--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Ahlak İnsanı Nurettin Topçu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Allah rahmet eylesin. 10 Temmuz 1975 yılında rahmeti rahmana kavuşan Nurettin Topçu bir ahlak insanıydı.

Bir kimsenin “ahlak insanı” olabilmesi için karakterinin ahlaki bir maya ile yoğrulması lazım gelir.

Ahlakı olmayanların yükünü sadece kendileri değil, yaşadığı toplum da çeker. Bu yüzden “önce ahlak” der aklı erenler. Merhum Topçu da ısrarla “ahlak” üzerinde durmuştur.

Ve meşhur bir üçlemesi vardır. Üç hâkimin hükmünde hata aranmaz diyerek şöyle sıralar: ‘kalbin, kaderin, ölümün’.

Kalbin ahlaklı hareket etmesi, kaderin ve ölümün de ahlaklı şekilde neticelenmesi demektir. Bu ifadeler üzerine bazen insanı şaşırtan şöyle sorular gelebilir:

“Sadece ahlak mı”? Evet önce ahlak”!.

Zaten imanı tam olanın ahlakı da tam olur. İmanı eksik yahut zayıf olanın ahlakı da zayıf ve eksik olur.

İman odur ki, kişinin hayatının bütününü; yalandan, iftiradan, kötü söz ve fiillerden, hak ve hukuktan, haramdan koruyabilsin.

İşte o koruma zırhı, imanın insana yüklediği ahlaktır. Geçelim.

Nurettin Topçu’nun en büyük emellerinden birisi de maarif davamızdı.

Ne yazık ki, sınıfta kaldığımız maarif meselesinde, Nurettin Topçu’nun verdiği reçeteleri uygulayamadık.

Bu eksiklik, toplum olarak fert fert hepimizi ilgilendirmektedir. Ne tür mazeret ileri sürersek sürelim, hiçbirimizin haklı gerekçesi yoktur.

İnandığımız davanın sahici mensupları değiliz çünkü. Hakikati aramak ve yüzleşmek yerine, mış ve miş gibi yaparak kalabalığa karışıyor, sloganlarla, klişe cümlelerle yaşıyoruz.

Kâinat ve içinde varlığını sürdüren tüm canlılarla birlikte insan nesli, ancak insanoğlunun vazife aldığı ahlak kurallarıyla korunup kollanabilir.

Ömrümüzü tahrip ederek tüketiyoruz. Şikâyet ettiğimiz veya bize şikâyet edilen her hususun ana sebebine baktığımızda, ahlak yoksulluğunun olduğunu unutmamalıyız.

Her şeyi metalaştıran kapitalizme karşı köleleşmemiz, parayı tek kutsal kabul edişimiz, bütün ahlak kurallarını altüst ederek, insanı ve insanlığı devreden çıkarmaktadır.

Nurettin Topçu’yu anlamak için öncelikle şu zor yola girmek gerekir.

“Samimiyet, idealizm, menfaatçiliğe karşı fikir ve kalp adamı olmak”. Çünkü rahmetli Topçu böyle yaşadı.

Topçu’nun aradığı insan tarifi de şöyledir:

“Mesuliyetini bilen, karakteri sağlam, ruhunu dirilişe hazır tutan, köklerine bağlı, tarih ve toprak şuuru olan, kültürünün emrinde teknoloji üreten, yerli ve milli bir iktisata sahip kimseler”.

Elbet bu çerçevede güçlü kalabilmek için önce İslam’ı, İslam tasavvufunu, medeniyetimizi, tarihimizi, kapitalizmi, liberalizmi, sosyalizmi, faşizmi ve komünizmi bilmek ve tanımak gerekir.

Velhasıl Nurettin Topçu, “Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya” diyerek hayatı boyunca hiç kimseye ve hiçbir dayatmaya dalkavukluk yapmadan yaşamıştır.

Bir ahlak insanı olup, Allah’a açılan kapıyı arayarak Hakk’a yürümüştür. Ruhu için el-Fatiha.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle