Filler tepişirken ezilen çocuklar
“Sen zayıfları yardımcısız, kimsesiz sanma; yerde bir zayıf aman dilerse, gökyüzü askerleri birbirine karışırlar”. Mevlana Hz.leri.
Dün, savaş sebebiyle memleketlerinden, yuvalarından edilen Kırım Tatar Türklerinin Kırklareli ve Edirne KYK yurtlarında misafir edildiklerini ve sunulan hizmetleri görmek üzere bölgeye gittiğimizi paylaşmıştım.
Eğer vicdanımızla aklımız arasında doğru bir iletişim kurabilirsek, böyle bir millete ve devlete sahip olduğumuz için şükreder ve sahip çıkarız.
Millet ve devlet olarak gerçekten büyük bir ülkeyiz. Her yaştan çocuğun olduğu yurtlarda, yedi ve üstü çocukların gözlerine baktığınızda dünyayı avucunuza sığdırıyor ve sıkıp bir tarafa atıyorsunuz. O gözlerdeki masumiyet böyle söylüyordu.
Kızılay Genel Müdürü Dr. İbrahim Altan, ömrünün yarısını mazlum milletler ve coğrafyalarda geçirdiği için insana yaklaşmasını çok iyi bildiğinden, savaş mağdurlarına nasıl hizmetler verilmesi gerektiğini tüm detaylarıyla planlamıştı.
Kırklareli Kredi Yurtlar Kurumu binasına yerleştirilen anneler ve çocuklarını gördük. Sağlık hizmetleri başta olmak üzere her türlü ihtiyaçları karşılanmaktaydı.
Babaları savaşta olan hanımlar evlerini, barklarını bırakarak birkaç eşya ile çocuklarını alıp yollara düşmüşler. Devletimiz kucak açmış ve Kızılay emanet olarak sahiplenmişti.
Emniyet, AFAD, Sağlık ocağı ve Kızılay görevlileri ekip ruhu içerisinde misafirlere mağduriyetlerini hissettirmiyor, kendi çocuklarına, ailelerine hizmet eder gibi ediyorlardı.
•
Kırklareli Kızılay Şube Başkanı Volkan Göç, mağdurların önce Edirne’ye getirildiğini, gerekli kayıt işlemlerinden sonra Kırklareli’de misafir edilmek üzere yurtlara yerleştirildiğini ve tüm ihtiyaçların giderildiğini tatbikatıyla gösterdi.
Okul öncesi ve öğrenim çağı gelmiş çocuklar için ayrı ayrı sınıflar açıp başlarına Rusça bilen rehber görevlendirilmiş. Ayrıca gönüllü psikolog ve sosyologlar ilgilenmekteler.
Edirne KYK yurtlarında da misafir edilen çocukları-gençleri ve annelerini de gördük. Savaşın korkusu, endişesi, tahribatı yüzlerine öyle yansımış ki, insanın akli melekeleri isyan ediyor ve savaşanları, savaşa destek verenleri, çözüm üreteceği halde menfaatleri icabı çözüme yanaşmayanları lanetliyor.
Alçaklar zulmediyor, iyiler zalimlerin açtığı yaraları sarıyor. Unutulmasın ki, kim olursa olsun, her zalim başkası için kazdığı kuyuya bir gün mutlaka düşer.
Tarih böyle hadiselerle doludur. Yalnız bu hususta millet olarak bir tek biz düşmanımıza adil davranmışızdır.
Müslüman bir toplum ve devlet olarak yakın tarih itibariyle 93 harbinden İstiklal Mücadelemize kadar yedi düvel ile boğaz boğaza harp etmişiz.
Batılıların “Bittiler” dediğinde yeniden doğmuşuz, ezeli düşmanlarımıza hak ettikleri zaman merhamet elimizi uzatmışız, halen de öyleyiz.
Çanakkale/Gelibolu savaşı benzeri vakıalarla doludur. Savaşta aman dileyen düşmanı sofrasına oturtan başka bir millet yoktur.
•
Ezcümle:
Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan başta olmak üzere İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, AFAD ve Kızılay’ın yetkililerine ve gönüllülerine müteşekkiriz.







