--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eğitim seferberliği şikâyet değil çözüm ister

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bir eğitim yılının daha başındayız. Yalnız bu sefer çok başka bir eğitim yılına giriyoruz.

Cumhuriyet tarihi boyunca böylesine büyük bir girdabın içerisine düşmemiştik. 15 Temmuz darbe kalkışması, tepeden tırnağa memleketin bütün hücrelerini tarumar etti.

Eğitim kısmı ise bundan büyük yara aldı. İstiklal Savaşımızda bile böylesine onulmaz yaralar açılmamıştı.

Bugün başlayacak eğitim yılı sebebiyle elbet pek çok eksikliklerle karşılaşılabilir. Bu eksiklikler, hatalar, hemen Milli Eğitim Bakanlığı’na veya okul idarelerine yüklenmemeli.

Şikâyetlerden çok çözüm üretmeliyiz. Biz artık Gazi bir Türkiye’yiz. Böyle günlerde çareleri sadece devletten beklemek yerine bizler de çözümler üretmeliyiz.

Belli tahrip ve darbeci kesimler, böyle vakitleri fırsata dönüştürür ve ülke aleyhine haberler yaparak, toplumu fesada sürüklerler.

İhanet şebekelerinin kullandığı kişi veya kişiler; okul idarecilerini, velileri tahrik etmek üzere sülük gibi kapılarda bekleyip, insanların duygu ve düşüncelerini sömürmeye hazır halde bekleyeceklerdir.

Bu tür tahriklere asla kapılmamak gerek. Malum ihanet çevrelerine hizmet etmek isteyen haberciler başta olmak üzere, onlara planlı destek sağlamak isteyen kimselerin oyunlarına gelip, huzurumuza halel getirmemeliyiz.

Bir millet ancak kişisel fedakârlıklarla iyileştirilebilir. 15 Temmuz’da zirveye çıkardığımız fedakârlıklarımızı, eğitim seferberliğinde de sürdürebilmeliyiz.

Elbet özel ve sosyal hayatımızda kendimize has belli kurallarımız vardır. Bunların başında ailemiz ve ülkemiz için beklentisiz fedakârlık yaparak, toplumsal huzura katkı sunmak gelmektedir.

Millet olarak bizim genetik yapımızda, toplumsal meselelerde bir ve beraber olmayı her zaman gereğince yerine getiren “değer yargılarımız” vardır.

Düğünlerimizde, cenazelerimizde, bayramlarımızda, felaket günlerimizde, “insan” olabilen ve bu kimliğini; kapris ve bencilliklerinin arkasına atıp, birbirimizle canla başla bir ve beraber olmayı bilmişizdir.

İşte 15 Temmuz’da gördük ve yaşadık. Haçlı zihniyetinin 40 yıldan bu yana içimizde beslediği, büyüttüğü, kılcal damarlarımıza kadar soktuğu, neredeyse bölünmeyen ve parçalanmayan aile bırakmayan terör örgütüne karşı büyük bir birlik sağladık.

Hepimizin bildiği gibi bu büyük afetin topyekûn zarar vermediği hiçbir kurumumuz da kalmadı. Onun için hem millet olarak hem de devlet olarak “Gazi’yiz”.

İyi kimseler, yaptıklarının farkında olmadan veya hissettirmeden birbirlerine yardım ederler.

Kötüler ise fitne ve fesat üreterek hem kendilerini hem de insanları felakete sürüklerler.

Eğitim yılının başladığı bugünler, işte böyle fitne-fesat çevrelerinin, en hızlı ve acımasız şekilde ihanet mesaisi yapacağı günlerdir.

Eksiğiyle, gediğiyle; okul idarecilerimize, öğrencilerimize şefkatle ve merhametle sahip çıkarak yardımlarına koşmak durumundayız.

Devlet ve millet olarak atlattığımız büyük badireden sonra hepimiz yük altındayız. Birbirimize yardımcı olmadan problemlerimizi aşamayız.

Böyle dönemler, düşmanlara fırsat vermeden birbirimize sarılma günleridir. Vesselam.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle