--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bunca zahmet niye rahmete dönüşmüyor

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

 

Peşinen söyleyeyim ki, yazının başlığı yanlış. “Bunca zahmet niye rahmete dönüşmüyor” demek doğru değil.

- “O vakit niye yanlış başlık kullanıyorsun, zahmetin hakiki olduğuna inanıyorsan, rahmete dönüşmemesi imkânsızdır. Demek ki, zahmette bir problem var”.

Hah! İşte ben de onu demeye çalışıyorum. Katil İsrail’in Filistin halkına karşı başlattığı soykırıma karşı ülkemizde veya diğer Müslüman ülkelerde irili ufaklı protestolar-ambargolar-konuşmalar ve panellerle, birçoğu eş-dost buluşmasına sahne olan kermesler düzenleniyor ama cılız seslerden öte geçmiyor. Sanki bir yerde arızalar var gibi.

Geçtiğimiz hafta İslam Düşünce Enstitüsü Başkanı Mehmet Görmez hocamızı bir televizyon kanalında “Gençlerle Baş Başa” programında izlerken sanki arıza bulundu gibi.

Genç bir İHL’li öğrenci, “İsrail ve Batılı ülkeler, soykırımı amansızca desteklerken, İslam dünyasından neden daha güçlü bir yaptırım ve ses çıkmıyor” manasında bir soru sordu.

Görmez hoca gayet açık ve net bir cevap verdi. Cevabın özü sanırım yazının başlığını da haklı çıkarmaktadır. Şöyle dedi hoca: “Tevhidde biriz, vahdette bu birliği bulamıyoruz”.

Evet, ülkemizde ve İslam âleminde biz Müslümanların arızası bu! Tevhidde “amenna”, hep biriz veya öyle gözüküyoruz.

Yalnız mesele bu tevhidi “birlemeye gelince”; ayrılıklar-gayrılıklar-onlar-bizler-şunlar devreye girmekte ve tevhid birliğimiz doğal olarak devrilmekte.

Yine Görmez hocamız şöyle diyor:

“Gazze’de yaşanan insanlık sınavı sadece fiziki dünyamızı ifsat etmiyor. Düşüncede, kültürel alanda, ahlaki ve felsefi boyutlara ulaşan bir ifsat hareketidir. Hakikati ters yüz eden, adaletin tanımını değiştiren, ahlakı dönüştüren düşünce boyutları, Gazze’de görülen enkazdan daha vahimdir”.

Anladığım kadarıyla işte bu vahimliğin başta gelen sebebi; “tevhidde birlik, vahdette bölünmüşlükler” olsa gerektir.

Maalesef bir zihin işgali yaşıyoruz. Zihnimizi kalbimizle bütünleştirecek ikazları, tavsiyeleri, emirleri, nefsimize anlatamadığımız için tek ses olmayı bir türlü sağlam zemine oturtamıyor ve “Biz daha iyiyiz, bize gelinmeli, biz olmalıyız” gibi sanki vahiy alıyormuşçasına kıble medeniyetimizin temeline inemiyoruz.

Elmalı Erenlerinden Vahib-i Ümmi Hz.leri bu meseleyi şu iki mısra ile anlatır:

“İkilikten geçmeyince vahdete ermez gönül,

Kâl-ü kıylden geçmeyince vahdete ermez gönül”.

Tevhidi vahdetle bütünleştirmeden birlik bilincine erişmenin mümkün olmadığını aklı eren herkes bilir elbet.

Elbet bilir bilmesine de dedikodu-yalan-iftira-bühtan fırtınasını aralıksız estiren sosyal medya fitnesini kendi aramızda dolaştırarak, kalpleri kirleten ikilik tuzağına düşmemeye dikkat edemiyoruz ve şirazemiz bozuluyor.

Ezcümle:

Günümüzde ne yazık ki kimseye; “kaşının altında gözün var” denilmiyor, diyenleri de derhal yaftalıyoruz, zatım da bazen düşüyor bu tuzağa.

Çünkü doğruyu yanlıştan ayırma endazemizi kaybetmiş bulunuyoruz. Garip ve anlaşılmaz bir “savrulmayı”, “savunma” sanıyoruz.

Tevhid ve vahdette buluşma niyazıyla vesselam.

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle