Erguvan Yayınlarından kitaplar
Bu hafta tanıtacağımız üç eser var üçü de Erguvan Yayınlarına ait.
İlk ikisi geçtiğimiz Salı günü vefat eden Yılmaz Yalçıner ağabeyin hazırladığı “Türkçede Dünümüzü Hatırlatma Sözlüğü” kitabı.
Diğeri ise ilk baskısı 1975 yılında yapılan “Yokuşlarda Susamak” isimli kitap. Üçüncü eser, Mehmet Ali Bal’ın hazırladığı “Esma-i Hüsna” isimli kitap.
Erguvan Yayınlarının sahibi Mekki Yassıkaya, Yılmaz ağabeyin arkadaşlarındandır.
Başsağlığı dileğiyle Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde ziyaret etmiştim, hem Yılmaz ağabeyi konuştuk hem kitaplar hakkında hasbihal ettik.
Yılmaz ağabeyin vefatı üzerine cenazede konuşamamıştık. Vefat sebebini sordum. Vefat nedeni hemen hepimizin aklına gelen Covid-19 sonucu değilmiş.
Hatırladığım kadarıyla zaten 10 yıla yakındır İstanbul’da yaşamıyordu. Marmaris’e yerleşmişti. Aşılarını olmakla birlikte sağlığı gayet yerindeymiş.
Geçtiğimiz hafta Pazartesi karın ağrısıyla hastaneye gitmiş, ilaç verip eve gönderilmiş ama ağrılar geçmeyince Muğla’ya sevk etmişler.
Yapılan tetkikler neticesinde ince bağırsak düğümlenmesi teşhisi konulmuş. Ameliyat edilirken bir ara kalbi durmuş. Kalbi çalıştırmışlar fakat tedavi devam ederken, ikinci kez kalp durmuş ve vefat etmiş.
“Ölüm gelmiş cihane, baş ağrısı bahane” denilir. Hiçbir vefat elbet bahanesiz değil.
Bütün mesele, öleceğimizi bile bile, “ölmeye hazır mıyız?” Ve “öldükten sonra hesap vereceğimize iman ediyor muyuz”? Sorusuna samimi cevap verebilmektir.
•
Kitaplara geçelim.
“Türkçede Dünümüzü Hatırlatma Sözlüğü,” yakın tarihe kadar geniş ailelerin konuştuğu, çekirdek ailelerin ise unuttuğu dünümüze ait kelimeleri yeniden hatırlatmak ve konuşulmak üzere hazırlanmış bir kitap.
Dil derdimiz, uzun zamandan beri dilimizi de kalbimizi de yormaktadır. Dilimizi kaybettiğimizde, kalbimizin de kaybolacağını bir türlü hatırlamak istemiyoruz.
Oysa dilini kaybeden kalbini de kaybeder. Günümüzde pek çoğumuzun kalbi başka söylüyor, dili başka söylüyor.
Hal böyle olunca tek kişi gibi dursak da görünsek de esasında iki kişilik taşıyor ve yaşıyoruz.
Ve bu sebeple ne kendimizi anlayabiliyor ne anlatabiliyor ne de karşımızdakiler bizi anlayabiliyor! Sadece riya örtülü şekilde anlamış gibi yapıyoruz. Geçelim.
Yılmaz ağabeyin ikinci kitabı, “Yokuşlarda Susamak”. Yılmaz ağabey romanın bir bölümünde 70’li yıllardaki gençliğini ve yaşadıklarını anlatıyor.
İttihat ve Terakkicilerin memleketi ne hale getirdiğinden başlayarak 12 Eylül’e giden yolda yerli ve yabancı darbeci zihniyetlerin kök kodlarını vererek bir dönemi not ediyor.
•
Erguvan Yayınlarından çıkan üçüncü kitap, “Esma-i Hüsna” demiştik. Mehmet Ali Bal hazırladığı “Esma-i Hüsna” isimli eserin başına şöyle bir hatırlatma düşmüş:
“Esma-i Hüsna dostlarına hediye edilmek amacıyla hazırladığımız bu çalışmamızda, bazı esma/isimler, zamanımızın dehşetli hadiseleri içinde bunalan, çare arayan, üzüntü duyan, dua eden, dertlerini paylaşan iki dostun samimi müzakereleridir”.
•
Eserler hakkında: Erguvan Yayınları; [email protected]







