--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Filistin Defteri

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

 

Bu hafta tanıtmaya çalışacağımız kitabın adı, “Filistin Defteri”. Muhit Kitap’tan çıkan eserin yazarı Halil İbrahim İzgi.

Halil İbrahim İzgi, mazlum coğrafyaları gezen, gören ve intibalarını kaleme alan araştırmacı ve gazeteci kökenli bir yazar.

Derdi insan, derdi mazlumlar, derdi adaletsizliklere karşı mücadele etmek. Doğrunun-iyinin-güzelin yanında olmak ve bu uğurda yazılar yazmak.

“Filistin Defteri” onlardan birisi. 2009 yılından bugüne Filistin üzerine yazdığı yazıların toplamı olan eser, adeta bir Filistin tarihi olmakla birlikte; İsrail’in, ABD’nin, İngiltere’nin, Almanya ve Fransa’nın vahşette nasıl ortak olduklarını da anlatmakta.

“Filistin meselesini en çok anlaması beklenen ülkeler hangileridir”? Soru yanlış! Böyle soru sorulmaz. Cevap elbet Müslüman ülkelerdir.

Hangi Müslüman ülkeler? Bizden başka var mı? Ha birde Batılı ülkelerin yöneticilerine rağmen, Batılı halklar var. Müslüman ülke olarak biz varız, bir de Müslüman olmayan ama vicdanlı olan Batılı halklar!

Müslüman ülkeler adına bu ifadeler biraz ağır olmadı mı? Oldu! Olmalı da! Bir avuç Siyonist, 3 milyara yakın Müslüman nüfusu parmağında oynatıyor.

Kim anlar, kim bilir, kim idrak eder bilemem ama Filistin bütün insanlığın nöbet yeri olmakla birlikte, İslam âleminin (varsa böyle bir âlem) kilididir.

Bilineni tekrarda fayda yoktur lakin hatırlamakta fayda vardır. İsrail bir terör devleti olarak kurulmuştur. Terör devletini kuranlar ABD, İngiltere ve Almanya’dır.

Çünkü çok iyi bilmektedirler ki, Yahudiler; ABD, İngiltere, Almanya ve diğer AB ülkelerinin başına büyük bela olacaktır.

Bu belayı Ortadoğu’nun (bu isim de İngilizlerindir) Müslüman âleminin kalbine, Müslüman âleminin merkezine getirip yerleştirmişlerdir. Neyse kitaba geçelim:

…………………

Yazar İzgi, kitabının girişinde şöyle diyor:

“Filistin defterimiz bize kim olduğumuzu hatırlatacak bir hafıza kartı, kendimizle mesafemizi ayarlamamızı sağlayacak, kimi neden sevdiğimizi, kimden neden uzak durmamız gerektiğini gösteren bir pusula olacaktır.

Hayatımız boyunca ona bakarak istikametimizi hatırlayacak, insanlık hikâyesinde durduğumuz safı belirleyecek ve hatırlayacak bir defterdir”.

“Kimse Uluslararası Topluluk Demesin” başlıklı yazısında da önemli bir noktaya parmak basmış Halil İbrahim İzgi şöyle diyor:

“Gazze ölmeye devam ediyor. Kelimeler gün geçtikçe değerini yitiriyor. Belki bir süre sonra kimse konuşmayacak artık.

Gazze’de uygulanan şey, son zamanlarda dünyada uygulanan kolektif cezalandırma örneklerinin en kepazesidir. Peki, alicenap ‘uluslararası topluluğun” bu kepazeliğe cevabı nedir?

Uluslararası topluluğun bu kepazeliğe cevabı standart hale gelen ‘üç maymunu’ oynamaktır. Kasten sağırlık, dilsizlik ve körlük”.

“Uluslararası topluluk lafını duymak, üzerinize bir bombanın geliş sesini duymakla eşdeğerdir. Biliniz ki, kendi başınızın çaresine bakmanız gerekiyor.

Uluslararası toplum katliamların örtüsü, mazlumların ise mezar taşıdır. Kimse diplomasiden bahsetmesin”.

Evet, devamı kitapta. Eser hakkında: Muhit Kitap; www.muhitkitap.com

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet Faruk Çarıkcıoğlu

10 Haziran 2024 09:15

Yahudi katlediyor müslümanlar izliyor. Buda yetmiyormuş gibi sözde tarihci İslamcı yazarlar Selahattine küfrediyor.

Dünün haberi

10 Haziran 2024 06:58

"İsrail, 4 israil'li rehine için 274 Filistinli'yi öldürdü."

Vazife

10 Haziran 2024 05:50

Vazife Guraba yayınları yazarı Abdullah Yolcu hoca Gazze müslüman davası gözardı edilmemeli fakat her müslüman kendi coğrafyası davası ile sorumlu olmaktadır mealen zikretti. Video Bediüzzaman Said-i Nursi benzer bir temsil ile Ahirzaman her mümin vazifesi başında olması gerektiği hatta beklenen Mehdi için dahi son durum içinde vazife başında olunması gerektiğini belirtir. Yine peygamberimiz Hz. Muhammed Uhud savaşında okçular için strateji olarak son ana kadar okçular tepeden ayrılmaması gerektiği fakat bazı müslümanlar maalesef dikkate almadı. Bu savaş temsili bir tecrübe olarak siyer tarihi ile müslümanlar için bir tebliğ rehberi olmaktadır.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle