Burası Çok Önemli (2)
Dün, Berat Albayrak’ın “Turkuvaz Kitaptan” çıkan eseri “Burası Çok Önemli” isimli kitaptan söz etme imkân bulamamış, bugüne bırakmıştık.
Hani ünlü bir sözümüz vardır ya; “İnsanlar konuşa konuşa anlaşır” diye. Biz toplum olarak galiba konuşmak yerine homurdanmayı tercih ediyor, bu sebeple de asgari müştereklerde bir ve beraber olamıyoruz.
Berat Bey’in kitabını okuyunca; “Bunları zamanında anlamak çok mu zordu” diye aklımdan geçti. Yeri gelmişken bir hususu daha hatırlatayım.
Berat ve Serhat Albayrak’ı birkaç kez çocukken, bir iki defa da 1990’lı yıllarda delikanlılıkları sırasında Sadık ağabeyin yanında görmüştüm. Yani bugüne kadar ikisiyle de bir münasebetim olmadı. Geçelim.
•
“Laf lafı açar” denilir ya söz uzamasın ve eserden bazı alıntılarla devam edelim. Kitabın; “Başlarken” kısmında Berat Albayrak şunları söylüyor:
“Dünyanın gidişatıyla dertlenme, sorumluluk hissetme duygusu, insan ruhuna çocukluk yıllarında atılan tohumların mahsulü olsa gerek.
Benim yetiştiğim aile ve muhit, insanlığın halleri ve geleceği üzerine kafa yoran, düşünen, sorumluluk üstlenen insanlarla çevriliydi. Hüznü bol, sevinçleri tebessüm kararında bir ailede büyüdüm. (Harika bir tespit. H.Ö)
….. dedemin her namaz vaktinde elimden tutup götürdüğü, her gün farklı bir aydın yüzünü tanıdığım, avlusunda futbol, bahçesinde misket oynadığım Fatih Camii, çocukluğumun gençliğimin adeta anayurduydu”.
İşte Berat Bey’in mayasının nasıl karıldığına dair küçük bir örnek! Şimdi de kitabı hakkında söylediklerini kaydedelim:
•
“Bu kitabın esas muhatabı olan gençler! Önümüzdeki 20 yıllık süreçte bütün bu eski dünya düzeninin ve sınırlarının değişeceği, güç dengelerinin ciddi anlamda batıdan doğuya kayacağı yeni bir döneme giriyoruz.
Bu süreçten en kazançlı çıkacak ülkeler, buna en hazır, gelişmeleri en doğru okuyan, ulusal birliğini en güçlü şekilde sağlayan ülkeler olacak.
Biz de bu kitapta; ülkemizin siyasi ve ekonomik bağımsızlığı için attığımız adımları, ektiğimiz tohumları özetlemeye çalıştık.
Bunların bir kısmı hayata geçti, diğer bir kısmı hayata geçmeye yeni başladı ve bir kısmı da yakın gelecekte uygun koşulların oluşmasıyla devreye girecektir.
Enerji bağımsızlığı için atılan adımların, yapılan yatırımların, yerli ve yenilenebilir kaynak dönüşümünün tamamlanmasıyla artık Türkiye’nin yakın gelecekte, enerji ve ekonomi alanında birinci lige yükselebileceğini görebiliyoruz.
•
Bu kitapta; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığım ile Hazine ve Maliye Bakanlığım döneminde yaptıklarımızı anlatıyor. Beş yıllık dönemimizde, hangi idealler doğrultusunda, hangi politikaları ve stratejileri neden uyguladık?
Üstlendiğimiz sorumlulukla, ülkemiz için hangi hayallerin peşine düştük, neleri değiştirmek istedik?
Sayısız saldırı, iftira ve hakarete rağmen, bizi yolumuzdan geri döndüremeyen doğru bildiklerimiz, inandıklarımız neydi? Bunları anlatmak ve tarihe not düşmek istedik”.
•
Eser hakkında: www.turkuvazkitap.com.tr







