Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Tarihî Şûra
Millet olarak en hassas noktamız dini değerlerimizdir. FETÖ terör örgütü bu hassas noktamızdan vurdu.
Belki de bu vuruşu; “dünyamızı dinimize tercih ederek bizler istedik”. Çünkü dini değerlerimizi dilimizden öte geçiremediğimizden, duygularımız üzerinde istedikleri gibi at koşturdular ve millet-devlet üzerinde onarılmaz yaralar açtılar.
Eğer inandığımız değerleri, dilimizle söylediğimiz gibi kalbimizle tasdik edebilseydik, nefsimize hükmedebilseydik, varlığımızın sebebi olan dinimiz üzerinden, ne milleti ne devleti vuramazlardı.
Mesela yüzlerce örnekten birisi:
Her fırsatta kullandıkları ve asla itibar edilmemesi gereken, hatta inanmakla ve kabullenmekle, şirke düşüleceğini bile bile, “gaipten haber” vermelerine inandık, daha da vahimi, kendimizi aldatmışız ama onlar bize aldanmamış.
Birer müzik eğlence programlarına dönüşen Türkçe olimpiyatlarında, haşa Peygamber Efendimizin salonda olduğu haberlerine gözyaşlarıyla itibar edip; “Allah Allah” diye iç geçirmelerle kabullendik de; bir felakete sürüklendiğimizi göremedik.
•
İmanımızı çaldılar. Daha doğrusu çaldırdık. İşimize geldi. Din adına, aile adına, gelecek adına, üzerimizde yük gördüğümüz emanetleri taşıyacakları vaadiyle, nefislerimize hitap ettiler ve “imanımız üzerinde hüküm sahibi oldular”.
Maalesef bu duruma düşmemizin önemli sebeplerinden birisi de; “nemelazımcılık” gibi “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi umarsızlığımız ve bencilliğimiz oldu.
Bu söylediklerim; “Vatan, Bayrak, Millet, Devlet, Demokrasi” için meydanları dolduran insanların feryatlarıdır.
Hangi meydana yolunuz düşse ve kimin yanına varsanız, bu ve benzeri nice acılar, gözyaşları, itiraflar, pişmanlıklar, ihanetler duyarsınız. Dünün pişmanlıklarını yaşayarak yarınlara hazırlanılmaz. Çok geç de olsa devlet ve millet olarak büyük bir musibeti, büyük faturalar ödeyerek fark ettik.
Geçmişi unutmadan; yarına önlem, çözüm ve umutlarla yürümek zorundayız. Tarihimiz böyle işgal hadiseleriyle doludur ama sonuçta hep Allah’ın istediği zaferler gelmiştir. Allah’ın açık yardımıyla, milletimiz tarafından bu işgal de durdurulmuştur.
•
İşte Diyanet İşleri Başkanlığı, bu ihanete neşter vurmak ve çözüm yolları belirlemek üzere, Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın riyasetinde tarihi bir şura düzenleyecek.
Bu konudaki davet mektubunu da paylaşalım.
•
“15 Temmuz gecesinde yaşanan kanlı darbe girişimi ve işgal hamlesinin, dini istismar eden bir örgüt (FETÖ/PDY) tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle, ülke ve millet olarak içinden geçtiğimiz süreci değerlendirmek, bu ve benzeri yapıların ülkemize, milletimize, İslâm’a, Müslümanlara ve İslâm algısına verdiği zararları tespit etmek, dini açıdan bu konularda istişarelerde bulunmak ve atılacak somut adımları belirlemek üzere; 3-4 Ağustos günlerinde, Ankara Bilkent Otelde saat 11’de,“15 Temmuz Darbe Girişimi ve Din İstismarına Karşı Birlik, Dayanışma ve Gelecek Perspektifi” gündemi ile gerçekleştirilecektir.”
•
Tekrarında fayda vardır. Artık üzerimizdeki “aile ve devlet emanetine” sahip çıkmalıyız.







