--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Fikri İdam Edeceğim”

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yazının başlığı Sedat Simavi’ye ait. Üstad Necip Fazıl’dan alıntıdır.

Bilirsiniz malum şahıs, Hürriyet adlı mevkutenin ilk sahiplerindendir.

Yazının başlığındaki ilkeyi, tavizsiz takip eden gazete, ilk günden bugüne milletimizin mukaddesatına karşı her türlü fikri idam etmeye devam ediyor.

Son örnek, Rusya büyükelçisini katleden teröriste, ilk dakikalarda “dinci terörist” damgasını vurarak, nifak ve fitne tohumlarını halkımızın üzerine serpmiş olmasıdır.

Bütün bir âlem bilir ki, bu tıynetteki kimselerin çıkış amaçları ve vazifeleri, yine bu tür işlerdir. Yazının başlığındaki söz, her şeyi anlatıyor zaten.

Bu ifadeyi okuyunca, acaba üstad daha neler yazmıştır diye “Türkiye’nin Manzarası” isimli eserine baktım.

Söz konusu kitabın 105 ve devamı sayfalarında şöyle yazıyor:

¥

“Türkiye’de, Türk’ün ruh kökünü kurutmaya memur müesseselerin başında, tesiri birden bire göze müthiş görünmediği halde, en korkuncu olarak, iki kardeş elindeki bir nevi fuhş ve hava-civa matbuatı gelmektedir.

Bir sürü günlük ve haftalıklarıyla bu kardeşler tröstü, yekûn halinde tirajı 2.5 milyonu bulan Türk basınının, tam bir milyon 500 bin adedini temsil eder.

Bu filonun amiral gemisi “Hürriyet”, kurulduğu yıllarda sahibi Sedat Simavi’nin bana; “Fikri idam edeceğim”! sözüne sadık, her şeyini kaba müşahhas planda resim ve fotoğrafa dökerek, aslında fikir vasıtasından başka bir şey olmayan saf gazeteye, ihanet etmekle işe başlamıştır.

Bu ihanette muvaffak oldular ve “Babıali” isimli “Babıadi” piyasasında, yepyeni bir mektep kurdular. …

O, gerçek bir kâşif sıfatıyla, maden gibi halkın boşluğunu, gafletini, şehvetini işletir; bu maden işledikçe onu semirtir, o semirdikçe halkın ruhu pörsür ve böylece, yumurta tavuktan ve tavuk yumurtadan türeyerek; taraflar, yüzünden ve tersinden orantılı şekilde gelişir.

 “Hürriyet” gazetesinin tirajı yükseldikçe halkın ruh seviyesi düşüyor, halkın ruhu düştükçe de Hürriyet gazetesi yükseliyor demektir”.

¥

Madem söz buraya kadar geldi. Üstad Necip Fazıl’ın “Sağ Basın” için, o yıllarda neler söylediğine de bakalım.

“Umumi tirajı ikibuçuk milyona varan Türk gazeteciliğinin yüzde altmışı göbekten aşağıcı, yüzde yirmisi her telden çalıcı, yüzde onbeşi solcu, yüzde dördü hiçbir şeyci bir nispet belirtirken, sağ basının hem de beş gazetesiyle ancak yüzde bir çapında okuma değeri ifade etmesi, hiçbir ölçüye sağmayacak kadar hazindir.

İslam davasının gazetesi, Müslüman gözünü en kuvvetli bir projektör gibi eşya ve hadiseler üzerinde gezdirmek ve Büyük Sahra’daki bir karıncanın bile yürüyüşünü görmek demekse, nedir aziz ve mukaddes gaye önünde bu acz ve sefalet hali?.

Zannederler ki, “ilm-i hal” bilgisi vermek veya posa soyundan, duygusuz ve anlayışsız dini menkıbeler yayınlamakla bu dava hedefine ulaştırılabilir”.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle