--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Doğu ve Güneydoğu Yatırım Destek Hamlesi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Hükümetin Doğu ve Güneydoğu Yatırım-Destek Hamlesi elbet çok önemlidir. Türkiye’nin inandığı yolda tüm engellere rağmen ilerlediğini gösterir.

Doğu ve Güneydoğu’nun maddi yatırım kadar manevi yatırıma da ihtiyacı vardır. Bu coğrafyamız, manevi fatih ve fetihlerle yoğrulmuş topraklardır.

Bugün terörün asla yaşamaması gereken bölgemiz esasında Güneydoğu illerimiz olması gerekirken, maalesef yıllardır terörün merkezi konumundadır.

Sebebi bellidir. Onbeş yıl öncesine kadar resmi ideolojinin ihmalidir. Şikâyet ederek bir yere varılmayacağına göre geçmişteki yapılan hataların tamiri lazımdır.

Hükümetin açıkladığı destekler, hatanın tamirini maddi olarak karşılar ama esas manevi kayıpların telafisine bakmalıdır.

Maddi kalkınmayı destekleyecek manevi madenler vardır. Bu madenleri işlemek öncelikli olmalıdır.

Eğer geçmişte yapılan hataları tamir edemezsek, geleceği onaramayız.

Doğu ve Güneydoğumuzun dini değerlerden nasıl uzaklaştırıldığını bilmek, teşhisi doğru koymak ve tedavi yapmak zorundayız.

Terör, insan hayatını yok sayan, toplumların milli ve dini değerleri üzerinde her türlü oyunu oynayan ve tek çıkar yolun şiddet olduğuna inanan lanetlenmiş kümelerin işidir.

Oysa bizim topraklarımız, var oluş vazifelerinin gereği; Nemrudilerin değil, İbrahimilerindir. İlahi adalet er geç tecelli edecek ve nihai zafer İbrahimilerin olacaktır.

Şimdi manevi kalkınmanın veya manevi değerlerin yeniden hayata kazandırılması için Diyarbakır’ın bu yönüne kısaca bakalım.

Diyarbakır’ın fethi, Mekke’nin fethinden 9 yıl sonra gerçekleşmiştir.

Halife Hz. Ömer’in (r.a.) görev verdiği komutan İyaz bin Ganm ve Halid bin Velid ile oğlu Hz. Süleyman (r.a), Diyarbakır’ın fatihidir.

Savaş sonrası Halid Bin Velid’in oğlu Hz. Süleyman (r.a.) dâhil, 27 sahabe bu bölgede, 13 sahabe ise surların etrafında şehit düşmüşlerdir.

Bölgede toplam 41 sahabe kabri vardır. Ayrıca yine Diyarbakır il genelinde, Osmanlı devlet adamları ve evliyanın medfun olduğu 69 türbe bulunmaktadır.

Din unsuru Doğu ve Güneydoğu’nun asla vazgeçemediği ve geçmeyeceği tek dayanağıdır. Yeter ki, suiistimal edilmesin, ötelenmesin, sömürülmesin ve sahip çıkılsın.

Hükümetin bu konuda attığı veya atacağı adımlar vardır ve mutlaka olmalıdır.

Başka milletleri bilemem ama bizde dine ilk önce devletin sahip çıkması istenir.

Devlet milli ve dini değerlere sahip çıkarsa, millet uğruna gözü kapalı seve seve şehit olur. Tarihimizdeki örneklerin en yenisi 15 Temmuz gecesi yaşanmıştır.

Doğru anlatmak ve anlaşılmak kaydıyla, din bizde her türlü derdin çaresidir. Yeter ki, nifakçıların ve münafıkların elinden alınabilsin. 

Ezcümle:

Doğu ve Güneydoğumuz tarımın ve hayvancılığın ana damarıdır. Sanayi yatırımlarının yanı sıra esas bu alanlara yatırımlar teşvik edilmelidir.

Bölgemizin önemli bir özelliği de inanç turizmi açısından çok zengin olmasıdır. Henüz keşfedilmemiş nice hazinelerimiz mevcuttur.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle