--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Çile ve Vefa İnsanı Nedim Urhan

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

 

Bir çile ve vefa insanı Nedim Urhan hocamız, hayatı boyunca hak ve hakikatin yayılması, anlaşılması ve yaşanması için verdiği mücadelenin, çilenin ve vefanın yükünü, son nefesine kadar taşıdı ve emaneti teslim alındı.

Rabbim rahmet ve merhametiyle kuşatsın. Şahitliğimiz odur ki, ömrünün her demini rızayı ilahi için vakfetmiş, her işinde nefsine değil, kalbine müracaat etmiş ve kalbin Allah’ın evi olduğu inancıyla yaşamıştır.

Nedim Urhan hocamızı tanıyanlar, onun Peygamberi ahlak ile donanmış bir mümin ve ilim insanı olduğunu bilirler, tanımayanlar için ise bazı özelliklerinden söz edelim.

Bir kere Allah’a karşı şirk, isyan, küfür ve benzeri duygu ve düşünce besleyen ve hareket edenlere karşı asla taviz vermezdi. Sırat-ı Müstakim neyi gerektiriyorsa onu yapardı.

Zalime karşı şedit, Müslümana karşı merhamet-vicdan-şefkat ve hoşgörülüydü. İslam’a karşı zalimlerin zulmünü çeken her insan, onun gözyaşlarındaydı ve o gözyaşlarını dindirmek için gece gündüz maddi manevi emek sarf eder, asla yüksünmezdi.

28 Şubat döneminde yaşanılan zulümleri, kendi gençlik yıllarında yaşadığı CHP’nin zulüm yıllarıyla örneklendirerek, bu zihniyetin kıyamete kadar değişmeyeceğini söylerdi.

Aynı zihniyetin bugüne bakarak değişeceğini söyleyenlere ise:

- “Dünyalıklarınız ve cüzdanlarınız için aldanıyorsunuz, bari insanları aldatmayın, bu güruhun İslam düşmanlığı genetiktir, vazgeçmezler, mühürlenmiş kalpleri siz açamazsınız” diye uyarır ve Necip Fazıl’ın şu şiirini hatırlatırdı:

“Onlar ki, nefislerinde İslam’ı dondururlar;

İçlerinin kirini İslam’a kondururlar” 1978.

Rahatsızlığının son günlerinde Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, onun nasıl çile çektiğini ve vefasının sınırsız olduğunu bildiği, birçok zulmü birlikte göğüsledikleri için duasını almak ve geçmiş olsun ziyaretinde bulunmak arzusuyla evine misafir olmuştu.

Ziyaretten sonra oğlu Osman Urhan, hocanın ziyaretten çok etkilendiğini, Türkiye için Erdoğan’ın büyük bir imkân ve güç olduğunu, yıllarca böyle bir Cumhurbaşkanını ve Türkiye’yi özlediklerini, dua ettiğini ve yanında olunmasını istediğini anlatmıştı.

Nedim hocamızın şahsında Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl’ı görmek mümkündü. Mehmet Akif’in; “Zulmü Alkışlayamam” şiirinde:

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam”
dediği gibi yaşamaya gayret etmiştir.

Nedim hocamızın bir başka özelliği de “dünyevi ve uhrevi işlerde emin insan” olmasıydı.

Bosna başta olmak üzere dünyanın neresinde yardıma muhtaç mazlumlar varsa, onlar için seferber olur, gece gündüz koştururdu.

Ezcümle Necip Fazıl’dan:

Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber…

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber”…1977

Hocamızın ruhu şerifi için el-Fatiha.

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Merhaba

5 Ekim 2022 18:20

Okudum hocam. Rabbim gani gani rahmet eylesin. Ruhu şâd, mekânı cennet, makâmı âlî olsun. Rabbim böyle insanların sayılarını artırsın. Âmin.!

M.Ali

5 Ekim 2022 16:29

ALLAH RAHMET EYLESİN.

PARA KÖŞESİ

5 Ekim 2022 11:22

PARAYLA KÖŞE YAZANLARI KAHRAMAN DİYE YUTTURMAYIN.ÖRNEK:N.FAZIL

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle