Fani hayattan baki hayata üç isim
“Her canlı ölümü tadacaktır” emir ve duyurusuna, Müslüman kimseler inanmakla yükümlüdür.
Bu yükümlülüğe rağmen inanmıyorlarsa tek dünyaları, inanıyorlarsa iki dünyaları var demektir. İnanıp, inanmamak irade işidir.
“Fani” hayattan, “Baki” hayat yolculuğa “amenna” diyenler, yolculuğun dünyaya gelindiği gün başladığını, ruh teslim edilince de bittiğine inanırlar.
Esas olan “Baki” âlemdir. Fani dünyadan götürebileceğimiz tek sermayemiz ise manevi azığımızdır.
“Baki” hayata inananlar, “Fani” hayattan götüreceklerine dikkat ederler. Çünkü herkes huzura kazandığıyla varacaktır.
Bu dünyada en zengininden en fakirine, tüm dünya insanlarının varlık sahibi olduğu iki eşyası vardır, onun da parasını kim olsa verir. İkisi de biriktirilmez.
İnsan dünyaya gelince bir metre kundak bezine, ölünce de beş metre pazene yahut benzeri bir örtüye sararlar.
Birinde gelince kucağa alırlar, ikincisinde omuzda taşıyıp, toprağın derinliklerine koyarlar. İyi olanların ardından rahmet dilerler, kötü olanların ardından ……
•
Davası “Hak” ve “Hakikatten” yana olan son yolcumuz Yaşar Kaplan’dı. Rabbim rahmetiyle kuşatsın.
Bağımsız ve bağlantısız bir iman sahibiydi! İnandıklarını tavizsiz ve korkusuzca yazdı-konuştu. Binlerce insanın yüreğine dokundu ve onları istikamette sabit olmaya çağırdı.
Bugün sözünü edeceğimiz ikinci “Hak ve Hakikat” dostu ise bundan bir yıl önce, 14 Ocak 2022 yılında Hakk’a uğurladığımız Hekimoğlu İsmail ağabeydir.
Hekimoğlu ağabey ile Yaşar ağabeyin de bir müddet mesaileri olmuştu. Hekimoğlu ağabey, nerede bir mağduriyet yaşamış mütefekkir, şair, yazar olduğunu görse ve duysa derhal sahip çıkar ve “kendisiyle nasıl birlikte çalışabiliriz” düşüncesini eyleme geçirirdi.
Öyle de oldu. Yaşar ağabey bir müddet Timaş Yayınlarında çalıştı ve rahmetli Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin davetiyle bizim gazetede yazmaya başladı.
Her üç ismi de yakından izleme ve dinleme imkânı bulduğum için niyetlerini, düşüncelerini, amellerini iyi bilir ve samimiyetlerine her zaman inanmışımdır.
“Fani” âlemde yaptıkları bütün işleri, “Baki” âleme yönelik olmuştur. Servet biriktirme yahut sermaye oluşturma gibi en ufak bir eyleme tevessül etmemişlerdir.
Kundakla gelip, kundakla gideceklerine iman etmişlerdi. Meseleleri; Allah’a kul olmanın gereklerini yerine getirebilmek, imtihanı güçlü şekilde kazanabilmekti.
•
Yaşar Kaplan’ın defni için Taceddin Dergâhı büyük bir vefa örneğidir. TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bir hakikate vefa göstermiştir. Tebrik ederiz, teşekkür ederiz.
Yaşar ağabey yazılarında, konuşmalarında; Mehmet Akif’in, memleketimizin ve milletimizin istiklalinde, maddi-manevi önderlik ettiğini, irfan sahibi Anadolu halkını ancak Akif gibi bir şair münevverin uyarabildiğini, halkımızın da ancak onu anlayabildiğini ve güvenebildiğini söylerdi.
Ezcümle:
Yaşar Kaplan bir neslin ihyasında çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Yaşar Kaplan, Hekimoğlu İsmail ve Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin ruhu için el-Fatiha.







