Bir ahlak abidesi Nurettin Topçu
Hayatı boyunca tek hedefi hakikati söylemek olan Nurettin Topçu’nun ruhuna Fatiha okuyarak söze başlayalım.
Tefekkür dünyamızın temel taşlarından olan Nurettin Topçu, Erzurumlu olmakla birlikte 7 Kasım 1909’da İstanbul’da dünyaya gelmiştir.
10 Temmuz 1975’gecesi, Haseki Hastanesi’nde vefat eder. 11 Temmuz’da Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazını müteakip, Topkapı Kozlu Kabristanı’nda toprağa verilmiştir.
Büyük maarifçimiz öyle bir karakter ve fıtrat sahibidir ki, tam da Allah’ın yarattığı ve yine Allah’ın yarattığının karşılığını kulundan beklediği bir kimliğe-kişiliğe sahiptir.
İnsan ve ahlak anlayışı, tatbik edişi ve takibi, hayatı boyunca avuçlarında taşıdığı yol haritası olarak kendisine rehberlik etmiş, hiçbir dünyalık menfaat için yahut gelecek endişesiyle, ikbal adına, amentüsüne muhalefet etmeden gereğini yerine getirmiştir.
Topçu’nun derdi; eşref-i mahlûkat olarak insandır. İnsanın yaratılış gayesine göre yetiştirilmesidir. Bu sebeple en büyük arzularından birisi maarif davasıdır.
•
Öğretmenlik yaptığı okullarda inandığı ilkeler ışığında insanın ihyasına ve imarına çalışmıştır. Hatta bu sebeple evleneceği gün devrin CHP’li yöneticileri tarafından nereye sürgün edilmişse, oralarda değer yargılarını anlatmaya, öğretmeye devam etmiştir.
Kendisine ceza verdiklerini zanneden malum bulanık zihinliler ahlak kavramından ürktükçe, karşılarında hep büyük ahlakçıyı görmüşler ve ‘inanan bir insana hangi ceza verilirse verilsin, cezanın mükâfata dönüştüğünü’ itiraf etmişlerdir.
Nurettin Topçu, insan fıtratının neşvünema bulması için şunları söyler:
“Bize bir insan mektebi lazım. Bir mektep ki, bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlaki değeri olduğunu tanıtsın; hayâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin…”
•
Evet, Topçu’nun hayatının merkezinde illa da maarif vardır. Türkiye’nin eğitim ve kültür meseleleri vardır. Maarif olmadan marifetin gelişmeyeceğine inanır.
Nurettin Topçu’nun fikir ve düşüncelerini neredeyse harf harf, düşünce dünyasına nakşeden İsmail Kara merhum için şöyle der:
“Sevilen ama bilinmeyen ya da bilinmesi zor bir insandır Nurettin Topçu. Her mahfilde düşünceleri ile sevilen ama eylemine ortak olunması zor bir fikir adamıdır.
Düşünce tarihî ile az çok ilgilenenler için Nurettin Topçu, kendine mahsus özellikleri olan, ne kimseye benzeyen ne de kimsenin kendisine benzediği bir isimdir.
Nurettin Bey kabul görür ki büyük adamdır, çünkü eserleri ile hayatını birleştirmiştir. Her zaman münzevidir. Devlet ve ikbal derdiyle hemhal olmayandır. Hayatı boyunca bütün varlığı sevmeyi öğreten insandır”.
•
Ezcümle:
Merhum Topçu’yu daha yakından tanımak isteyenler için Dergâh Yayınlarından çıkan İsmail Kara’nın hazırladığı; “Nurettin Topçu Hayatı ve Bibliyografyası” kitabı ile Ezel Erverdi’nin hazırladığı; “Nurettin Topçu Dünden Kalanlar ve Geleceğe Umutlar” isimli kitapları tavsiye edelim.







