--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Diriliş Ertuğrul’u Sulandırmak

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Diriliş Ertuğrul dizisi yeni yayın dönemine hızlı girdi. Halkımızın büyük ekseriyetinin izlediği bu dizi, TRT’nin birçok kusurunu da örtüyor.

Yalnız bazen öyle kusurlar işleniyor ki, ne üstünü örtmek ne savunmak ne de başka bir yol ile telafi etmek mümkün olmuyor.

Birçok insan Diriliş Ertuğrul’u; “tarihini, kültürünü, medeniyetini ve geçmişini” orada bulduğu için izliyor.

Ayrıca yine TRT’nin “ataerkil aile” dediğimiz büyük babalı, büyük anneli ve geniş akrabalı şekilde izlenebilecek dizisi de yine Diriliş Ertuğrul’dur.

¥

Diğer yerli dizilerde Türk aile yapısını bulmak zor. Bizim toplumumuzun değer yargılarını yansıtacak bir iki karakter gösterilirse, hemen ardından bu iyi karakterleri paspas gibi ezip geçen batılı değerlerle yaşayan tiplere yer veriliyor.

Mesela o dizilerden birisi “Babacandır”. Yufkacı Salih’ten başka hangi tiplemeler Türk aile yapısına uygundur?

Çocuklarına ve ailesine çok düşkün olan Yufkacı Salih, kendi; örf, adet, gelenek ve milli” tüm değerlerden yoksun çocuklarının peşinde perişan olmakta.

Kaş yaparken göz çıkartılıyor. Günümüzde aile bütünlüğünü yitirmiş gençlerin her biri o dizideki kopuk kimseler gibi bir hayat arayışına giriyorlar.

Neyse amacım o diziyi yazmak değildi.

Çarşamba günü izleyici televizyonun karşısına geçmiş, Diriliş Ertuğrul seyredecek, pat diye Babacandır’ın fragmanı girmez mi? Bundan sonrasını diyemem.

Yahu belli ki, Ertuğrul çok izlenen bir dizi ve seyircileri de “vatan, millet, din bayrak” mayalı hassas insanlar, tutup da böyle insanların duygusal olarak hazırlandığı bir sırada, Babacandır’ın o cıvık karakterlerini, 90’dan gol atar gibi insanların yüzüne püskürtmek nasıl bir anlayıştır.

İlgililerin elbet bir gerekçeleri vardır. Yalnız hiçbir neden, Ertuğrul’un jeneriğinden hemen sonra fragman ve reklamlarla sulandırılmasını haklı çıkarmaz.

¥

Bu konuyu TRT Genel Müdürü Şenol Göka’nın ilgisine sunduktan sonra seyircilerden, özellikle de orta ve yükseköğrenim gençliğinden gelen talebi iletmek isterim.

Dizinin yayın gününün Cuma veya Cumartesi akşamına alınması ısrarla talep edilmektedir. İsterlerse araştırma yaptırabilirler.

Hayat büyük şehirlerde saat 05-06’da başlar. Çarşamba günü Diriliş Ertuğrul’u izleyip de sabah işe yahut okula gitmek kolay değildir.

Ayrıca diziden hemen sonra insanların dinlenmeye geçmesi de mümkün olmuyor. Dizi bitimine müteakiben seyredenler arasında dakikalarca yorumlar ve paylaşımlar yapılıyor.

Dizinin yayınlanma gününün Cuma veya Cumartesi gününün olması, tüm aile bireyleri açısından son derece uygun olacağı aşikârdır.

Mesela Cumartesi günü “80’ler” dizisinin yerine konulabilir. Oraya da yine iki tane cıvık karakter koydular, dizi güneş yemiş yeni asfalt gibi vıcık vıcık içinden çıkılmaz hale geldi.

Velhasıl Şenol Bey, esasında söylenecek çok şey var lakin şeytanlara fırsat vermek lazım. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle