--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bursa’da Geçmiş ve Bugün - 2

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

 

Bursa gibi tarihi şehirler, tarihi ihya edilen şehirler; medeniyetimizin, kültürümüzün, sanatımızın ve tabi milli birlik ve beraberliğimizin sarsılmaz ve bozulmaz mayalarıdır.

Bugün ülkemizdeki siyasi, ideolojik, sosyal ve ekonomik olarak açmazların ve çıkmazların başında, yaşadığımız devletin ve toprakların nasıl vatan edildiğini bilmemek yahut bildiği halde ihanet etmekten kaynaklanmaktadır.

Sözün burasında Ahmet Hamdi Tanpınar’a müracaat edelim:

“Şimdiye kadar gördüğüm şehirler içinde Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başkasını hatırlamıyorum.

Fetihten 1453 senesine kadar geçen 130 sene, baştanbaşa ve iliklerine kadar bir Türk şehri olmasına yetmemiş, aynı zamanda onun manevi çehresini gelecek zaman için hiç değişmeyecek şekilde tespit etmiştir.

Uğradığı değişiklikler, felaketler ve ihmaller, kaydettiği ileri ve mesut merhaleler ne olursa olsun o, hep bu ilk kuruluş çağının havasını saklar, onun arasından bizimle konuşur, onun şiirini teneffüs eder.

Bu şehre ilk defa giren ve onu yeni baştan bir Türk şehri olarak kuran dedelerimizin yaşayışlarındaki halis tarafa hayran oldum.
     Cedlerimiz inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı. Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve imanları vardı. Taş ellerinde canlanıyor, bir ruh parçası kesiliyordu. Duvar, kubbe, kemer, mihrap, çini, hepsi Yeşil’de dua eder. Muradiye’de düşünür. Yıldırım’da harekete hazır, göklerin derinliğine susamış bir kartal hamlesiyle ovanın üstünde bekler”.

Tanpınar’ın anlattığı o devirleri görmeyenler, bugün Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’ın, şehre sahip çıkmasıyla yeniden neşvünema bulduğunu görebilirler.

Tarihiyle, medeniyetiyle, kültürüyle, inançlarıyla barışan ve sahiplenen siyasi zihniyet sahibi kimseler, millet-devlet kucaklaşmasının önderleri ve öncüleridirler.

Söylediklerimi; Emir Sultan’dan, Muradiye’ye, Tophaneden Hanlar bölgesine kadar olan alandaki yerli ve yabancı ziyaretçilerin yüzlerinde ve intibalarında görmek mümkündür.

Tanpınar bir meram anlatma ustasıdır. Yine Tanpınar’a söz verelim:

“Bu şehirde muayyen bir çağa ait olmak keyfiyeti o kadar kuvvetlidir ki, insan ‘Bursa’da ikinci bir zaman daha vardır’ diye düşünebilir. Bu şehre tarih, damgasını o kadar derin ve kuvvetle basmıştır”.

Tanpınar’ın kitaplarından birisi de “Yaşadığım Gibi” isimli eseridir. Bu kitabında da Bursa’dan söz eder ve şöyle der:

“Tarih insandır. Tabiat insanla birleşince güzeldir. Bursa cinsinden şehirler daima tarihi çehreleriyle ve ona sadık kaldıkları nispette mevcutturlar.

Bu tarih bizden sonra da yaşamaya devam edeceğine göre onu yalanlayacak, onunla çatışacak hamlelerden sakınmalıyız”.

Tanpınar’ın ruhu şad olsun diyerek, çok sevdiği Bursa’sının emin ellerde olduğunu söyleyelim ve “Ezcümle” Ahmet Hamdi Tanpınar’dan olsun:

“İnkılâpçılardan ayrılıklarım: Allah’a inanıyorum. Fakat tam Müslüman mıyım, bilmem. Fakat anamın, babamın dininde ölmek isterim ve milletimin Müslüman olduğunu unutmuyorum ve Müslüman kalmasını istiyorum”.

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İçim muradına ermiş. Abasız, postsuz bir derviş

25 Ocak 2023 06:49

kamalist kitaplarında,ülkenin genelinde sürekli ateistlik ve dinsizlik aşısı gençlere acımasızca uygulanırken, bir kaç yazarda müslümanların sesi olmaya çalışıyordu..Bursa ve İstanbul ,ülkemizde İslamın kaleleri gibidir. NE İÇİNDEYİM ZAMANIN şiirini tam metin olarak yayınlayın lütfen, laik tiplerde faydalansın

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle