Bursa’da bir kütüphane ve hocaları (2)
Bursa, tarihi ve bugünüyle, kütüphaneler şehri olmakla birlikte, kütüphaneleri işler hale getiren dergâhlar ve tekkeler şehridir.
Dünden sözünü edeceğimiz kütüphane, “Kültür Bakanlığı Bursa Prof. Dr. Süleyman Uludağ ve Prof. Dr. Mustafa Kara Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Kütüphanesi” idi.
Resmi adı böyle, diğer adı ise; “Gazzeli Ahmed Efendi Kültür Merkezidir”.
Kütüphaneyi görmek ve hocalarından Mustafa Kara ile sohbet etmek üzere yağmurlu bir Bursa sabahında, tarih ve kitap kokan mütevazı Osmanlı konağına vasıl olduk.
Mustafa Kara, tasavvuf ilminin zirvesindeki hocalarımızdandır. Babaları merhum Kutuz hocanın hatıralarından, Prof. Dr. Mustafa Kara ve Prof. Dr. İsmail Kara zaten tanınır-bilinir ve okunurlar.
•
Tasavvuf ilmi, maddi-manevi tekâmülün inşası için imanda samimiyet ve devamlılık isteyen okulun adıdır.
Mülkiyeti Osmangazi Belediyesine, faaliyet yetkisi, Kültür Bakanlığı Bursa İl Kültür Müdürlüğüne ait olan kütüphanenin kurucusu iki güzide hocamızdır.
Mustafa Kara ve Süleyman Uludağ hocalar, bu okulun muallimleri-müderrisleri olarak, “Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Kütüphanesinin” kurucuları olmuşlar.
Haliyle kitaplarını kütüphaneye bağışlamışlar ve Türkiye’de, belki de dünyada bir ilki gerçekleştirmişler. Bu minvalde bu kütüphanenin ilk olduğu bilinmektedir.
Bursa, Alipaşa Mah. Konuralp Caddesi Pınarbaşı Üçkurnalar Camii bitişiğindeki tarihi konakta/kütüphanede Mustafa hoca ile buluştuk ve sohbet ettik.
•
Eğer bir insan, “dünyaya geliş gayesini biliyorsa” o kimse, her haliyle içinde yaşadığı topluma ve başka toplumlara mutlaka faydalı olur.
Süleyman ve Mustafa hocaların hayat hikâyelerine bakıldığında, iradelerini gayeleri uğruna kullanmış, hep iyilikler yapmış, tabiatında iyiliğin zerresi bulunan kişilerden tutun da iyiliklerle donanmış herkese gönül dostu olmuşlardır.
Tasavvuf kütüphanesi de bunun belgesidir. Mustafa ve Süleyman hocamız, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden emekli olmalarına rağmen, hââ haftalık sohbetlerini burada ve davet edildikleri diğer mekânlarda sürdürmekteler.
Şimdilik “10 bin eserin” yer aldığı kütüphane üzerine Mustafa hoca ile sohbet ederken, diğer isminin neden “Gazzeli Ahmed Efendi Kültür Merkezi” olduğuna dair bilgi aldık. Şunları söyledi:
“Gazzeli Ahmed Efendi, Niyazi-i Mısrî’nin halifesidir. Gazze’den İstanbul’a geliyor. Ayasofya Camii’nde bir müddet ders okutuyor. Sonra Bursa’ya geliyor. Kendisi müderris ve tasavvuf karşıtı birisi!
Sonra ne oluyorsa Niyazi-i Mısrî’nin talebesi ve halifesi oluyor. Ardından da hemen aşağıdaki Süleyman Çelebi Lisesinin olduğu yere dergâhını kuruyor. Şimdi lise tabi!
Ulu Camii’nin kıble tarafındaki PTT binası da eskiden Niyazi-i Mısrî’nin dergâhı imiş. Bizde her ikisinin hatırasını ihya için bu ismi verdik”.
•
Ezcümle:
Tasavvuf; Allah’a, Kur’an’a, Efendimiz (s.a.v.)’e ulaşan yolun adıdır. Bundan ötesinde başka mana arayanlar-uyduranlar fitneye hamallık etmektedirler.
Eser, emeği geçenlere dünya ve ahiret azığı olsun.







