Emperyalizmin ve kapitalizmin işgaline uğramış zihniyetler
“İnsanoğlu muamma bir varlıktır” deniliyor. Çok doğru yalnız bu doğrunun tahlili ve tarifi imkânsız! Çözebilene aşk olsun, sanmam ki, çözülebilsin.
Gerçi o kadar da iddialı olmamalıyım. Elbet çözenler olmuştur, çözenlerden istifade ederek muammayı anlamış olanlar belki vardır lakin kim bilir hangi mezardadır.
Asrımız, “zihinleri iğdiş tufanı” yaşıyor. Üstelik sözde “özgür iradelerimizle” bu tufana her birimiz kendi çapında kucak açıyor ve teslim oluyoruz.
-Ne diyorsun arkadaş!
-Kimseye bir şey demiyorum. Sadece gripten dolayı, iki gün televizyon ekranları arasında üç-beş dakikayı geçmeyen gezintiler yaptım ve böylesine duygu-düşünce-eylem ve bilinç kaybının nerelerde nasıl bir tufanla alabora olduğunu gördüm. Onu diyorum.
•
Mesela sabah kuşaklarını çeşitli ortamlarda izleyen kimseler, eğer değer yargılarımızdaki “aile birliğini” muhafaza edebiliyor ve gerçekten bir aile ortamı sağlayabiliyorlarsa, mucizevi bir hayat yaşıyorlar demektir.
İzledikleri programlardaki görüntüler, sözler, hal ve hareketler, o izleyenlerin evlerinde, ailelerinde olsa, eminim sokağa çıkacak halleri kalmaz ama başkalarının ki olunca eğlenceye dönüşüyor ve tabii esas zihinlerinin nasıl tarumar edildiğini göremiyorlar.
-Peki, bundan sana ne arkadaş? İzleyen memnun, izlettiren memnun, sen kime karşı neyin mücadelesini veriyorsun?
-Haklı söze ne denir! Eyvallah! Ben de zaten öyle düşünüp vazgeçtim fakat aklıma da şunlar takıldı ve kendi kendime mırıldandım.
Aile birliğine inanan insanlar varsa, bu beladan ailelerini korumak için aile üyelerinin de razı olacağı birtakım çareler üretmeliler.
Çünkü biz “aile merkezli” bir toplumuz, aileyi kaybedersek, her şeyimizi kaybederiz. Bu hakikati Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere aklıselim sahibi bütün insanlar söylüyor ama...
Ha bir de şunlar uğradı zihnime.
RTÜK diye bir kuruluş var. Bu kuruluşun aile birliği adına böyle programlara karşı bir yaptırım gücü var mı acaba? El-cevap:
-Olsa bile hükümeti temsil eden üyelerin “ak” dediğine muhalefet “kara” dediğinden orada da başka bir zihin işgali söz konusu. Zihin işgali fiziki işgalden berbattır.
-Bu söylediklerin RTÜK’teki iktidar temsilcilerinin durumunu kurtarmaya benziyor!
-Doğru ama onların da bu hususlardan şikâyetçi olabilecek vicdana sahip olduğu kanaatindeyim. Geçelim.
•
Haberler başka bir musibet. Filistin’le ilgili haberleri sunarken, ardından İsrail ürünü markaların reklamlarını yapmak, tarumar olmuş bir zihniyetin işgal hali değil de nedir?
Haberler tam bir dansöz figürü şeklinde aktarılıyor. Bir bakıyorsunuz acı-gözyaşı-kan-vahşet, seyirci ne olduğunu anlamadan, tamamen zıt başka bir haber. İşte tam bir işgal!
Elbet “insana hizmet” gayeli televizyonlar ve yayınlar yok değil. Onları bu kategoride düşünmüyoruz.
Ezcümle:
Bugün ülkemizde, Haçlı zihniyetle yapılan bir yayıncılık hâkim. Bu sebeple emperyalizmle kapitalizm arasında sıkışmış Müslüman kafalar karışık vesselam.







