tarafından 98/716-717 yıllarında yaptırılmıştır.

İstanbul’un fethine kadar caminin adı “Arap Camii” olarak kalır ve fetihle birlikte Fatih buranın adını “Galata Camii” olarak kurduğu vakfa kaydettirir.

1546 tarihli İstanbul Vakıfları tahrir defterinde ise caminin adı “Cami-i Kebir” ve “Galata Camii” olarak da kayıtlıdır. Ayrıca yine mahallenin adı da “Galata Camii Mahallesi” diye geçmektedir.

Hz. Mesleme tarafından yaptırtılan cami daha sonraki yıllarda Bizanslılar tarafından tekrar kiliseye çevrilir. Ne vakte kadar?

1047 yılında Selçuklu Tuğrul Bey’in Pasinler (Hasankale-Erzurum) bölgesinde Bizans ordusunu yenmesine kadar.

Bizanslıların barış teklifi üzerine Tuğrul Bey, Arap Camii’nin tamir edilerek yeniden ibadete açılmasını şart koşar ve Tuğrul Bey de esir aldığı Bizans komutanını serbest bırakır. Ayrıca Tuğrul Bey adına hutbe okunur. 

……………….

Ezcümle:

Bölgede kültür ve sanat adına Selçuklulara ait mimari uygulamalar, semboller, el sanatlarına ait atölyeler veya tarihi sergi mekânları oluşturulabilir.

Bu faaliyetler ilgili olarak; Konya, Kayseri, Sivas, Ahlât gibi Selçuklu şehirlerinin belediyeleriyle iş birliği yapılabilir vesselam.

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle