Dört Ulu Çınar
Bu haftaki eserimiz Ensar Yayınları’ndan. “Dört Ulu Çınar” adını taşıyan kitap “Dört Halife’mizi” anlatıyor.
Ahmet Lütfi Kazancı’nın kaleminden muhteşem bir anlatım.
Samimi ve iyi niyetle okuyan herkesin ön yargısız ve peşin hükümsüz istifade edebileceği bir eser.
Halife, önden gideni adım adım, ciddiyetle izleyen insan demektir. Nebiyy-i Muhterem Efendimizin Halifeleri de Kur’an ve sünnet ölçüsünde hareket ederek, O’nun gösterdiği nurlu yolda bu ümmete kılavuzluk yapmış, yol göstermiş ve problemlerine çare bulmuşlardır.
Peygamberimiz (s.a.v)’in ardından O’na Halife olma şerefini elde eden; Hz. Ebubekir (r.a.) Hz. Ömer (r.a.), Hz. Osman ve Hz. Ali (r.a.) uzun yıllar O’nun terbiyesinde kalmış ve O’nun getirdiği dini iyi anlamış, ruhlarına sindirmiş, cennetle müjdelenmiş birer “Sahabe”, “Ümmet” ve “Devlet Başkanıdırlar”.
•
Hz. Ebubekir devrinde, Nebiyy-i Muhterem Efendimizin vefatını fırsat bilenler, havayı yeterince bulandırmışlar fakat Hz. Ebubekir’in ciddi tutumu, mükemmel idareciliği sayesinde bu engel aşılmıştır. Hz. Ömer devri ise bu sağlam temel üzerinde yükselmiştir.
Hz. Osman ve Hz. Ali dönemleri ise o yüzyıldaki İslâm âleminin en zor devirleridir. Birer insanlık abidesi olan her iki Halifemiz de görevleri sırasında, insanlık tarihinin her devresinde ve günümüzde de olduğu gibi kâfirlerle münafıkların ittifakları yüzünden zor dönemler yaşamışlardır.
Hz. Osman (r.a.) o devirdeki Yahudi çapulcularının oyunlarına gelen münafıklar tarafından şehid edilmiştir.
Allah’ın aslanı, Efendimizin damadı, Hz. Ali (r.a.) ise daha çetin bir imtihanla karşı karşıya kalmış ve iş yapamaz duruma getirilmiştir.
Bugünü anlamak için o devri bilmek gerekir. O günkü Müslümanların başına musallat olanların bugünkü kötü artıkları, Türkiye başta olmak üzere tüm İslam âlemine aynı oyunu sergilemektedirler.
•
“Hulefa-i Raşidin” adı altında toplanan ve Efendimiz Rasulullah (s.a.v.) ’in can yoldaşları olan, Hz. Ebubekir (r.a.), Hz Ömer (r.a.), Hz. Osman (r.a.) ve Hz. Ali (r.a.)’ın öncelikli vasıfları; elbette, “Allah’a, Kur’an’a ve Rasulullah (s.a.v.)’in sünnetine” karşı tavizsiz samimi olmalarıydı.
Gösteriş ve riyakâr davranışlarla lekelenmeyen tertemiz bir hayat yaşamışlardır. Kibir ve gurur, dedikodu ve haset, onların semtine bile uğramamıştır.
Halifelerimizin hayatları okunduğunda görülecektir ki, iman ettikleri günden son nefeslerine kadar, Yüce Allah’a kul, Rasulullah’a sahabe ve ümmet olabilme dışında bir şey düşünmemişlerdir.
Dünya coğrafyasının neresinde “amentüsü sağlam ne kadar Müslüman” varsa, fert fert dört Halifemizi böyle bilmektedir.
İslam tarihi boyunca ve bugün de Halifelerimiz arasına, ayrımcılık fitne tohumları ekenler, onlar nezdinde; Allah’a, Kur’an’a, Peygamberimize ve Müslümanlara düşmanlık eden müslim görünümlü münafıklardır.
•
Kitap hakkında, Ensar Yayınları;
0212-491 19 03







