--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Birinci TBMM’nin Ruhuna Dönmeden

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Tepeden tırnağa, Cumhurbaşkanından, dağdaki, bayırdaki çobanımıza kadar, milli mücadeledeki ruhumuza dönmeye mecburuz.

Bu ruha dönüşün liderleri elbette başta Cumhurbaşkanımız Erdoğan, TBMM Başkanımız İsmail Kahraman, Başbakanımız Davutoğlu, hükümetimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet teşkilatımız ile devletimizin tüm kurumları ve tabii ki, “ülkesine, milletine, namusuna, vicdanına, ahlakına, dinine” sahip çıkan milletimizle vekillerimizdir.

“Kışla, Okul ve Cami” birleşmeden ve bütünleşmeden, milli mücadelemiz ve istiklal mücadelemiz yarım kalır.

Cumhuriyet tarihimiz hep terörle yaşamıştır lakin böylesine silahlı ve silahsız bir terör ittifakıyla ilk defa karşıya karşıyadır.

Son birkaç yıla kadar terörün adresi belliydi, şimdi ise belirsiz. Esas terör gücüne destek verenler; içimizde, yanımızda, devletimizde memur, okulumuzda öğretmen, hastanemizde doktor, televizyonlarda, gazetelerde, TBMM’de vekil.

Rabbim teröre kurban giden bu masum canların ailelerine sabırlar versin.

Yalnız bilinmeli ki, bu masum canlara kıyanların hiçbirisinin sonu, hatta bunlara destek verenlerin, sevinenlerin, sessiz kalanların hiçbirisinin sonu, iyi gelmeyecek ve neye rıza gösterdilerse, onun bedelini ödeyeceklerdir.

Vakti saati geldiğinde her birisi farkında olsa da olmasa da işledikleri tüm şer işleri, zerresine kadar bedel ödemeden dünyayı terk etmeyeceklerdir.

Biz “iman ehli bir toplumuz, dünya üzerinde istiklalini dişiyle tırnağıyla ameliyle kazanmış tek milletiz.

Yine aynı şekilde birbirimize sahip çıkarak; dişimizle, tırnağımızla şer cephesinin bütün ihanetçilerinden kurtulmak; elimizde, dilimizde, vicdanımızda, namusumuzda, şerefimizde, haysiyetimizde beklemektedir.

Bütün mesele, bu cevheri icraata geçirebilmektir. Bunun için de yeni bir milli mücadele hareketini, yeni bir istiklal mücadelesini başlatmalıyız.

Tarihimizde hiç olmadığı kadar devlet millet bütünleşmesine sahibiz. İçeriden ve dışarıdan, Haçlı zihniyetli ezeli Türkiye düşmanlarıyla münafıkların aynı noktada, aynı terör mecrasında buluşması, işte bu bütünleşmeye karşı kurulan ittifaktır.

Türkiye düşmanlarının kabul etmediği gerçek işte budur: Bizim medeniyetimizin ana kanallarından birisinin “ilmihal medeniyeti” oluşudur.

Bir kere daha söyleyelim ki, biz “ilmihal toplumuyuz” bu kimliğimizi koruduğumuz müddetçe istiklalimiz güçlenecek ve yaşama imkânı bulacaktır.

İlmihal medeniyetinin temelinde; kişilerin hegemonyası, grupların hâkimiyeti, mafyanın, kabilelerin, aşiretlerin gücü değil, Hakk ve halkın iradesi vardır.

Milletimizin ve devletimizin huzur, güven ve istikrarı için; “ilmihal medeniyetinin” yeniden inşası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nezdinde, devlete ve millete düşmanlık edenleri, nasıl da terör mecrasında buluşturdu hep birlikte görmekteyiz.

Eğer “ilmihal toplumu” olma özelliğimizi kaybeder ve canlandıramaz, hayata geçiremezsek; bölünmüşlük, parçalanmışlık, çaresizlik, kimsesizlik ve yok olmak, kendi elimizle davet ettiğimiz kaderimiz olacaktır.

Evet, istiklalimiz için bizi biz yapan bu medeniyete sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Birinci TBMM bu ruhla kurulmuş ve milli mücadele bu ruhla kazanılmıştır. 

Şehitlerimizin ruhu için El-Fatiha.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle