• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Fakat hangi psikoloji

09 Haziran 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Fakat hangi psikoloji

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Dün Klinik Psikolog Gökhan Ergür’ün, “Halden Anlamak” kitabından bahsetmiş, yazıyı başlıktaki soruyla bitirmiştik.

Dolayısıyla soruya yazarının dilinden cevap vermek gerekti. Dünkü yazı şöyle noktalanmıştı: 

“İnsanın içine düştüğü bu çukuru tanımlayacak ve bununla ilgili profesyonel biçimde çözüm üretecek bilim dalı elbette psikolojidir. Fakat hangi psikoloji? İşte cevabı:

Her yıl binlerce insan, Türkiye’de psikolog unvanı alarak ruh sağlığı alanında hizmet vermeye başlıyor.

Sahip olunan ehliyet, terapi yapma yetkisi hiçbir kurum ve kuruluş tarafından denetlenmiyor.


Lisans eğitimi farklı bir alandan olup, terapi ve danışmanlık hizmeti veren on binlerce insan ile bunlara hesap soracak hiçbir mekanizma mevcut değil.

Dolayısıyla bilimsellikten uzak bir sürü uygulama ve psikoterapi başlığı altında şaklabanlıklar mevcut.

En azından terapi hizmeti almadan önce uzmanın lisansını, yüksek lisansını, aldığı terapi eğitimlerini, süper vizyonlarını araştırmak danışanlar için faydalı olacaktır.


Yaklaşık 13-14 senedir seans odasındayım, elimden geldiğince alana dair okumaya, yazmaya, araştırmaya, üretmeye devam ediyorum.


Sanırım bu alanda kendi çapımda ve gücümde bir etki alanı oluşturabildim. Fakat kendimi en başa koyarak soruyorum:

-Bizi psikologların elinden kim kurtaracak? Sosyal medya, diziler, sinema filmleri, kitapçı rafları, gündüz kuşağı programları, podcastler, Youtube kanalları ve daha nicesi.

Sürekli bir psikolog bir yerlerde bir şeyler söylüyor, fikir beyan ediyor ve bir yol haritası çiziyor. Ben bundan fena halde sıkıldım, peki ya siz”?

*

Evet, yazar böyle diyor ve sorusuna kendimi muhatap sayarak şunları söyleyeyim.

Zatım; yaşı, tecrübesi, çevresi, sosyal faaliyetleri, dernek ve vakıf tecrübeleriyle birlikte 40 yılı yakın yazı, araştırma ve danışmanlıklarıyla, yıllardır sadece psikologlardan değil, sosyologlardan da sıkıldı.


Elbet bilmediğimiz, görmediğimiz, tanımadığımız, iyi psikolog ve sosyologlar vardır ama bunların da millete dair dermanlarını kimse görmemekte ve bilmemektedir.


Bilinen ve görünenlerin de çoğu şaklabanlık etmektedir. Çözüm üretmek yerine daha çok hasta ve parsa toplamak için sürekli problem üretmektedirler.

Mesela sosyal medya fenomenleri denilen garip tipler var. Bunlara karşı neden psikologlar, sosyologlar birlik olup, bu kimselerin toplumu zehirlediklerini, milleti aldattıklarını yazmaz ve konuşmazlar.

Siyasetteki rezaletleri görüyoruz. Böyle iğrenç siyaset mi olur? Malum partinin başkanlarının ve vekillerinin halleri neden sosyolog ve psikologlar tarafından topluma anlatılmaz? Çünkü menfaatlerine zarar gelebilir? Peki, nasıl güveneceğiz bu güruha?

Türkiye sosyal medya gayyasında bedenlerini göstererek yahut sponsorlu çevrelerden aldıkları yüklü paralarla millete gayri ahlaki zehir akıtan fenomenlerle dolu.


Maliye Bakanlığımız kolay para kazanan, -Gerçi esas bunlara kazanç kapısı olan şahıslar psikolojik tedavisi görmesi lazım- fenomenlerin nasıl para kazandıklarını sorgulamaz.

*

Ezcümle:

Sorgulanması gerekenler, sorgulayan makamında ise durum vahim demektir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23