Bu zafer batıya karşı kazanılmış bir zaferdir
Ne demek istenildiğini anlaması gerekenler idrak eder. Zaten ben de onlarla hasbihal ediyorum. Zatım gibi düşündüklerini ve inandıklarını biliyorum.
Yazının içeriğini zihnimde düzenlerken, başlık Sadettin Ökten hocadan geliverdi. Başlık ona ait. “Bu zafer Batıya karşı kazanılmış bir zaferdir” dedi ve ekledi:
-“Eğer malum ittifak kazansaydı, Türkiye bir yıl içerisinde savaşa sokulacak ve özellikle savunma alanındaki tüm kazanımlarımız heba edilecekti”.
Aksini inkâr mümkün mü? Hayır! Aklını-fikrini-düşüncesini-mantığını-ahlakını, dini-milli değerlerini zerre kadar bu ülke için kullanan her insan böyle olacağını bilmektedir.
Seçim süresinde Batılıların ilgili masaya nasıl destek verdiklerine aylarca şahit olduk. Devlet yöneticilerinden, medyanın ve sosyal medyanın her türlüsüyle ülkemize ve milletimize düşmanlıklarını, Cumhurbaşkanımız Erdoğan üzerinden kustular.
Belki hemen şöyle diyecekler çıkabilir: “Ama şimdi Cumhurbaşkanını tebrik sırasına girdiler, öyle olsaydı, tebrik ederler miydi”?
Böyle bir söylemi “masumca bir düşünce” diye kenara koyarak şöyle diyelim:
Batılı ülkeler, sadece bizim için değil, bütün bir İslam dünyasında kullanacağı, yöneteceği elemanlar bulur ve onlar üzerinden devamlı yapacağını yapar ve söyleyeceğini söyler, sonra da istemedikleri biri kazanınca da çıkar iş birliği yapacaklarını deklare ederler.
•
Batı epey bir zamandır “aile” başta olmak üzere ekonomik-sosyal-siyasa-kültürel ve insanlığın kaybı üzerine ciddi bir çöküş yaşamaktadır.
Bu hakikati bizdeki Batıya özenenlerin hatta bekamızın ve istiklalimizin bile teslim edilmesine razı olanların; “aile-ülke-toprak-vatan-bayrak-devlet” gibi kavramlara nasıl baktıklarından da anlayabiliriz.
Batılıların bu çöküşü önlemeleri imkânsız! Varlıklarını ancak Afrika, Ortadoğu, Asya, Balkanlar ve Türkiye üzerinde kurguladıkları oyunlarla sürdürebilmektedirler.
Bu sebeple de hangi şartlarda olursa olsun, özellikle Müslüman memleketlere içerideki elemanlarıyla çöreklenerek, iktidara onların gelmesi için her türlü desteği vermektedirler.
Seksen yıldır sömürdükleri Türkiye’nin bu noktaya geleceğini asla hesap edemediler ve son yirmi yılda Türkiye, Batının yutamayacağı bir noktaya gelmiş oldu. Hamd olsun!
İşte bu gerçek, Batılıları çılgına çevirmektedir. Amansız saldırılarının altında yatan sebepler, millet devlet bütünlüğümüzün sağlanması ve güçlenmesidir.
Bizdeki Batıcılar bu oyunun farkında olmalarına rağmen, onlar gibi düşündüklerinden kaybedecekleri bir şeyleri olmadığına inanmaktadırlar.
•
Müslüman irfanı bir kez daha siyaset mühendisliklerinin hesaplarını altüst etmiş ve amentü sahibi milletimiz istiklaline, istikbaline sahip çıkmıştır.
14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihi, milletimiz ve devletimiz adına, pek çok ilklerin başlangıcı olacağı gibi pek çok da köhnemiş entrikaların sonunu getirmiştir.
Ezcümle MHP Lideri Devlet Bahçeli’den:
“İstikrar ve güvenliğimiz, iç barış ve huzur ortamımız, istiklal ve istikbal hedeflerimiz, sandıkta mümtaz ve müessir bir iradeyle müdafaa edilmiş, hamd olsun ülkemizin önü ardına kadar açılmıştır”.







