Cevat Bey neden enginar yetiştirmiyor?
Yazının başlığına geçmeden önce:
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a; siyasete başladığı günden bu yana inanır ve güvenirim. En çok da amentüsünün gereği milletimize ve devletimize sahip çıkmasına meftunum.
Bu manada “Türkiye Yüzyılının” çok radikal kararlarla milletimize ve devletimize yaraşır bir şekilde; başta istiklalimiz ve istikbalimiz, yani bekamız olmak üzere içte ve dışta tarihi misyonumuza yakışır bir şekilde kararlar alınacağına ve gerçekleştirileceğine inanmaktayım.
Yazımızın muhtevası tarım ve hayvancılık üzerine. Yukarıdaki sözleri şu dileğimi söylemek için ettim.
Tarım orman ve hayvancılık, ülkemizin can simididir. Bu hakikati namuslu her insan bilir. Tarım, hayvancılık, orman ve su meselesi, tartışmasız ve net olarak bekamızın teminatıdır.
Bu sebeple Tarım Orman Bakanı, yardımcıları ve ilçelerden illere kadar tüm teşkilat mensupları masalarında oturmamalı, arazide olmalıdır. Hatta bakanlık Ankara’dan taşınmalıdır.
Çok üst perdeden sanki epeyce de ukala bir ifade değil mi? Değil efendim değil!
Ancak tarım, orman su ve hayvancılığın ne kadar hayati olduğunu bilmeyenler böyle değerlendirebilirler. Geçelim.
•
Cevat Bey neden enginar yetiştirmiyor?
Bayramda Anadolu’nun 4.500 nüfuslu bir ilçesindeydim. Esnafla sohbetlerim oldu. Kahvehanelerde; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen avaralarla konuştum.
Cevat Bey, meyve sebze yetiştiricisi ve manavı olan bir esnaf. En büyük sıkıntısı, ekim-biçim ve toplamada işçi bulamaması. Bu sebeple bazı meyve sebzeleri ekmemiş. Onun dilinden:
- Enginar toplayacak işçi bulamıyorum. Dörtyüz lira yevmiye veriyorum, yemesi içmesiyle 500 TL tutuyor, buna rağmen kimseyi çalıştıramıyoruz.
İlçemiz ilimize yüz km uzaklıkta. Oradan Suriyeli işçileri getirmek zorunda kalıyoruz. Onların gelişleri gidişleri bir hayli yük oluyor. Suriyeliler olmazsa kepengi kapatırım.
Bakınız kirazın fiyatına. Kirazın bolluğunda böyle fiyat olur mu? Kiraz dallarda kurtlanıyor, toplayacak insan bulamıyoruz. Bakın şu kahvehanede yüzlerce aslan gibi insanlar oturup, akşama kadar üç beş çayla ömür tüketiyorlar. Siz olsanız ne yaparsınız?
•
Cevat Bey’den bir başka esnaf, Feyyaz Bey’e geçelim.
Feyyaz Bey geçen yıl büyükbaş hayvancılık için tüm hazırlıklarını yapmış, hayvanları almış ama ayda 7.500 liraya çoban bulamamış.
Köylerde ve ilçede çobanlık yapabilecek insanlar olmasına rağmen, kimse elini sıcak sudan soğuk suya sokmak istemiyormuş. Şöyle diyor:
-“Sadece bizim buralarda değil, hayvancılıkta en büyük sıkıntı çoban bulmak. Afganlı göçmenler bu hususta çok iyiler ama onları da bir kısım çevreler barındırmıyorlar.
Büyük ve küçükbaş hayvancılıkta sıkıntı çok büyük boyutlarda. Dolayısıyla hayvancılığı bırakıp, çaresiz beyaz eşya ve okul servisçiliğine döndüm”.
•
Ezcümle:
Mesele bu iki örnekten daha büyük. İmkânım olsa, bütün ülkeyi sokak sokak gezerek;
-“Ey millet! Toprağa dönelim ve toprağımızla hemhal olalım” diye nida ederim.







