Bursa’da bir kütüphane ve hocaları (1)
Bursa’da bir kütüphane ve dergâh!
Bu hafta kitaptan ziyade kütüphane tanıtımı ve sohbetine yer vereceğiz.
Evliya Çelebi, Bursa için “ruhaniyetli şehir” derken pek bir hakikatin altını çizmiş. Kendisi de zaten seyahatinden önce Bursa’ya gitmiş ve bir müddet o ruhaniyeti yaşadıktan sonra yollara düşmüştür.
Bursa bugün de ruhaniyetli şehirdir. Tabi bu hal kişiden kişiye değişir. Evliya Çelebi neyi nasıl hissetti bilemem ama şahsım Ulu Camii’de başka, Emir Sultan Hz.’lerinin huzurunda başka bir haz alır.
Bursa henüz İstanbul gibi talan edilmiş değil. İstanbul, tarihi kısmı sur içiyle de dışıyla da manadan çok, maddenin esaretine düşmüş bir şehirdir.
Henüz Bursa’nın en azından tarihi bölümünde bu vaziyet görülmüyor, hatta çarşılar kısmındaki tarih yeniden ihya ediliyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar:
“Şimdiye kadar gördüğüm şehirler içinde Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başkasını hatırlamıyorum” der.
Tabi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’sı ile bugünkü Bursa arasında elbet farklılıklar vardır. Bu değişiklikler üzerinde duracak değilim. Ayrıca mevzumuz da bu husus değil.
•
Güzide bir kütüphaneden ve kuranlardan söz edeceğim. Mesele kütüphane-kitap ve kültür olunca yaram deşiliyor. Birkaç kelam etmeme müsaade edilmeli.
Kütüphaneler ve içindeki kitaplar, milletlerin istiklal ve istikballerini koruyan ve yaşatan eserlerle doludur ve o eserler, eğitim-öğretimle birlikte, yönetenler ile yönetilenler arasındaki köprülerin temel dayanaklarını oluşturur.
Bir milletin istiklal ve istikbal tarihi, kütüphanelerinden ve içindeki eserlerden belli olur. Kütüphaneleri talan edilmiş milletler ve devletler, başka toplumların ve devletlerin kültürel, siyasal ve ekonomik esareti altına girerler.
Dünyada, kütüphaneleri ve buraları destekleyen dergâhları, tekkeleri, zaviyeleri talan edilmiş halkı Müslüman olan ülkelerin halleri ortadadır.
Örneğin Rusya, topraklarının önemli bir kesimini teşkil eden Müslüman halkların kütüphanelerini talan etmiş, yetmemiş halkı da sürgün etmiştir.
Amerika işgal ettiği bütün ülkelerde, kütüphaneleri ve eğitim sistemlerini altüst etmiş ve halen de devam etmektedir.
Ağırlıklı olarak İngiltere, Fransa ve diğer AB ülkeleri, Afrika ve Asya’daki çeşitli milletlerin kütüphanelerini ve eğitim sistemlerini altüst ettikten sonra sömürgeleri haline getirmişlerdir.
Bugün bağımsızlıklarını kazanmış pek çok Afrika ülkesinin hâlâ kültürel ve ekonomik esaretleri sürmektedir.
•
Bize gelince, kütüphanelerimizin talanı nasıl oldu? Ne Amerika, ne Rusya ne de herhangi bir AB ülkesi değil, bizim kütüphanelerimiz maalesef kendi içimizden talan edildi.
Bugün Selçuklu ve Osmanlı tarihiyle ilgili pek çok eser-bilgi-belge-arşivini, İngiltere, ABD ve diğer ülkelerde bulabilirsiniz.
Onlardaki bilgi ve belge zenginliği, bizde kalabilenlerden çok daha fazladır. Şükür yeni yeni derlenmeye ve toparlanmaya başlıyoruz.
Söz uzadı esasa geçemedik.
Yarına inşaallah.







