--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Böyle İnsanlara Her Yerde Rastlayabiliriz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

“Hakiki mutluluk anlarım, kalbimin ve aklımın uyum içinde olduğu zamanlardı”. Aliya İzzetbegoviç

İnsanoğlunun hal hali ve diliyle yaptığı işler, kalbinin aynasıdır. Kalp pusulası bozuk olanlar, hiçbir mekân ve zamanda, doğruyu göremez, doğrudan yana olamaz.

Siyasette, medyada ve insanın olduğu her yerde böyle tipler sürüyle vardır. Her gün yalanlarıyla, gıybetleriyle, ihanetleriyle insan içine çıkar ve yapacaklarından geri kalmazlar.

Yalanları, fesatlıkları sıcağı sıcağına yalanlandığı halde, zerre kadar yüzleri kızarmadan söyleyeceklerinden vazgeçmezler. 

Bu tipler bugün değil, insanlık tarihinin her devrinde görülmüştür. Mesela Kelile Ve Dimne’de hayvanlar üzerinden anlatılan hikâyelerde böyle tipler çokça anlatılır.

Söz buraya gelmişken Kelile Ve Dimne hakkında kısa bilgiyle söze yol verelim:

Kelile Ve Dimne’ninMiladi 300’lerde Hint hükümdarı Debşelim için Beydaba tarafından yazıldığı bilinir.

Beydaba’nın eserini yazarken “Pança-tantra” (5 Nasihat) adlı eserden faydalandığı söylenir. Nereden nasıl faydalanılırsa faydalanılsın, ortada 1500 yıldır pek çok dile tercüme edilerek okunan harika bir eser vardır.

Hindistan sözlü kültürünün derlemesi olan Kelile Ve Dimne’deki masallar, her çağdaki topluluklara hitap etmiş halen de devam etmektedir.

Gelelim yazının başlığına. Kelile Ve Dimne’yi bize Osmanlıca’dan okuyan ve okutan Necati hoca, yaptığımız derslerden birinde aşağıdaki insan tariflerini okuttu.

Kelile Ve Dimne’de, siyasetten medyaya, kamudan ticarete kadar insanın olduğu her yerde rastlayabileceğimiz bu tipleri sıralamaya çalışalım.

Birinci kısım: Sadece bir iş görürler, çok konuşurlar. Bunlar münafık veya geveze takımıdırlar.

İkinci kısım: Çok konuşmazlar, işlerini yaparlar. Bunlar civanmert ve ali haslet (yüksek ve temiz huylu) takımıdırlar.

Üçüncü kısım: Hem söylerler hem iş yaparlar. Bunlar eşhası adiye sınıfındadırlar.

Dördüncü kısım: Ne söylerler ne de iş yaparlar. Bunlar en alçak en fena olanlardır.

Beşinci kısım: Başkasının zararından, kaybından kendilerine menfaat temin ederler.

Altıncı kısım: Riyazetsiz, (amel etmeden) ibadetsiz ahiret sevabı umarlar.

Yedinci kısım: Kadınlarla muhabbet ve eğlence gayretine düşerler.

Sekizinci kısım: Rahatını bozmaksızın, çalışmaksızın her ilme vakıf olduklarını iddia ederler.

Dokuzuncu kısım: Halka karşı vefasızlık, hadsizlik, hukuksuzluk, ahlaksızlık yaparak halktan sadakat beklerler.

Onuncu kısım Necati hocadan: İnsanoğlu eşrefi-i mahlûkat olduğunu unuttuğu için yönünü şaşırmaktadır. Rabbim istikametli kullarından eylesin”.

Ezcümle ise Mevlana Hz.’lerinden:

- Kur’an’ı okur da dediğini tutmazsan farz etki, Peygamberleri-velileri görmüşsün ne fayda! Kulağından vesvese pamuğunu çıkar ki, kâinatın sesini duyasın.

- Takdir yüzünden kaybettiğin şeyler, muhakkak senden belayı giderir. Bunu böyle bil! Gönlüne geçim kaygısını az koy! Sen kapıda oldukça rızkın da azalmaz.

- Kötülükte bulundun mu kork, emin olma! Çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur, Allah, onu mutlaka bitirir. 

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle