• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Edirne’ye yolunuz düşerse

29 Eylül 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

Edirne’ye bu toprakların nasıl vatan edildiğini, bu uğurda neler çekildiğini ve yaşandığını görmek, idrak etmek ve ona göre ideal belirlemek için gideceklere bilgilenme veya tazeleme güzergâhı çizeyim.

Geçtiğimiz yıllarda “Hüseyin Çelebi” ismiyle yazı dizileri yapıyordum. Bazen “tekrar mı başlasam” diye düşünmüyor değilim.

Çünkü günümüzde gezi yazılarında yahut belgesellerde ekseri; yiyecek, içecek, eğlenecek yerler yazılıyor veya anlatılıyor. Tarihi ve kültürel boyutu es geçiliyor.

Oysa gezi yazı veya belgesellerin asıl amacı, o şehrin önce tarihini, tarihi şahsiyetlerini, ekonomik-sosyal ve kültürel boyutlarını anlatarak şehrin sahiplenilmesini sağlamaktır.

Gelin görün ki, reyting uğruna veya daha çok okunsun diye magazinden öte geçmeyen işler yapılmakta.

Edirne deyince de akla gelen; köfte-ciğer ve roman vatandaşlarımızın müzikal eğlenceleri. Edirne bunlardan mı ibaret? Geçelim.

Edirne’ye yolum düşünce gezmeye-görmeye, bilgilerimi tazelemeye başlamadan önce, “Bir şehre varınca oranın ulu kişisi ziyaret edilmeli” düsturunca, Hasan Sezai Hz.leri ziyaret edilip ruhaniyetine selam verilerek Fatiha okunmalı.

Hazan Sezai Hz.lerinden sonra Edirne’nin ilk medreselerinden II. Murad’ın yaptırdığı ilk cami ve medrese olan “Dar’ül Hadis Camii” ve evlatlarının kabirleri ziyaret edilmeli.

Her iki mekân da şehri süsleyen Tunca ile Meriç Nehirlerinin yakınında. Buradan hareketle, Selimiye Camii ve civarındaki tarihi mekânları görülüp, “Eski Camii” ya da diğer adıyla “Ulu Camii’ne”, oradan da “Üç Şerefeli Camii’ne” varabilirsiniz.

Bu güzergâhı gezdikten sonra Üç Şerefeli Camii’nin bahçesindeki çay evinde biraz soluklanmalısınız. Buradan artık araçla II. Beyazıt Külliyesine geçebilirsiniz.

II. Beyazıt Külliyesi’ndeki camiyi, şifahaneyi, medreseyi gördükten sonra Yıldırım Mahallesinde yer alan Hıdırlık Tepesindeki “Hıdırlık Tabyasını” ziyaret edebilirsiniz.

Çizdiğim bu güzergâh Edirne için özet bir bilgilenme yoludur. Şehrin hemen her sokağında Osmanlı tarihine rastlarsınız. Gerisi artık yorulup yorulmadığınıza bağlıdır.

Alipaşa Çarşısı, Bedesten ve Selimiye Arastasını görmelisiniz. Ahilik kurallarının ilk uygulandığı çarşılardandır.

Peki, “Ahilik var mıdır” derseniz artık yok. Sadece Edirne’de değil, hiçbir yerde bulamazsınız. Şimdi vicdanlar değil, cüzdanlar öncelikli olduğu için Ahilik yerini hırsa bırakmış vaziyette.

Bu kadar gezi sonrası elbet yemek ve içmek ihtiyacı da hâsıl olacaktır. Bu konuda da şu tavsiyede bulunmak isterim.

Şahsım şöhret bulmuş yerlerde yemez. Sahte tebessüm ve iltifatlara para vermeyi sevmem. Daha ziyade işine sahip çıkan esnafı arar bulur, orada nasibimi yerim.

Yazıyı, Edirne Valisi Hüseyin Kürşat Kırbıyık’a bir hatırlatma ile noktalayalım.

Edirne’yi tanır-bilirim, birde valilik sitesine bakayım dedim ve üç önemli eksik gördüm.

Şükrü Paşa Anıtı yer alıyor ama restorasyonda olduğu belirtilmemiş. “Hıdırlık Tabyası”, “Alipaşa Çarşısı” ve “Hasan Sezai Hz.lerine” dair bilgilere yer verilmemiş.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Beyhan Sinecili

hayırlı günler edirne mis hakkında yazdıklarımız çok doğru sizi yazdıklarımızdan dolayı kutluyorum
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23