--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çorum deyip de geçmemeli

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
8

 

Çorum deyip de geçmemeli. Altı da üstü de hazine.

Tarihinin binlerce asır ötesinden başladığı tahmin edilen Çorum’a nice uygarlıklar konup göçmüş. Asırlardır hayatın aktığı bir bölge.

Bir şehrin tarihini okumadan, okunanları yerinde görmeden o şehri bilmek ve anlamak mümkün değildir.

Bu manada basılı, sesli, görüntülü yayınların yanı sıra esas anlatım ve tanıtım merkezi müzelerdir. Müzeler tarihin şahitleriyle doludur çünkü.

Biz de izlenimlerimize arkeoloji müzesinden başladık. Çorum Müzesi 1968 yılında açılmış, 2000 yılından itibaren müze olarak hizmet vermeye başlayan müze, arkeoloji ve etnografya bölümleri olmak üzere birbirinden bağımsız iki ayrı sergi salonuna sahip.

“İnsan ve dünya”! “Nereden geldik, nereye gidiyoruz”? “Ne topladık, ne götürüyoruz”? “Bunca ömrü nerede nasıl bitirdik” gibi benzeri soruların cevaplarını müzelerde bulabiliriz.

Çorum arkeoloji müzesinde insanlık tarihinin ilki Kalkolitik Çağ (MÖ. 6000), Eski Tunç (MÖ. 3000), Orta Tunç (MÖ. 2000), Demir Çağı (MÖ. 1000), Helenistik, Roma ve Bizans Dönemi eserleri yer alıyor.

Tabii bu uygarlıkların asıl merkezi Alaca İlçesi, Alaca höyük, Boğazkale ilçesindeki Hattuşa kalıntıları, açık hava müzesi olarak vazife görüyor.

Müzeler, dünyanın kimseye kalmayacağına dair büyük şahitler. İnsan öyle bir hırslı varlık ki, hırsın sonu müzelerde görülmektedir.

Gelelim bizim kadim tarihimize. Çorum bir Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet şehri. Çorum’da sadece geçmiş uygarlıkların kazıları yapılmıyor.

Yine Alaca ilçesi Mahmudiye köyünde “Kalehisar” olarak bilinen bölgede, Selçuklu eserlerinin kazıları var. Şimdilik Kale, Medrese, Camii, Hamam kalıntıları üzerinde çalışılıyor.

Asırlar ötesinde birçok değişik kültürleri bünyesinde barındıran Çorum, Anadolu’nun 1071’de Malazgirt Zaferiyle Selçukluları hâkimiyetine girmesinin ardından, Danişment Ahmet Gazi tarafından 1075 yılında fethedildi.

Bu tarihten sonra Çorum; camileri, kaleleri, saat kuleleri, köprü ve sivil mimari örnekleri ile Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı şehri oldu. Yalnız bu eserler halen yaşıyor şükür.

Çorum’un tarihine dair şu bilgileri de aktarmalı ki, doğruluk derecesi bir hayli yüksek olmasına rağmen fazla bilinmiyor.

1075’te bölgenin fethinden sonra Çorumlu adıyla bilinen bir Türkmen oymağının buraya yerleştiği ve şehri kurduğudur.

Yerel tarihçiler bu hususa kesin gözüyle bakmaktadırlar. Selçuklu sonrası Osmanlı döneminde bu bölgede “Çorumlu” ismi, XVI. yüzyıl sonlarına kadarki belge ve resmî yazışmalarda “Çorumlu” olarak geçmiş. Bu bilgi, hakikati desteklemektedir.

XVI. yüzyıldan sonraki resmi belgelerde “Çorumlu” adı yerine “Çorum” ismi kullanılmaya başlamış. Kısaca coğrafi konumuna da değinelim.

Çorum, İç Anadolu’nun kuzeyi ile Orta Karadeniz bölgesinin iç kısımlarında yer almaktadır. Kuzey Anadolu İpek yolu üzerinde olması hasebiyle, iç kesimde dağların oluşturduğu doğal geçitler, Orta Anadolu ile olan bağlantıyı kolaylaştırmaktadır.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Harun

26 Ağustos 2024 17:24

Vay canına Atatürk e hiç değinilmeden Türkiye Cumhuriyeti ancak böyle anlatılabilir.

Ali

23 Ağustos 2024 22:54

Senin yaptığını çorumlu yapmaz sözü yabana atılamaz...

Çorum hızlı tren

23 Ağustos 2024 19:20

Kırıkkale-çorum-merzifon-samsun hızlı trenin sümenaltı edilmrsi gerçek bir facia

Bir Dost

23 Ağustos 2024 11:54

(Çorumlu kardeşlerimizin affiyla) Çorum'u geçip biraz da Yozgat'a gelin Hüseyin Bey...

Geçtiler

23 Ağustos 2024 11:01

Maalesef ki ÇORUM deyip geçtiler. Benim memleketim fazla politize değildir. Bir sürüye uyar gider. Siyaseti pek bilmez. Sadece üretmeye dönüktür. Yurt dışında 3 çorumlu yan yana gelirse sonuçta Çoruma bir fabrika açarlar. Aslında iç anadolunun Antebidir . Lakin onun ürettiğinin dörtte birini dahi üretmeyen Yozgat her yatırımı alırken her hükumet Çorumu es geçer. Mesela Çorum makas yeri iken vede hızlı tren oradan geçecekken araya bir siyasi girer ve Kırıkkale civarından hat Yozgat'a döner. 70 yıldır bakan çıkaramayan Çorum üvey evlattır. Çorum insanı devletçi ve sakindir. Onun için bu itaat hep istismar edilmiştir. Tahıl ve oy deposu olarak görülmüştür. Hata bizdedir.

Murat çerkez

28 Ağustos 2024 19:54

Yüreğine sağlık ne güzel tercüme etmişsiniz.eski çağa gitmenize gerek yok şu hali bile bazı memleketlerden 50 yıl geriden geliyor.yazık çok yazık kendi kıt imkanları ile ayakta duran devlete hiç masrafı olmayan garip yiğit şehir?

selma

23 Ağustos 2024 08:30

Hocam bi söz vardır hani derler ya; senin bu yaptığını çorumlular bile yapmaz. Hocam bu ne anlama geliyor lütfen bunu da araştırsanız

Pilot

23 Ağustos 2024 07:26

Hüseyin abi çorum deyip geçmiyoruz zaten,otobüsümüz çorumdan geçerken kesinlikle çay ve ihtiyaç için 15 dakika çorum tesislerinde duruyor,haliyle çorum leblebisinden de alıp yolumuza devam ediyoruz!

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle