Edirne Tarihsizlikten ve Talihsizlikten Kurtuluyor
Tarihi şehirlerimiz içerisinde Edirne, tarih yüklü olduğu halde yaklaşık seksen yıldır, merkezi ve yerel yöneticilerin tarihimize sırt dönmeleri sebebiyle tarihsizmiş gibi muamele görmekteydi.
Nihayet Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın millet-devlet bütünleşmesini sağladığı son 20 yıldır, sadece resmi vatan coğrafyamız değil, bütün bir gönül coğrafyamızdaki tarihimiz gün yüzüne çıkarılmaya devam ediyor.
Selimiye Camii’nin restorasyonu ve diğer yıkılmaya yüz tutmuş eserler başta gelenleridir. Ayrıca sırt çevirenlerin yüzünden geçmiş yıllarda yıkılan ve yok edilenler dâhil, 4500 civarında eser olduğu söylenir.
Malum, Edirne Bursa’dan sonra Devlet-i Aliye’nin ikinci başkentidir ve devlet burada neşvünema bulmuştur. İstanbul’un başkent oluşundan sonra dâhi Padişahlar Edirne’yi ihmal etmeyerek, “Rumeli’nin kapısını boş bırakmamalı” düşüncesiyle yaşamışlardır.
Osmanlı devlet teşkilatının oluşumu, Edirne “Yeni Saray’dır”, diğer adıyla “Saray-ı Cedîd”. Tabi bir de “Eski Saray” “Saray-ı Atîk” vardır.
“Eski Saray”, I. Murad döneminde yönetim merkezi olarak yapılmış, Selimiye Camii’nin olduğu meydana inşa edilmiştir.
“Yeni Saray” ile “Eski Saray” isimleri zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır. “Yeni Saray” Edirne’nin Kuzey yönünde Tunca Nehri kıyısında kurulan büyük saraydır.
Peki, bunları niye dile getirdik ve “Edirne Tarihsizlikten-Talihsizlikten Kurtuluyor” dedik ona gelelim.
•
Efendim, Edirne Yeni Saray, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın tarihimize ve medeniyetimize sahip çıkma kararlılığı, azmi ve inancıyla, CumhurbaşkanlığıMilli Saraylar İdaresi Başkanlığına devredildi.
Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız yönetiminde güçlü bir ekip, kolları sıvayarak Edirne’yi yeniden tarihi kimliğine kavuşturmak üzere çalışmalara başladı.
Sıkça dile getirdiğim şu tespiti yazayım da “Yeni Saray” hakkında kısa bilgi vererek sözü hitama erdirelim. “Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer”.
Bu sözün en büyük ispatlarından birisi, halen Yunan sınırları içerisinde yer alan Dedeağaç bizim iken, bugün sınırımızın Karaağaç’ta son bulmasıdır.
•
Eski Saray hakkında Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzun Çarşılı şu bilgileri verir:
“Edirne’nin kati surette devlet merkezi olması, Çelebi Mehmed ve oğlu II. Murad Bey zamanlarıdır.
II. Murad H.851, M.1447 de Edirne’de Tunca Nehri kenarında Yeni Saray mevkiinde bir köşk yaptırmış, sonradan II. Sultan Mehmed (Fatih) bu köşkü genişletmek üzere Üç Şerefeli Camii’nin mimarına “Yeni Saray’ı” inşa ettirmiştir.
Bu saray da tıpkı İstanbul’un Topkapı Sarayı’nda olduğu gibi “harem, has oda, hırka-i saadet, hazine, kiler, seferli koğuşlarıyla, Babüssaâde ağası ve zülüflü baltacılar” daireleri vesaire vardı. (Cevdet Tasnifi Saray Vesikaları, No. 6113)
•
Ezcümle:
Edirne başka bir vefaya daha kavuşuyor. Söz konusu mevkii de Balkan Savaşlarında şehit olmuş 20 bin canımız vardır.
Burası da şehitlik olarak korunacaktır. Serhat şehrimiz Edirne kuruluş kimliğine kavuşuyor vesselam.







