--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Biz Devletçi Bir Milletizdir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Önce kısaca devleti tarif edelim.

“Devlet; bir milletin, kendi değer yargılarına göre kendisini yönetmek üzere kurduğu, tabandan tavana kadar bir baba ve ana ocağıdır”.

Bunun için bizde devletin adı “Baba’dır”. Vatanın adı Ana’dır”. Dolayısıyla bizde devlet “ailedir”.

Aileye ihanet, anaya ihanet, babaya ihanet; asla ve kat’a affı mümkün olmayan ve hiçbir suçla da bir tutulmayan caniliktir.

Darbe dönemlerini zerre kadar okumuş birisi bile şu kanaate varır.

“Şimdiye kadar bu milletin devletine defalarca darbe yapılmış, darbe teşebbüslerinde bulunulmuş ama sonunda hep darbeciler kaybetmiş, millet kazanmış.”

Elbet her darbe ihanetle yüklü olduğu için yaralar açmıştır, kayıplar vermiştir ama sonunda kazanan, haklı çıkan ve güçlenen, “millet-devlet” bütünleşmesi olmuştur.

Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne asılan pano, sözün bittiği yeri gösterir. “Hâkimiyet Milletindir”.

“Ya devlet başa ya kuzgun leşe” sözü, bir edebiyat metnini süslemek için kullanılmamıştır. Bizim devletçilik anlayışımızın yasasıdır.

Yedi asırlık Osmanlı Devleti’ni, bir asırlık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, şeytanı bile pes ettiren her türden entrikaya karşı durarak sahiplenen “milli irade” bilmekte ve inanmaktadır ki, “devletsiz bir vatan ve millet düşünülemez”.

Devlet gittiği andan itibaren bütün bir millet olarak yabancıların kuzgunlar gibi başına üşüşeceğini ve vatanının harap edileceğini bilir.

Bizim değer yargılarımızın başında devletin varlığı, vazgeçilmezliği, sürekliliği, fert ve millet olarak yekvücut oluşu gelmektedir.

Devletin haysiyeti, milletin haysiyeti demektir, devletin güçlülüğü, milletin gücüyle eşittir, devletin korunması ve kollanması, milletin korunması ve kollanması demektir. 

Bu yüzden bizim milletimiz Devletçidir. Tek Vatan, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Millet” derken hamaset yapılmamaktadır.

Malazgirt’ten başlayan 1000 yıllık tarihimize, devletimize, vatanımıza, dinimize, milli hasletlerimize bugüne kadar öyle büyük ihanetler yapılmıştır ama hiç birisi FETÖ terör örgütü kadar zarar vermemiştir.

Çünkü diğer darbeler ve teşebbüslerin temelinde hiç olmazsa “din kisvesi” yoktu.

12 Mart muhtırası dâhil, sonrasındaki tüm darbe ve teşebbüsleri yakından tanıyan ve şahit olan birisi olarak, darbeye niyetlenen ve harekete geçenler, hakikaten bu toplumu zerre tanımıyor ve bilmiyorlar.

İstiklal mücadelemiz sırasında; “Düşman çizmelerinin izi sokaklardan silinmeden, üç gün ağzıma ekmek girmedi, içeceğim su da ‘ben sana haramım” diye kursağıma düşmedi” diyen tevekkül ve sabır sahiplerinin evlatları halen yaşıyor ve kıyamete kadar da bu inançla yaşayacaklardır.

Devletimizin ve milletimizin hâkimiyetine sahip çıkan milyonlarca insanımızın gösterdiği büyük sadakat ve fedakârlığın kıyamete dek süreceğine dair belgesi şudur:

“Bu insanlar hiçbir vakit tarihine, vatanına, devletine, dinine, diline, kültürüne ihanet etmemiş, ihanet edenlerin karşısında işte böylesine dimdik durmuştur.”

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle