--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çerçi Mehmet

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Rızkına sadakatle sahip çıkıp, sadakatlerine sadık olan insanlar hem dünyalarını hem ahiretlerini kazanırlar.

Rızkın helali, insanı mutsuz ve umutsuz etmez. Ancak helal rızık kazananlar doymayı ve şükretmeyi bilir, şükürlerinin gereğini yerine getirirler.  

Meslek hayatım boyunca hep böyle insanlar ararım. Bulduğum zaman da dizlerinin dibine oturup, hayat hikâyelerini dinlerim.

……………

Ankara İstanbul otobanı üzerinde, gelirken de giderken de Berceste tesislerini bilmeyen yoktur. Tesisin birisi de Bolu Dağı’na tırmanırken eski yolun üzerindedir.

Bu müesseselerin emanetçisi üç kişi ama ikisi kardeştir. Yusuf ve Orhan.

Yönetim biçimleri modern işletim sistemine uysa da müşteri ilişkileri; “Ahilik geleneği” üzerine kurulu olmakla birlikte, babadan gelen öğüt ve ikazlarla çalışmaktalar.

Şunu hep merak etmişimdir.

“Helal lokma yeme ve yedirme, helal kazanma ve kazandırma hususunda, böylesine titiz çalışmaya gayret eden insanların baba ve anneleri nasıl insanlardır?”

Hafta için Bolu tarafına geçerken, Yusuf ve Orhan kardeşlerin babasının adresini alarak yanına uğradım, sohbet ettim ve yakından tanıdım.

Evet, bir insanın sağlam olması için anne ve babanın mutlak sağlam bir mayaya sahip olması şartmış, onu gördüm ve tanık oldum.

………………..

Çerçi Mehmet amca, 81 yaşında ve Cennet’e doğru yola çıkmış fakat hâlâ çalışan birisi.

Yüzüne bakan helalli her insanın, böyle düşüneceğinden emin olduğum için “Cennet’e doğru” dedim.

Mehmet amca, 81 yaşında ama 40 yıldır da şeker hastasıymış. Hastalığını çalışarak tedavi ettiğini söyledi ve küçük yaşından beri devamlı çalıştığını ifade ederek hayatını kısaca anlattı, özetlemeye çalışayım:

Yedi yaşındayken, merhum babasıyla Trabzon’dan Kaynaşlı’ya gelmişler. Babasındaki para sadece yola yetmiş.

Babasıyla birlikte çerçilik yapmışlar ve Kaynaşlı’nın, Bolu’nun köylerinde kimi zaman sırtlarında kimi zaman hayvanlarla ticaret yaparak geçimlerini sağlamışlar.

Yıllar yılları kovalamış, az kazanmışlar, az harcamışlar, başlarını sokacak ev yapmışlar, bağımız bahçemiz olsun diye de küçük bir tarla almışlar.

Çerçicilik zamanla Kaynaşlı’da küçük bir dükkâna terfi etmiş, bu arada çocuklar da eğitimle birlikte ticarete başlamışlar. Babanın şu ilkesi çocukların feneri olmuş.

-“Kimsenin malında ve namusunda gözünüz olmayacak, alın terinizin damlamadığı hiçbir para ve eşyaya el sürmeyeceksiniz”.

“Allah’ın bize nasip ettiği kazancı, Allah yolunda da harcamak lazımdı. Ortaklı 6 dönüm arazimiz vardı. Ortakları razı ederek, orasını Kur’an Kursu yapıp, Diyanete verdik.

Şimdi Elhamdülillah yıllardır hafızlar yetişiyor. Ahiret azığımız olsun diye kursumuzun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz”.

………………

Mehmet amcanın hayat hikâyesi bu kadar değil elbet.

Hastayım ve ihtiyarım diye köşesine çekilip, insanlara yük olmak yerine, halen Kaynaşlı’daki dükkânı ile yol kenarındaki Merkez Lokantasında çalışıyor.

Rabbim sağlıklı ömür nasip etsin.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle