Dört Kapı Kırk Eşik
Bu haftaki kitap, Tasavvuf Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Uludağ hocaya ait!
“Dört Kapı Kırk Eşik” üst başlıklı, “İslam Toplumlarında Sûfî Gelenekler ve Derviş Tipleri” isimli eser Dergâh Yayınlarından çıkmış.
Tasavvuf, içerik itibariyle, eşref-i mahlûkat olarak yaratılan en şerefli varlık insanın, dünyaya geliş gayesini düzenleyen ve ahirete hazırlayan kurallar silsilesinin adıdır.
Süleyman Uludağ hoca eserin giriş bölümünde tasavvufa dair şu bilgi vermektedir.
“Tasavvuf, toplumda geniş bir tabanı bulunan; her tarafa kök, dal, budak salan yaygın bir harekettir. Her akım ve mezhepte tasavvuftan şöyle ya da böyle bir damar bulunur.
Âlim-cahil, halk-aydın, sivil-bürokrat, köylü-kentli, hatta dindar ve dindar olmayan bütün toplum katmanlarında ve kesimlerinde mensupları bulunur.
Bu katman ve kesimlere göre de tasavvuf içinde tabii olarak farklı meslekler, akımlar, tarikatlar ve zümreler oluşur.
Bunların içerisinde birbirlerine yakın olanları bulunduğu gibi birbirinden çok farklı, hatta birbirine zıt olanları bile vardır.
Bunun sebebi, tasavvufun az-çok, iyi-kötü toplumun bütün kesimlerine ve tabakalarına hitap eden bir nitelikte olmasıdır. Sıradan ve ümmi bir kişi gibi bir âlim veya bir filozof da bu harekete ilgi duyar ve bununla meşgul olur”.
•
Süleyman Uludağ hocanın ifadelerinden sonra hatırıma, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.lerinin, Siirt Tillo’da medfun bulunan hocası İsmail Fakirullah Hz.lerinin şu sözü geldi.
- “Anlarsa uzağım yakınımdır, anlamazsa yakınım uzağımdır”. Tasavvufun tariflerinden birisidir.
Tasavvufun başı, ortası, sonu yani cümlesi, insanı ahlaklı olmaya davet eden ve ahlaklı yaşamayı öğütleyen bir sistemdir.
Bütün mesele, kişilerin kendilerini tanıması ve anlamasıdır. Tasavvuf okyanusunda; her karakterden-huydan-mizaçtan-kimlikten, insana dair mutlaka onu iyileştirecek derman ilaçları bulunmaktadır.
Nefsini tamir etmek veya olgunlaştırmak isteyenler için tasavvuf eczanesinde “dört kapı kırk eşikten” oluşan reçeteler ve ilaçlar kullanım şekilleriyle vardır.
Mesela bu ilaçlardan birisini kitaptaki satırlardan okuyalım:
“Ağacın dalı gövdesinden çıkar. Tasavvufun aslı ihsandır. İhsan; Allah’a, onu görüyormuşsun gibi ibadet ve kulluk etmen, her ne kadar ben onu görmüyorsam da o beni görmektedir diye düşünmendir.
Görüldüğü üzere tasavvufun temeli olan ihsan iki çeşittir:
- Allah’ı görüyormuşsun gibi O’na ibadet etmek!
- Allah’ın seni görmekte olduğunun bilincine sahip olmaktır!
•
Tasavvuf, Allah’a uzaklıktan kaynaklanan bulanıklıktan sonra yakınlıktan hâsıl olan duruluk/saflıktır.
Allah’tan uzak düşme bulanıklığa, manevi kirliliğe sebep olur. Allah’a yakın olmak ise duru ve saf olmanın sebebidir. Tasavvuf şerden ve şeytandan arınma ırmağıdır.”
Ezcümle:
Kim nasıl bir insan karakteri özlüyorsa, tasavvufun “insan” tarifinde bulabilir. Çünkü temeli Kur’an ve sünnet merkezlidir.
………………..
Eser hakkında:
Dergâh Yayınları: 0212-518 95 79-80
www.dergah.com.tr







