Cumhuriyetin Tarihi
Bizden iki üç yüz sene evvel uyananlar,
Hâlâ uyuyanlardaki mahiyeti görsün.
Efsanesi kaybolsa kıyamet koparanlar,
Tarihini okkayla satan milleti görsün. (Mithat Cemal Kuntay)
Bu haftaki eserimiz Pınar Yayınları’ndan. Prof. Dr. Celaleddin Vatandaş’ın, ince eleyip sık dokuyarak kaleme aldığı kitabın adı “Cumhuriyetin Tarihi”.
Bilenler bilir, bilmeyenler için şöyle diyelim: “Cumhuriyetin tarihi, resmi ideolojinin sınırladığı ve etrafına dikenli tel çekildiği bir tarihimizdir”.
Ve denilir ki; “Cumhuriyet tarihinin sadece yazılmayan kısımları yazılmış olsa, yazılanları bine katlayacak mahiyettedir”.
Hiçbir ülkenin, hiçbir döneminin tarihi, kendi halkından gizlenerek, inkâr edilerek ve daha da önemlisi halkı dışlayarak yazılmaz ve yazılmamıştır.
Böyle bir tarih anlayışı sadece bize mahsustur. Özellikle 2000’li yılların başına kadar Cumhuriyet tarihi boyunca iki tür tarihle karşılaşmışızdır. “Resmi Tarih” ve “Gayriresmi Tarih”.
Resmi tarihi yazanlar, “para ve imtiyaz” karşılığı kendilerine dikte ettirilenleri harflere dizmişlerdir.
Gayriresmi tarihi yazanlar da her türden baskı, şiddet, tehdit ve benzeri uygulamaları göze alarak, memleketinin ve milletinin tarihini yazmıştır.
İşte Celaleddin Vatandaş’ın kaleme aldığı “Cumhuriyet Tarihi” kitabı, resmi tarih ile gayriresmi tarihin sentezi olmuş ve ortaya hakiki tarih çıkmış.
Yazarın çok kapsamlı bu kitabı gibi başka eserler de mevcuttur elbet.
Eseri, resmi tarih ideolojisine zihnini kenetlemeyen kimseler okuduğunda görecektir ki, memleketimizin gerçek tarihi henüz yazılmamıştır.
¥
Kitabın müellifi ne diyor ona bakalım:
“Bugünün Türkiye’sinde yaşanan toplumsal, siyasal, ekonomik, yasal olaylar, dünün şartları dikkate alınmadan doğru değerlendirilemez. Yarının Türkiye’si ise hiç kuşkusuz, dünden bugüne süregelen şartlara göre şekillenecektir.
Yine bu ülkede yaşayan ve yaşadıklarını doğru değerlendirme çabası içerisinde olan herkes bilir ki, bu ülkenin görünenleri son derece sığ ve büyük oranda sahte, görünmeyenleri ise son derece derin ve bir o kadar da gerçektir.
Kitap, bugün yaşamakta olduklarımızı doğru çözümleyebilmek ve yaşayacaklarımız için isabetli bir öngörüde bulunabilmek için, yaklaşık yüz yıldır yaşadıklarımızı ortaya koyma çabasının bir ürünü olmuştur.
Bir toplumun yüzyıla varan süre içerisinde tüm yaşadıklarını ortaya koymanın bir kitapla mümkün olmayacağı açıktır.
Üstelik bu ülke Türkiye ise değil yüz yılı, belki yaşanan herhangi bir on yılı dahi bir kitapta, bütün yönleriyle ele almak imkânsızdır denecek kadar zordur”.
¥
Evet, resmi tarihi yazdıran ve halka zorla kabul ettirmek isteyen tuzu kuru seçkinler, halkın sırtındaki urbasından, kursağına gidecek lokmasına kadar müdahale edip, Ankara’da inşa ettikleri bir dünyaya kapanmışlardı.
İşte resmi tarih bu dünyadan yazdırılmıştı. Nice gerçekler ve itiraflar bu eserde.
Kitap hakkında Pınar Yayınları: 0212- 520 98 90







