--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Düşmandan merhamet beklenmez

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Düşmandan merhamet beklenmez. Ve tabii merhamet de edilmez. İhanete merhamet, merhamet kavramına ihanettir ki, o merhamet gelir, merhamet edeni vurur.

ABD ve AB ülkeleri, leş kargaları gibi sürekli ülkemizle dalaşmaktalar.

Topraklarımız dışında ve içinde bulunan teröristler ve sevicileri de bu leş kargalarına hizmet etmekteler.

Millet olarak bütün olup bitenleri pekâlâ görmekteyiz ve leş kargalarına yem olmayacağımızın bilincindeyizdir.

ABD ve AB teröristlerinin bilmediği bir gerçek var ki, millet olarak asla onlara benzemediğimiz ve benzemeyeceğimiz gerçeğidir.

Zaten düşmanlıklarının sebebi de onlara benzemediğimiz ve onlardan olmadığımız için değil midir?

Uzun yıllar yarım yamalak, şimdi ise apaçık şekilde ortaya döktükleri kinleriyle karşı karşıyayız.

¥

Bu toprakları vatan belleyen her ferdimizin bildiği ve inandığı milli esaslarımız vardır.  Bu esaslar sayesinde birliğimizi ve dirliğimizi korur ve kollarız.

Batılı toplumlarda; “vatan, millet, devlet ve din” aidiyeti yoktur. Böyle bir aidiyet bizde vardır. İşte batılı leş kargalarının tahammül edemediği tarafımızdan birisi burasıdır.

Yüz yıl öncesine gidelim ve Osmanlı Devleti’nin son sadrazamlarından Said Halim Paşa’nın yazdıklarını okuyalım:

“Ne yazık ki Batılılar, Müslümanlara ait olan her şeye, bilhassa İslam dinine karşı irsî ve şuuraltı bir kin ve husumet beslemekteler.

Ayrıca zihniyetleri, gördükleri vak’a ve hadiseleri doğuran sebepleri ve ruh hallerini kavramayacak kadar zavallıdır.

Bu yüzden Batılılar, Doğu’nun bu halini, kendi anlayış ve fikirlerine göre yanlış bir şekilde izah edip hareket ederler.

Avrupalıları telaşa düşürüp, bizlere karşı şiddete ve yolsuz hareketlere mecbur eden sebep, tevekkül ve dayanışma gibi kuvvetli vasıflara sahip olan bir millet oluşumuzdandır”.

¥

Evet, bugün akıl almaz oyun ve entrikalara karşı karşıyayız ve hamdolsun birliğimizi ve dirliğimizi muhafaza ediyorsak, iç ve dış düşmanlarımızı tanıyor olmamız ve dini-milli esaslara sahip çıkmamızdandır.

İhanetin anlaşılır bir tarifi yoktur. İhanetin gerekçesi olmaz ki, tarifi olsun.

İnsan olma melekelerini kaybetmiş, önce kendisine, sonra ailesine, sonra da vatanına, milletine ve dinine ihanet edenlerin, içinde yaşadığı toplumla barışık olması mümkün değildir.

Böyleleri ancak düşmanların safında yer alır ve ihanetlerine oradan devam ederler. Görüldüğü gibi Türkiye olarak böyle bir durumla karşı karşıyayız.

Ülkemizin içinde bulunduğu bu durumdan çıkabilmemiz için, en büyüğümüzden en küçüğümüze kadar hepimize, mevki ve önemine göre mesuliyetler düşmektedir.

Devlet-millet bütünleşmemiz elhamdülillah yolunda gitmektedir.

Kişisel istek ve arzularımızı öteleyerek, vicdanımızla hareket ettiğimiz takdirde, aşamayacağımız hiçbir engel kalmaz.

Yine Rabbime binlerce şükürler olsun ki, batılı hiçbir ülkeye karşı boynumuz eğri değil ve başımız dimdiktir.

 İşte bu durum da onları çıldırtmaktadır.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle